Dicle Havzasına hakim konumu, sert coğrafi yapısı ve tarih boyunca taşıdığı stratejik önemle dikkat çeken Kefrun Kalesi, bölgenin en etkileyici tarihi yapılarından biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar tarafından farklı dönemlerde askerî ve yönetimsel merkez olarak kullanıldığı ifade edilen kale, özellikle Diyarbakır çevresinde tuğla malzemeyle inşa edilen ender sur örneklerinden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor. İç kale, dış kale, sarnıç kalıntıları ve kayalık yapı üzerine kurulu mimarisiyle dikkat çeken yapı, bugün hala geçmişin güçlü izlerini taşımayı sürdürüyor.
Sabah saatlerinde Diyarbakır’dan hareket eden katılımcılar, Kulp vadilerine uzanan yol boyunca bölgenin doğal yapısını ve etkileyici manzaralarını gözlemleme fırsatı buldu. Açık hava koşullarında başlayan gezi, gün ilerledikçe vadilerin üzerinde yoğunlaşan bulutlarla birlikte daha dramatik bir atmosfere dönüştü. Özellikle kalenin çevresinde oluşan doğal ışık geçişleri ve hareketli gökyüzü, fotoğraf sanatçılarına güçlü kompozisyonlar oluşturma imkanı sundu.
Gezi kapsamında gerçekleştirilen çekimlerde geniş açı manzara fotoğraflarından detay odaklı belgesel çalışmalara kadar farklı teknikler kullanıldı.
Katılımcılar yalnızca kalenin mimari kalıntılarını değil, coğrafyanın sert dokusunu, taş yüzeylerde oluşan doğal geçişleri ve tarihi atmosferi de kadrajlarına taşımaya çalıştı. Bazı fotoğrafçılar yapının heybetini geniş planlarla kayıt altına alırken, bazı katılımcılar ise sur detayları, sarnıç izleri ve yıpranmış taş dokularına odaklandı.
BÖLGEYE OLAN İLGİ DAHA DA ARTTI
Fotono21 Fotoğraf Derneğinin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği ilk Kefrun Kalesi gezisinde kalede yalnızca dernek üyeleri bulunuyordu. Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süreçte yapılan tanıtım çalışmaları, sosyal medya paylaşımları ve yayımlanan fotoğrafların oluşturduğu farkındalık sayesinde bu yıl bölgeye olan ilginin dikkat çekici ölçüde arttığı gözlemlendi. Kefrun Kalesini yeniden kayıt altına almak amacıyla bölgeye giden fotoğrafçılar, kalede onlarca servis aracı ve çok sayıda özel araçla gelen ziyaretçilerle karşılaştı. Diyarbakır başta olmak üzere çevre illerden gelen doğa ve fotoğraf tutkunlarının bölgeye gösterdiği yoğun ilginin memnuniyet verici olduğunu ifade eden katılımcılar, son bir yıl içerisinde yapılan tanıtım çalışmalarının Kefrun Kalesinin yeni bir doğa ve kültür rotası hâline gelmesi açısından önemli bir katkı sunduğunu dile getirdi.
Etkinlik boyunca yalnızca fotoğraf üretimi yapılmadı, aynı zamanda bölgenin tarihî ve kültürel değerleri üzerine değerlendirmelerde de bulunuldu. Katılımcılar, Kefrun Kalesinin yeterince bilinmeyen ancak büyük bir tarihi ve kültürel potansiyel taşıyan önemli bir miras alanı olduğuna dikkat çekti. Yapının bulunduğu bölgenin tarih boyunca Diyarbakır, Muş ve Bingöl hattındaki geçiş yolları açısından önemli bir merkez olduğu vurgulandı.
Geziye katılan diyetisyen Sümeyye Şimşek, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede kültürel mirasın belgelenmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
‘’Fotoğraf yalnızca estetik üretimden ibaret değildir. Aynı zamanda geçmişi kayıt altına alan güçlü bir hafıza aracıdır. Kefrun Kalesi gibi yapılar, taşıdıkları tarihsel ve kültürel birikimle yalnızca bulundukları bölgenin değil, insanlığın ortak mirasının da önemli parçalarıdır. Bu tür çalışmaların artması, tarihi yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor."
Fotono21 Fotoğraf Derneği tarafından gerçekleştirilen Kefrun Kalesi fotoğraf gezisi, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin sanat yoluyla belgelenmesine yönelik önemli çalışmalardan biri olarak değerlendirilirken, bölgenin kültür, doğa ve fotoğraf turizmi açısından taşıdığı potansiyeli de bir kez daha ortaya koydu.