ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU - Veli BALTACİ
Diyarbakır Kuyumcular Çarşısı, 1500’lü yıllarda Hasan Paşa tarafından ticaret merkezi olarak kuruldu. Geçmişte kasaplar çarşısı olarak kullanılan yapı, 1990’lı yıllardan itibaren kuyumcular çarşısı kimliğiyle kentin ticari kalbi haline geldi. Bugün ise 50’nin üzerinde iş yerinin bulunduğu çarşı, tarihi önemine rağmen ciddi sorunlarla karşı karşıya.
TARİHİ MİRAS KADERİYLE BAŞ BAŞA
Çarşı esnafından Mehmet Arslan, yaşanan sorunların yeni olmadığını belirterek şunları söyledi:
“25 yıldır buradayım, 12 yıldır kendi işletmemi yürütüyorum. Ama özellikle son yıllarda çarşının durumu içler acısı. Tavandan ciddi su kaçakları var ve biz bireysel olarak müdahale edemiyoruz çünkü burası tarihi bir yapı. Yağışlı havalarda çarşının durumu daha da ağırlaşıyor. Çatıdan sızan sular, iş yerlerini adeta su altında bırakıyor. Elektrik sistemlerinden vitrinlere kadar birçok noktada ciddi şekilde hasar gören esnaf arkadaşlarımız var. Her yağmurda, aynı korkuyu yaşıyoruz.”

“MÜŞTERİLERİMİZE MAHCUP OLUYORUZ”
Çarşı yönetiminin daha önce yetkililerle görüşmeler yaptığını ancak somut bir adım atılmadığını ifade eden Arslan, “Çarşımız Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı. Birkaç defa yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmadı. Şartların olgunlaşmasının beklendiği söyleniyor. Ama bu şartlar bir türlü oluşmuyor. Çarşıdaki kötü görüntü, sadece esnafı değil müşterileri de rahatsız ediyor. Özellikle koridorlarda bulunan işletmeler, ziyaretçilerin tepkileriyle karşı karşıya kalıyoruz. ‘Burası nasıl bu halde olabilir?’ sorusuna yanıt veremiyoruz. Ve derin bir mahcubiyet yaşıyoruz. Çarşı mevcut haliyle, kentin turizmine vermesi gereken katkıyı sunamıyor. Temel sorun, su yalıtımı. Çatıda biriken sular bir şekilde içeriye sızıyor. Üst katlardaki işletmelerin gider sistemleri de soruna katkısı olabiliyor. 2006 yılında yapılan kısmi bakım ve onarım çalışmaları ise kalıcı bir çözüm sunamadı” dedi.

TURİZM POTANSİYELİ HEBA OLUYOR
Ciddi bir turizm potansiyeline sahip kentte çarşının bu halde olması içler acısı diyen Mehmet Arslan, “Ulu Camii ve Hasan Paşa Hanı gibi tarihi mekanları ziyaret eden turistler, aynı güzergâhta bulunan çarşıya ilgi gösteriyor maalesef. Düzenli ve estetik bir hale getirilse, insanlar sadece tarihi atmosferi yaşamak için bile buraya mutlaka gelir” diyerek çarşının potansiyeline dikkat çekiyor. Dışarıdan bakıldığında neredeyse ‘harabe’ izlenimi veren Çarşımız, gerekli restorasyon ve bakım yapılmadığı takdirde hem ticari hem de kültürel değerini yitirme riskiyle karşı karşıyadır. Diyarbakır’ın yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğini temsil eden bu önemli yapı için tek beklentimiz, ‘geç kalınmadan sahip çıkılmalıdır” diye konuştu.”

ÇÖZÜM ÇAĞRISI; SU YOLU KESİLSİN ÇARŞI KURTULSUN
Böylesi tarihi bir yapıyı kaderine terk edilmemesini ifade eden esnafın ortak talebi ise şöyle:
“Çatıdaki su sorununun kalıcı olarak çözülmeli. Su yolu kesildiği an, bu çarşı yeniden ayağa kalkar. Bu anlamda, Vakıflar Genel Müdürlüğü başta olmak üzere yetkililere çağrıda bulunuyoruz.”





