Kent içi ulaşımda yıllardır çözüm bekleyen Diyarbakır’da önemli bir adım yeniden masada: tramvay hattı. Artan nüfus, sabah-akşam yoğunluğu ve toplu taşıma araçlarındaki yetersizlik, hem yurttaşları hem de yerel yöneticileri alternatif çözümler aramaya yöneltti. Şimdi gözler, ilk etapta 14 kilometre uzunluğunda planlanan tramvay sistemine çevrildi. Ancak bu gelişme tartışmaları da beraberinde getirdi.
YOLLAR DOLU, BEKLENTİLER YOĞUN
Projenin ilk etabında tramvay hattının günde 90 bin kişiyi taşıması hedefleniyor. Sabah ve akşam saatlerinde yaşanan tıkanıklığı hafifletmesi beklenen sistemin, özellikle merkez-çevre bağlantılarını güçlendirmesi amaçlanıyor.
Vatandaşlar, mevcut otobüslerin kalabalık oluşundan, sefer sayılarının yetersizliğinden ve uzun bekleme sürelerinden şikayetçi. Tramvay, bu şikayetleri azaltabilecek yüksek kapasiteli bir çözüm olarak görülse de “herkesi kapsayacak mı?” sorusu kent gündeminde büyük yer tutuyor.
GÜZERGÂH TARTIŞMALARI BÜYÜYOR
Tramvay hattının hangi mahallelerden geçeceği, projenin en tartışmalı boyutu haline geldi. Özellikle üniversite çevresi, öğrenci yurtları, eğitim kurumları ve düşük gelirli bölgelerin dışarıda kalması yönündeki eleştiriler artıyor.
Gençler, üniversite öğrencileri ve çalışan kesim, projede kendi yaşadıkları bölgelere erişimin zayıf olduğunu belirtiyor. Bazı yurttaşlar ise ticari bölgelerin ağırlıklı olarak düşünülmesini eleştirerek “ulaşım yatırımı değil vitrin yatırımı yapılıyor” görüşünü savunuyor.
UZMANLAR 'SADECE TRAMVAY YETMEZ' DİYOR!
Şehir planlamacıları ve ulaşım uzmanları, raylı sistemin olumlu bir adım olduğunu ancak tek başına sorunu çözmeyeceğini vurguluyor. Bisiklet yolları, yaya geçişleri, otobüs hatları ve otopark düzenlemeleriyle entegre edilmemiş bir sistemin sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.
Ayrıca, enerji verimliliği, gürültü kontrolü ve kapsayıcı tasarım gibi konuların da proje içerisinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiği dile getiriliyor.
EN BÜYÜK ELEŞTİRİ: ŞEFFAFLIK
Bir diğer tartışma ise şeffaflık eksikliği. Projenin detaylarının geniş kitlelerle paylaşılmaması, mahalle halkı ve sivil toplum kuruluşlarının sürece yeterince dahil edilmemesi tepkilere yol açıyor. Bazı kesimler, “kentte kimin nereden geçeceğine halk değil masa başı karar veriyor” diyerek süreci eleştiriyor.
Yurttaşlar daha fazla bilgi, daha fazla katılım ve açık istişare talep ediyor. “Bu proje bizi taşıyacaksa, bizi de dinlemeli” diyenler az değil.
DİYARBAKIR’IN GELECEĞİ RAYLARDA MI?
Tüm tartışmalara rağmen, Diyarbakır gibi hızla büyüyen bir şehir için raylı sistem yatırımı büyük önem taşıyor. Bu proje, sadece ulaşımı değil, kentin sosyal dokusunu, görünürlüğünü ve kentli olma bilincini de etkileyebilir. Ancak bunun gerçekleşmesi, tüm paydaşların sürece katılımıyla ve samimi bir iletişim ortamıyla mümkün.
Şimdi gözler, projenin nasıl ilerleyeceğinde: Diyarbakır bu kez sadece ray döşemekle mi yetinecek, yoksa birlikte yol almak için yeni bir sayfa mı açacak?