HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Diyarbakır’da Kürtçe üzerine çalışmalar yürüten Ronahi Önen ve Cemil Güneş tarafından hazırlanan “Anadili Korumak ve Çok Dilliliği Korumak” raporunun lansmanı gerçekleştirildi. Sezai Karakoç Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen lansmana Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun ile çok sayıda davetli katıldı.
CEMİL GÜNEŞ: AİLELER İÇİN BİR KLAVUZ HAZIRLADIK
Programda konuşan Cemil Güneş, proje kapsamında Kürt aileleriyle görüşmeler yaptıklarını ve ebeveynlere yönelik bir rehber hazırladıklarını belirtti. Dünyada yaklaşık 7 bin dil bulunduğunu ancak eğitimin yalnızca yaklaşık 10 dilde verildiğine dikkat çeken Güneş, mevcut durumda dillerin yalnızca küçük bir bölümünün eğitim dili olarak kullanıldığını ifade etti.

“ÇOK DİLLİLİK KURTULUŞTUR”
Türkiye’de bazı ailelerin çocuklarıyla evde Kürtçe konuşmaları halinde çocukların okulda zorlanabileceği yönünde kaygı taşıdığını dile getiren Güneş, çok dilliliğin toplumlar için bir zenginlik ve kurtuluş olduğunu vurguladı.
“AMACIMIZ BU ÇALIŞMALARI HERKESE ULAŞTIRMAK”
Güneş, “Herkesin kendi anadili üzerinden temelini alarak yetişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Amacımız hazırladığımız bu çalışmaları herkese ve tüm ailelere ulaştırmak ve ailelerin çocuklarıyla anadillerinde iletişim kurmalarını teşvik etmektir” dedi.
Güneş son olarak, “Hazırladığımız çalışmanın, ailelerin anadillerini günlük yaşamda kullanmalarına katkı sunması ve dilsel asimilasyonun önüne geçilmesi açısından önemli bir adım olmasını hedefliyoruz” dedi.
RONAHİ ÖNEN: ÇALIŞMALARIMIZ ÜÇ BÖLÜMDEN OLUŞUYOR
Ardından saha çalışmalarını aktaran Ronahi Önen ise şöyle konuştu: “Çalışmamız üç bölümden oluşuyor. Birincisi dünya örnekleri, ikincisi saha çalışmalarıdır. Üçüncüsünde ise Kürtlerin dil için verdiği mücadeleyi ele aldık. Kürt aydınlarının tarihten bugüne kadar nasıl bir mücadele yürüttüğünü inceledik. Dil için yürütülen aktivist mücadelenin bugün geniş kitlelere ulaştığını raporumuzda ortaya koyduk.

20 AİLE İLE GÖRÜŞÜLDÜ, NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Sahada çocuklarıyla Kürtçe konuşmak isteyen 20 aileyle görüşmeler yaptık. Bu ailelerin 17’sinde Kürtçe konuştuklarında dillerini çocuklarına aktarabildiklerini gördük. Diğer üç ailede ise çocuklarıyla Kürtçe konuşmadıkları için dilin aktarılmadığını tespit ettik. Kendi diliyle yaşamak istedikleri için çeşitli zorluklara maruz kalan ailelerin Kürtçeyi evde daha fazla konuştuğunu ve dile daha güçlü bir şekilde sahip çıktığını gözlemledik. Onların dile olan bağlılığını ayakta tutan temel neden ise kimlik aidiyetidir. Bu kişiler, ‘kimliğimiz giderse dilimiz de gider’ kaygısıyla yaşıyor ve bu kaygı aslında kendi dilleriyle konuşmaları için bir motivasyon oluşturuyor.
Ayrıca geniş ailelerde anadilin daha fazla konuşulduğunu gördük. Buna benzer birçok örnekle karşılaştık.
ÇOCUKLARIYLA KÜRTÇE KONUŞMAYAN AİLELERİN NEDENLERİ
Çocuklarıyla Kürtçe konuşmayan ailelerin nedenleri de oldukça çarpıcıdır. Çocuklar Kürtçe konuştuklarında akranları tarafından alaya maruz kalabiliyor. Alay edilen bir çocuk bir daha Kürtçe konuşmayacağını söylüyor ve bu durum anne ve babaların çocuklarıyla Kürtçe konuşmayı bırakmasına neden oluyor. Türkiye’de uzun yıllardır asimilasyon politikaları yürütülmektedir. Ancak bugün verilen mücadele, dil alanında yapılan çalışmalar ve harcanan emek sayesinde bu politikaların etkisinin bir ölçüde gevşediği görülmektedir.”
DOĞAN HATUN: KÜRTÇEYİ OKULDA DAYAK YİYEREK ÖĞRENDİM
Program hakkında konuşan DBB Eşbaşkanı Doğan Hatun, çok değerli bir çalışma yapıldığını belirterek, Türkçeyi okulda dayak yiyerek öğrendiğini de anlattı.




