ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK

İslam Alemi’nin 5. Harem-i Şerifi olarak anılan Diyarbakır’da, Sur ilçesindeki Mardinkapı semti tarih meraklılarını adeta bir zaman tüneline taşıdı. Yaklaşık 100 yıl önce çekilen Mardinkapı’dan Mardin’e uzanan yol fotoğrafı ile aynı noktanın dün çekilen görüntüsü yan yana getirildiğinde ortaya çıkan manzara, görenleri derin bir tarih yolculuğuna çıkardı.

Diyarbakır surlarının dört ana kapısından biri olan Mardinkapı, kentin güneyinde yer alıyor. Halk arasında “Tel Kapı” olarak da bilinen bu tarihi yapı, yüzyıllardır şehrin Mardin’e açılan kapısı olma özelliğini taşıyor.

Kapı üzerindeki kitabeye göre Mardinkapı, 909-910 yıllarında Halife Muktedir Billah ile veziri Ali bin Muhameddin’in desteğiyle, Amidli mühendis Ahmed’in marifetiyle onarıldı. Adını da Mardin yoluna açılan kapı olmasından aldı.

BİR ASIRLIK DEĞİŞİM TEK KAREDE

Siyah-beyaz eski fotoğrafta taş döşeli dar yol, surların gölgesinde ilerleyen birkaç yolcu ve dönemin sakin atmosferi dikkat çekiyor. Dün çekilen karede ise aynı yolun modern şehir yaşamıyla bütünleştiği görülüyor. Otomobiller, dükkânlar ve yoğun hareketlilik zamana meydan okuyan surların etrafında yeni bir hayatın kurulduğunu gösteriyor.

Ancak değişmeyen tek şey, Mardinkapı’nın heybeti ve Diyarbakır’ın tarih kokan silueti oldu.

TÜRKÜLERE İLHAM VEREN KAPI

Mardinkapı yalnızca bir geçit değil; Diyarbakır kültürünün de önemli simgelerinden biri. Halk arasında dilden dile dolaşan “Mardin Kapı Şen Olur” türküsüne ilham kaynağı olduğu bilinen kapı, şehrin hafızasında özel bir yere sahip.

Diyarbakır’da 5’inci kattan düşen çocuğun şüpheli ölümü
Diyarbakır’da 5’inci kattan düşen çocuğun şüpheli ölümü
İçeriği Görüntüle

Tarihi fotoğrafın yeniden gündeme gelmesiyle birlikte sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, “Diyarbakır’ın ruhu değişmemiş”, “Bir kapıdan bir asırlık tarih geçiyor” yorumlarını yaptı.

UNESCO MİRASININ SESSİZ TANIĞI

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Diyarbakır Surları’nın bir parçası olan Mardinkapı, bin yılı aşkın geçmişiyle sadece bir mimari eser değil, aynı zamanda medeniyetlerin buluşma noktası olarak kabul ediliyor.

Bir asır arayla çekilen iki kare ise Diyarbakır’ın değişen yüzünü gösterirken, geçmişle bugün arasındaki görünmez bağı da gözler önüne seriyor.

Muhabir: Mehmet TÜRK