ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Diyarbakır’da ani bastıran sıcak hava dalgalarına karşı yurttaşlara önemli uyarılarda bulunan Memorial Dicle Hastanesi Acil Servis Bölümü Doç. Dr. Yılmaz Zengin, gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e önemli açıklamalarda bulundu. Zengin, sıcak havaların hafife alınmaması gerektiğini belirterek, her yaz acil servislerde sıcağa bağlı ağır tablolarla karşılaşıldığını söyledi.

“SICAK ÇARPMASI HAFİFE ALINMAMALI”

Sıcak çarpmasının hafife alınmaması gerektiğini ifade eden Zengin, “Maalesef toplumda sıcak çarpması deyince insanlar bunu hafife alıyor. ‘Biraz serinlersem geçer’ diye düşünüyorlar. Oysa biz acil serviste her yaz, sıcağa bağlı hayatını kaybeden ya da yoğun bakıma giren hastalar görüyoruz. Sıcak hava, doğru önlemler alınmazsa gerçek anlamda sessiz bir katile dönüşüyor. Diyarbakır gibi Türkiye’nin en sıcak illerinden birinde yaşıyorsak, bunu çok daha ciddiye almamız gerekiyor” dedi.

Diyarbakır’daki Doktordan ‘Sessiz Katil’ Uyarısı

HANGİ HASTALIKLARA NEDEN OLUYOR?

Dr. Zengin, sıcak çarpmasının neden olduğu hastalıkları ise şöyle açıkladı:
İlk sırada güneş yanığı geliyor. İnsanlar bunu kozmetik bir sorun sanıyor ama değil. Tekrarlayan yanıklar bağışıklık sistemini bozuyor ve uzun vadede cilt kanserine zemin hazırlıyor.

Sonra ısı tükenmesi geliyor. Vücut aşırı terlemeyle su ve tuz kaybediyor. Kişi soluyor, baş dönmesi yaşıyor, cildi soluk ve yapışkan oluyor. Serin bir yere alıp bol su içirirseniz toparlanabiliyor. Ama müdahale edilmezse bir üst aşamaya geçiyor.

“VÜCUT ISISI 40 DERECENİN ÜSTÜNE ÇIKIYOR”

O üst aşama ısı çarpması, yani Türkçede halk arasında güneş çarpması denen durum. Vücut ısısı 40 derecenin üzerine fırlıyor, terleme duruyor, cilt kırmızılaşıp kuruyor, kişi bilinç bulanıklığı yaşıyor. Bu artık acil servise kaldırılması gereken bir tablodur. Gecikilirse beyin, böbrek ve kalp gibi hayati organlar hasar görüyor. Ölüm riski son derece yüksek.

Diyarbakır’daki Doktordan ‘Sessiz Katil’ Uyarısı2

Narin Nadirova: Amedspor sadece Diyarbakır'ın değil bütün Kürtlerindir
Narin Nadirova: Amedspor sadece Diyarbakır'ın değil bütün Kürtlerindir
İçeriği Görüntüle

“KALP-DAMAR HASTALARINDA CİDDİ RİSKLER VAR”

Bunların dışında kalp-damar hastalarında ciddi riskler var. Sıcak, kalbin çok daha fazla çalışmasına neden oluyor. Tansiyon ilaçları kullanan hastalar su kaybıyla birlikte ani tansiyon düşmesi yaşayabiliyor. Kalp krizi ve felç vakalarının sıcak günlerde belirgin şekilde arttığını veriler de gösteriyor.

“HER YAZ TAŞ KRİZİYLE GELEN HASTA SAYISI ÇARPICI”

Bir de böbrek taşı meselesi var. Diyarbakır’da bu konuyu özellikle vurgulamak istiyorum. Az su içmek idrarı koyulaştırıyor, taş oluşumu hızlanıyor. Her yaz acil servisimize taş kriziyle gelen hasta sayısı çarpıcı biçimde artıyor.

SICAKLIKLARIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ

Son olarak pek konuşulmayan bir etki daha var: psikolojik. Uzun süreli sıcaklar uyku bozukluğuna, sinirlilik haline ve konsantrasyon güçlüğüne yol açıyor. Bunu da yabana atmamak lazım.”

Diyarbakır’daki Doktordan ‘Sessiz Katil’ Uyarısı1

AŞIRI SICAKLARDAN KORUNMANIN TEMEL KURALLARI

Dr. Zengin, sıcaktan korunmanın temel kurallarını da şöyle açıkladı:

“Birkaç temel kural var, bunlara uyulursa büyük ölçüde korunmak mümkün. Her şeyden önce zaman planlaması şart. Sabah 11’den akşam 5’e kadar güneş altında zorunlu olmadıkça durulmamalı. Dışarıda yapılacak işler sabahın erken saatlerine ya da akşam üstüne alınmalı. Diyarbakır’da bu saatler arasında gölgede bile 45 dereceyi geçen anlara şahit oluyoruz.

SICAK HAVALARDA NE GİYİLMELİ?

Giyime dikkat edilmeli. Açık renkli, bol ve pamuk ya da keten gibi doğal kumaşlardan yapılmış kıyafetler tercih edilmeli. Şapka mutlaka takılmalı. Güneş gözlüğü göz hasarını önlüyor.

“EVDE DE ÖNLEMLER ALMAK LAZIM”

Evde de önlem almak lazım. Güneş alan pencerelere perde çekilmeli. Kliması olmayanlar ıslak havluyu boyun ve bileklerine sarabilir, bu yöntem vücut sıcaklığını şaşırtıcı biçimde hızlı düşürüyor.

“ÇOCUK VE YAŞLILARI ASLA ARAÇTA BIRAKMAYIN”

Araç konusunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Park halindeki kapalı bir araç içi 15 dakikada 60-70 dereceye ulaşabiliyor. Çocukları ve yaşlıları asla araçta yalnız bırakmayın. Bu gerçekten ölümcül bir hata olabiliyor.

EN BÜYÜK RİSK GRUBU YAŞLI VE ÇOCUKLAR

En büyük risk altındaki grupları da söyleyeyim: 65 yaş üstündekiler, küçük çocuklar, kalp ve tansiyon hastaları, şeker hastaları ve dışarıda çalışanlar. Bu kişilere yakınlarının günde en az iki kez uğraması ya da araması gerekiyor.

“2,5 İLE 3 LİTRE ARASI SU TÜKETİN”

İçecekten başlayalım. Su, su, su. Günde en az 2,5 ila 3 litre. Susamamış olsanız bile düzenli aralıklarla içmelisiniz. Susama hissi vücudun geride kalan son uyarısıdır, o hissi beklememek gerekiyor.

“BU HAVALARDA AYRAN EN KIYMETLİ İÇECEK”

Ayran bu sıcakta çok kıymetli bir içecek. Hem sıvı hem de tuz ihtiyacını karşılıyor. Diyarbakır mutfağının bize bu konuda güzel bir hediyesi var zaten. Taze sıkılmış şekersiz meyve suları da iyi. Ihlamur ve nane-limon gibi ılık bitkisel çaylar da faydalı. Dikkat ettiniz mi, ılık diyorum. Çok soğuk içecekler mide krampına neden olabiliyor.

NELER YENMELİ?

Yemek olarak su içeriği yüksek besinler tüketilmeli: karpuz, kavun, salatalık, domates. Yoğurt hem serinletiyor hem bağırsak florasını koruyor. Zeytinyağlı soğuk yemekler, hafif salatalar bu mevsimin tam besinleri.

“ALKOL SERİNLETMİYOR, SU KAYBINA NEDEN OLUYOR”

Uzak durulması gerekenlere gelince; alkol kesinlikle hayır. Serinlettiğini sananlar var, tam tersi, su kaybını hızlandırıyor. Aşırı çay ve kahve de iyi değil çünkü idrar söktürücü etkileri var. Şekerli gazlı içecekler anlık serinlik hissi veriyor ama sizi daha çok susatıyor.

“KIZARTMALARDAN UZAK DURUN”

Yemeklerde ağır, yağlı ve kızartmalı şeylerden uzak durun. Vücudun bunları sindirmesi için ekstra enerji harcaması gerekiyor ve bu vücut ısısını yükseltiyor. Bir de çok önemli bir uyarı: sıcakta bayat ya da uzun süre dışarıda bekletilmiş yiyecekler yemeyin. Sıcakta bakteri üremesi inanılmaz hızlanıyor. Gıda zehirlenmesi vakaları da her yaz bu dönemde zirveye ulaşıyor.”

VATANDAŞLARA ÖNEMLİ UYARI!

Dr. Zengin, son olarak vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

“Şunu söyleyeyim: Sıcak hava bir doğal afet gibi düşünülmeli. Depremde nasıl hazırlıklı olmaya çalışıyorsak, sıcak dalgasında da aynı bilinçle hareket etmeliyiz.
Bir de şunu ekleyeyim: Yaşlı komşunuzu, yalnız yaşayan akrabanızı, dışarıda çalışan işçileri unutmayın. Bazen hayat kurtaran şey bir bardak su ve bir kapı zili oluyor. Kendinize ve birbirinize iyi bakın.”

Muhabir: Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU