ÖZEL HABER-Ceren AKYIL
Devlet Bahçeli’nin çözüm sürecinin yeni yol haritası kapsamında, Abdullah Öcalan için önerdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsünün basın, akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşme kanallarının açılmasına yönelik açıklamaları geniş yankı buldu.
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER) Genel Koordinatörü Yüksel Genç, Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu ve Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Genel Başkan Yardımcısı Av. Sedat Yurtdaş, sürecin ilerleyebilmesi için diyalog kanallarının açılması, görüşme trafiğinin hızlanması ve somut adımların atılması gerektiği konusunda önemli olduğunu söyledi.
GENÇ: BAHÇELİ’NİN ÇAĞRILARINA UYULURSA HANDİKAPLAR AŞILIR
SAMER Genel Koordinatörü Yüksel Genç, Bahçeli'nin değerlendirmelerini sürecin mimarının oluşması için bir ihtiyaç olarak olduğunu belirterek, “Aynı zamanda sürece dönük dağınıklığı önlemek, sorumlulukları paylaştırmak gibi bir içeriğe de sahiptir. Hükümetin, uzun süredir sürecin sorumluluğunu üstlenme konusunda gösterdiği temkinliliğe, bu mimariyle pay edilmek istenmiş gibi görünüyor. Bahçeli biraz buna da müdahale etmeye ve derli toplu bir süreç modeli oluşturmaya dönük tutum içindedir. Abdullah Öcalan'a ‘barış süreci ve siyasal koordinatörlük’ işlevi ise özellikle silahsızlanma ve geçiş sürecinin, Öcalan'ın Kürtler üzerindeki otoritesini sağlıklı kullanabilmesinin bir yapısal ve yasal çerçevesi gibi görünüyor. Oldukça geniş ve üzerinde düşünülmüş bir anlatı. Bu çağrılara uyulursa süreç içerisinde bazı handikapların aşılmasını sağlayacaktır” dedi.

“ÖCALAN’IN KESİMLERE ERİŞEBİLMESİ İLE İLGİLİ KOŞUL TANIMLANMAMIŞ”
Bahçeli’nin önerilerinde sürece dair sorumluluk hattının çizildiğini aktaran Genç, yapısal çerçeve ve statü tanımının da dikkat çektiğini söyledi. Genç, “Bir yandan örgütün feshi, Türkiye’ye geri dönüş ve katılım sürecinin kendi jargonuna göre Öcalan’ın liderliği temelinde bir koordinasyonla yürütüleceğine dair bir sorumluluk hattı çiziliyor. Ancak Öcalan'la sivil toplum, siyasetçi, medya ve değişik ağlardaki kesimlerin görüşebilmesine olanak sağlarken bu tip iletişim ve görüşme haklarına rağmen Öcalan'ın topluma direkt hitap edebilme ya da bu kesimlere Öcalan'ın direkt erişebilmesi ile ilgili koşul tanımlanmamış. Yani Öcalan'ın statüsü süreci yürütme serbestisi ya da eşitliğini tanımlarken bile bir tür sınırlayıcı söylemden de uzak durulmamış. Yani Öcalan'ın görüşme, iletişim hakları genişletilmekle beraber Öcalan'ın buna karar verebilme, hitap edebilme, hareket edebilme serbestisine dair hala bir kapalılık söz konusudur. Dolayısıyla umut hakkı nerede tanınır? Bu statü umut hakkı ile beraber birleştirilecek mi?” diye konuştu.
YURTTAŞ: YAPILAN ÖNERİLER HİBRİT MODELİ
DİTAM Genel Başkan Yardımcısı Av. Sedat Yurtdaş ise Bahçeli’nin süreç boyunca kendisinden beklenenin çok ötesinde bir dille açıklamalar yaptığını ve yeni yol haritası çıkışının da bu açıklamalardan biri olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

“Öneriler olsa da çok dikkatle çekilmiş sınırlar var. Son önerileri aslında hibrit bir model. Örneğin Lojistik imkanların Öcalan'a bulunduğu cezaevinde temin edilmesini önerirken aynı zamanda ‘barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü’ işlevi çok önemli. Normal şartlarda bu unvan kamu hukuku normlarında var olan bir tanımlama değil. Dolayısıyla yeni fiili ama aynı zamanda hukukun üzerinde bir öneri var. Yani yasamayı, yürütmeyi ilgilendiren bir fiili statüden söz ediyoruz. Bir siyasal, sosyal bir statüden söz ediyoruz. Çünkü örgütün feshiyle silahsızlandırılmasını yönetme ile tarif ettiği bir görevlendirme var. Dolayısıyla başta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, AK Parti hükümetinin bütün bu gelişmeleri görerek bu adımları somut olarak atacağı bir dönemi yaşamalıyız. Türkiye toplumunun ihtiyacı olan budur. Öte yandan Devlet Bahçeli'nin önerdiği STK'larla akademisyenlerle, basınla görüşme trafiğinin hızlanması bu sürecin sağlığı açısından çok önemli.”
BEDİRHANOĞLU: SÜRECİN TIKANMA ENDİŞESİNİ DAĞITTI
GÜNSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, sürecin başından itibaren Devlet Bahçeli'nin yaptığı çıkışların süreci sırtlayan ve riskleri de üzerine alan bir tutum olduğunun altını çizerek, “Sürecin yeni yol haritasının belirlenmesi, sürecin devamı niteliğindedir. Bahçeli'nin statü ile ilgili yaptığı yineleme çağrısını desteklediğimizi belirtmek isterim. Son zamanlarda kamuoyunda özellikle Kürt toplumunda oluşan süreçle ilgili kaygıların ve olası tıkanıklık endişelerini dağıtmak bakımından önemli şeyler ifade etti. Yani bir süreç yürütülecekse örgütün liderinin bu konuda gerek basın mensuplarıyla gerekse kimi siyaset kurumlarıyla kanallarının uygun bir şekilde açık tutulması gerekiyor ki sürece en olumlu katkıyı verebilsin. Abdullah Öcalan'ın gerek siyaset kurumlarıyla gerek sivil toplumla gerekse basınla kanallarının açık tutulması lazım. Bunun zaten en başından beri yapılması gerekiyordu. Ancak Devlet Bahçeli'nin ağzından ifade ediliyor olması önemli. Çünkü sürecin önemli aktörlerinden birisi” ifadelerini kullandı.


