HABER-Güneş OCAĞA
Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin bölgesinde yürütülen maden çıkarma ve sevkiyat faaliyetleri, çevresel etkileri nedeniyle tartışma konusu oldu. Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, bölgede gerçekleştirilen çalışmaların ekolojik riskler taşıdığı uyarısında bulunarak yetkililere çağrıda bulundu.
“DOĞAL YAPI ZARAR GÖRDÜ”
Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Nevroz Kavak tarafından yapılan açıklamada, Gezin Tren İstasyonu çevresinde bakır, altın ve çinko gibi madenlerin çıkarılarak bölge dışına taşınmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Kavak, bu süreçte demiryolu altyapısının genişletildiği, bazı alanlarda ağaç kesimleri yapıldığı ve doğal yapının zarar gördüğü ifade edildi.
“TARIM ARAZİLERİNİ ETKİLİYECEK”
Kavak, çalışmaların Hazar Gölü Sulak Alanı ve çevresindeki tarım arazilerini etkileyebileceği, özellikle su ekosistemi ve biyolojik çeşitlilik açısından ciddi riskler oluşturabileceği kaydedildi. Kavak, Bölgenin aynı zamanda endemik türler ve tarımsal üretim açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
“ÇEVRESEL RİSKLER VAR”
Kavak, bakır konsantresi taşımacılığının ağır metal ve toz kirliliğine yol açabileceği, bunun da su kaynakları ve toprak yapısı üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratabileceğini ifade etti. Kavak ayrıca, habitat parçalanması, tarım alanlarının zarar görmesi ve ekosistem bütünlüğünün bozulması gibi risklere de dikkat çekti.
ÇED SÜRECİ VE İZİNLER SORULDU
Kavak, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin nasıl yürütüldüğü, halkın katılım toplantılarının yapılıp yapılmadığı ve ilgili kurum izinlerinin şeffaf olup olmadığına ilişkin sorular da yöneltti. Kavak ayrıca sulak alan ve sit alanı statülerinin projede yeterince dikkate alınıp alınmadığını da gündeme taşıdı.
YETKİLİLERE ÇAĞRIDA BULUNDU
Kavak, bölgede yürütülen ağaç kesimi ve altyapı çalışmalarının durdurulması, sürecin bilimsel ve katılımcı yöntemlerle yeniden değerlendirilmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi çağrısında bulundu.
Kavak, Gezin ve çevresinin yalnızca bir lojistik güzergahı olmadığını, aynı zamanda tarım ve ekolojik yaşam açısından korunması gereken bir alan olduğunu vurguladı.
Kavak, Hazar Gölü havzası gibi hassas ekosistemlerde yürütülen her türlü faaliyette “önce koruma” ilkesinin esas alınması gerektiğini belirterek, doğa tahribatına yol açabilecek projelere karşı kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.



