ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Artan muayene katkı payları ve ilaç katılım bedelleri, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırırken, eczaneler ile aile sağlığı merkezlerindeki iş yükünü de artırıyor. Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ahmet Turgay Yaşar ile Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Veysi Ülgen, uygulamanın hem hastalar hem de sağlık çalışanları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirterek mevcut sağlık politikalarının gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
AHMET TURGAY YAŞAR: EKONOMİK DÜZEYİ DÜŞÜK VATANDAŞLAR TEDAVİYE ERİŞİMDE GÜÇLÜK ÇEKİYOR
Türk Eczacıları Birliği (TEB) 11. Bölge Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ahmet Turgay Yaşar, muayene katkı paylarının eczaneler tarafından tahsil edilmesinin eczacıların tercihi olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan geri ödeme protokolü kapsamında bu görevin eczanelere verildiğini söyledi.
Eczanelerin devlet adına tahsil ettiği katkı paylarının üç aylık dönemler sonunda SGK'nın eczanelere yaptığı ödemelerden mahsup edildiğini belirten Yaşar, özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük bölgelerde yaşayan vatandaşların artan sağlık giderleri nedeniyle tedaviye erişimde güçlük yaşadığını ifade etti.
“TEDAVİ MALİYETİ BİRÇOK KİŞİ İÇİN BÜYÜK BİR YÜK”
Aynı gün içinde iki farklı polikliniğe başvuran bir vatandaşın yalnızca üniversite hastanesindeki muayene katkı payının 180 TL'ye ulaşabildiğini kaydeden Yaşar, ilaç katılım bedellerinin de eklenmesiyle vatandaşın cebinden çıkan tutarın 300-400 TL'yi bulabildiğini söyledi. Bu maliyetin birçok kişi için önemli bir yük oluşturduğunu belirten Yaşar, bazı hastaların katkı payları nedeniyle ilaçlarını almaktan vazgeçtiğini ve tedavilerini yarıda bırakmak zorunda kaldığını dile getirdi.
“MUAYENE ÜCRETLERİ HASTANEDEKİ VEZNELERDEN TAHSİS EDİLSİN”
Muayene ücretlerinin hastanelerde kurulacak veznelerde tahsil edilmesini önerdiklerini ifade eden Yaşar, kamu otoritelerinin hastanelerde oluşabilecek yoğunluğu gerekçe göstererek mevcut uygulamayı sürdürdüğünü söyledi.

“ÇÖZÜM İLAÇ VE ECZACILIK HİZMETLERİNE AYRILAN KAYNAĞI YÜKSELTMEK”
Sağlık harcamalarındaki artışta yüksek maliyetli nadir hastalık ilaçlarının geri ödeme kapsamına alınmasının etkili olduğunu belirten Yaşar, çözümün vatandaşın ödediği katkı paylarını artırmak değil, ilaç ve eczacılık hizmetlerine ayrılan kamu kaynaklarını yükseltmek olduğunu savundu.
Merkezi bütçeden ilaç ve eczacılık hizmetlerine ayrılan payın yıllar içinde azaldığını öne süren Yaşar, buna karşılık özel hastanelere ayrılan kaynakların arttığını belirterek, bu durumun hem eczacılık sektörünü hem de vatandaşın ilaca erişimini olumsuz etkilediğini ifade etti.
DR. VEYSİ ÜLGEN: AİLE HEKİMLERİ AĞIR BİR İŞ YÜKÜ ALTINDA
Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Veysi Ülgen ise aile hekimlerinin mevcut durumda ağır bir iş yükü altında görev yaptığını söyledi.
Randevu sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle vatandaşların öncelikle aile hekimlerine yönlendirildiğini belirten Ülgen, bunun aile sağlığı merkezlerindeki yoğunluğu artırdığını ifade etti. Dr. Ülgen, uzman hekimlerin istediği laboratuvar tetkikleri ile reçete işlemleri için de aile hekimlerine başvurulmasının iş yükünü daha da büyüttüğünü kaydetti.
“GÖÇ ALAN BÖLGELERDE YOĞUNLUK ARTTI”
2024 yılının sonunda yürürlüğe giren Aile Hekimliği Yönetmeliği ile aile hekimlerine kronik hastaların takibi, kayıtlı nüfusun sağlık izlemleri ve sağlık hizmetine başvurmayan kişilerin takibi gibi yeni sorumluluklar yüklendiğini belirten Ülgen, misafir hasta uygulamasının da özellikle göç alan bölgelerde aile sağlığı merkezlerindeki yoğunluğu artırdığını söyledi.
“KATKI PAYLARI VATANDAŞLARI YENİDEN AİLE HEKİMLERİNE YÖNLENDİRDİ”
Katkı paylarındaki artışın vatandaşları yeniden aile hekimlerine yönlendirdiğini ifade eden Ülgen, bunun zaten yoğun çalışan aile hekimlerinin iş yükünü daha da artırdığını belirtti. Performans sistemi ve cezai yaptırımların da hekimler üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Ülgen, mevcut çalışma koşullarında hem nitelikli sağlık hizmeti sunmanın hem de performans kriterlerini eksiksiz yerine getirmenin giderek zorlaştığını söyledi.

“RANDEVULU SİSTEM TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL”
Randevulu sistemin tek başına çözüm olmadığını ifade eden Ülgen, artan nüfusa rağmen yeni aile sağlığı merkezleri ve aile hekimliği birimlerinin yeterli sayıda açılmadığını belirtti.
“BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNE DAHA FAZLA YATIRIM YAPILSIN”
Ülgen, sağlık sistemindeki sorunların temelinde uygulanan sağlık politikalarının bulunduğunu savunarak, katkı paylarının artırılması yerine birinci basamak sağlık hizmetlerine daha fazla kamu yatırımı yapılması gerektiğini ifade etti. Ülgen, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin hem sağlık sisteminin yükünü azaltacağını hem de vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağını söyledi.



