ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK

Diyarbakır’ın hafızasında derin izler bırakan, şiirlere ve türkülere konu olan Arbedaş Çeşmesi yıllardır susuz. Bir zamanlar serin suların aktığı, önünde insanların soluklandığı tarihi yapı bugün çöp yığınları ve bakımsızlıkla anılıyor.

Merkez Sur ilçesi Saraykapı mevkiinde bulunan çeşme, surların hemen dibinde yer alıyor. Kentin en işlek noktalarından birine bu kadar yakın olmasına rağmen, tarihi yapı bugün kaderine terk edilmiş durumda.

1531’DEN BUGÜNE UZANAN TARİH

Arbedaş Çeşmesi’nin 1531 yılında, Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edildiği biliniyor. Cadde seviyesinin altında kalan çeşmeye altı basamaklı merdivenle iniliyor. Önünde bir havuz ve iki musluğu bulunan yapı, mimari özellikleriyle Diyarbakır’ın en tanınan eserleri arasında yer alıyor. Ancak bugün o havuzda su değil, çöp birikiyor.

Diyarbakır’da Türkülere Konu Olmuştu3

TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ÇEŞME, KÜSKÜN

“Arbedaş direkhana
Ortası kumarhana
Bu yol böyle giderse
Sonumuz tımarhana…”

Sözleriyle hafızalara kazınan türkü, Arbedaş’ı kuşaktan kuşağa taşıdı. Diyarbakır’ı anlatan pek çok şiir ve türkünün ilham kaynağı olan çeşme, kültürel kimliğin simgelerinden biri olarak görülüyor. Fakat yıllardır akmayan suyu, bakımsız duvarları ve çöple dolu havuzuyla bugün hüzünlü bir tablo sergiliyor.

Diyarbakır surlarını kurtaran Gabriel’e vefa borcu
Diyarbakır surlarını kurtaran Gabriel’e vefa borcu
İçeriği Görüntüle

Diyarbakır’da Türkülere Konu Olmuştu2

RESTORASYON YAPILDI AMA SAHİPSİZ KALDI

1997 yılına kadar çevresindeki gecekondular nedeniyle görünmez halde kalan Arbedaş Çeşmesi, aynı yıl Sur Belediyesi tarafından restore edildi. Ancak ilerleyen süreçte yeniden ihmal edildi. Zamanla suyu kesildi, çevresi bakımsız kaldı ve tarihi yapı adeta unutuldu.

Diyarbakır’ın sembol yapılarından biri olan Arbedaş Çeşmesi’nin yeniden kapsamlı bir restorasyondan geçirilmesini ve suya kavuşturulmasını isteniyor.

Kent sakinleri, “Türkülerde yaşayan Arbedaş gerçekte de yaşasın. Çünkü Arbedaş sadece bir çeşme değil; Diyarbakır’ın tarihi, kültürü ve ortak hafızasıdır” çağrısında bulundu.

Muhabir: Mehmet TÜRK