Mehmet TÜRK yazdı..

Ancak yaşanan bu tablo kadar dikkat çekici olan bir başka konu da yağışın hemen ardından başlayan suçlama yarışıydı. Sosyal medyada onlarca hesap, neredeyse aynı anda belediyeleri ve DİSKİ’yi hedef aldı. Sanki bütün sorumluluk bu kurumların üzerindeymiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldı.

Peki, gerçekten öyle mi?

Biraz geriye gidip hafızamızı tazeleyelim.

ŞANLIURFA YOLUNU KİM YAPTI?

Şanlıurfa Karayolu ve bu güzergah üzerindeki köprülü kavşaklar ile alt geçitlerin önemli bir bölümünün yapımını Karayolları Genel Müdürlüğü üstlendi.

Diyarbakır’da Urfa Yolu Yağmura Teslim Oldu2

Hatırlayın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a geleceği dönemde bazı alt geçitler ve yol düzenlemeleri hızla tamamlanarak hizmete açılmaya hazır hale getirilmişti.

Üstelik bu çalışmaların geçmişi de oldukça eskiye dayanıyor.

İhale kayıtlarına göre, Diyarbakır-Siverek-Şanlıurfa Yolu'nun şehir geçişine ilişkin önemli yapım ihalesi, Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü tarafından 7 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirildi. Proje, 12 kilometrelik bölümde toprak işleri, sanat yapıları, otokorkuluk ve üstyapı çalışmalarını kapsıyordu.

Diclekent Köprülü Kavşağı'nın yapımına Ağustos 2011'de başlandı. Parkorman Alt Geçidi, Yenihal-1, Otogar Kavşağı ve Yenihal-2 Alt Geçidi 3 Nisan 2012 tarihinde ihale edildi. Kantar Köprülü Kavşağı'nın yapımına 2013 yılında başlandı. Migros/Mega Center Kavşağı'nın yapım çalışmaları da 2012 yılında gündeme geldi.

Bütün bu projelerde Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü önemli bir sorumluluk üstlendi.

BELEDİYE VE DİSKİ HER ŞEYDEN SORUMLU MU?

Öncelikle şunu açıkça belirtelim: Belediyelerin ve DİSKİ'nin sorumlulukları elbette var. Kent içindeki cadde ve sokakların yağmur suyu altyapısı, mazgal kontrolleri, kanalizasyon ve ilgili altyapı hizmetleri konusunda eksiklikler varsa bunlar mutlaka gündeme getirilmeli.

Diyarbakır’da Urfa Yolu Yağmura Teslim Oldu

Sur’daki işporta sorununu sokağa sorduk
Sur’daki işporta sorununu sokağa sorduk
İçeriği Görüntüle

Hiçbir kurum eleştiriden muaf değildir.

Ancak Şanlıurfa Karayolu üzerindeki alt geçitler söz konusu olduğunda, meselenin yalnızca belediyeye ve DİSKİ'ye yüklenmesi doğru değildir.

Çünkü burada birbirinden ayrılması gereken iki önemli konu var: Birincisi, alt geçitlerin ve karayolu altyapısının yapımı. İkincisi ise yağmur suyu tahliye sistemlerinin işletilmesi, bakımı ve sorumluluğu.

Alt geçitleri Karayolları yapmış olabilir. Ancak bugün bu alt geçitlerdeki drenaj sistemlerinin hangi kurum tarafından işletildiği, bakımının kim tarafından yapıldığı ve altyapının hangi kuruma devredildiği de açıklığa kavuşturulmalıdır.

Dolayısıyla kimseyi peşinen suçlamadan, önce gerçek sorumluluğun ortaya çıkarılması gerekiyor.

KARAYOLLARI 9. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE SORUYORUM!

Diyarbakır'da son yağışlarla birlikte yaşanan su baskınları, Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünün de kamuoyunu aydınlatmasını zorunlu kılıyor.

Diyarbakır’da Urfa Yolu Yağmura Teslim Oldu1

Bu nedenle ilgili kuruma birkaç sorum var:

Şanlıurfa Karayolu üzerindeki alt geçitlerin yağmur suyu tahliye ve drenaj projelerini hangi kurum hazırladı?

Bu alt geçitlerdeki drenaj sistemlerinin işletme ve bakım sorumluluğu hangi kuruma ait?

Alt geçitler inşa edilirken bölgenin yağış miktarı, olası sel ve taşkın riskleri hangi teknik kriterlere göre hesaplandı?

Alt geçitlerin bakım ve işletme sorumluluğuna ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve DİSKİ ile herhangi bir devir, protokol veya sorumluluk paylaşımı yapıldı mı?

Son yağışlarda yaşanan su baskınlarının ardından Karayolları tarafından teknik bir inceleme başlatıldı mı?

Bunlar cevaplanması gereken basit sorular değil. Diyarbakır halkının can ve mal güvenliğini, ulaşım hakkını ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını ilgilendiren sorular.

SOSYAL MEDYADA AYNI ANDA BAŞLAYAN SUÇLAMA YARIŞI!

Bir başka dikkat çekici mesele de yağışın ardından sosyal medyada başlayan kampanya görüntüsü.

Onlarca hesabın aynı anda belediyeleri ve DİSKİ'yi hedef alması, eleştirilerin içeriğinden çok, nasıl ve hangi amaçla yürütüldüğü konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Elbette sosyal medya eleştirinin, tepkinin ve kamuoyu oluşturmanın önemli araçlarından biridir. Vatandaş yaşadığı mağduriyeti dile getirebilir. Gazeteciler de kamu kurumlarının eksikliklerini sorgulayabilir.

Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ancak gazetecilik, yalnızca bir kurumu hedef göstermek değildir. Gazetecilik, olayın bütün yönlerini araştırmak, belgeleri ortaya koymak ve sorumluluğun kimde olduğunu doğru biçimde kamuoyuna anlatmaktır.

Sorumluluğu henüz açıklığa kavuşmamış kurumları peşinen suçlamak, gerçeğin üzerini örtmekten başka bir işe yaramaz.

BİRAZ İNSAF, BİRAZ VİCDAN, BİRAZ DA ADALET!

Diyarbakır yağmurla imtihan edilirken, kentin altyapı sorunları üzerinden siyasi hesaplaşma yürütülmesini doğru bulmuyorum.

Belediyenin hatası varsa yazalım. DİSKİ'nin ihmali varsa sorgulayalım. Karayollarının sorumluluğu varsa onun da hesabını soralım.

Ama bunu yaparken adil olalım.

Şanlıurfa Karayolu'nun nehre, alt geçitlerin göle dönüştüğü bir tabloda, öncelikle o yapıların nasıl projelendirildiğini, hangi teknik hesaplarla inşa edildiğini, yağmur suyu tahliye sistemlerinin nasıl çalıştığını ve bugün hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğunu sorgulayalım.

Kimseye peşin hüküm vermeden, belgeleri ve gerçekleri ortaya koyalım.

Çünkü Diyarbakır halkı kurumlar arasındaki suçlama yarışını değil, sorunlarına çözüm bulunmasını istiyor.

Eleştiri yapalım ama doğru adresi gösterelim. Suçlu arayalım ama önce gerçeği bulalım.

Muhabir: Mehmet TÜRK