Özel Haber-Mehmet Türk
Diyarbakır’da CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İl Başkanı Sertaç Eke ve parti kurmaylarının katılımıyla düzenlenen “Ortak Akıl” toplantısında konuşan iş insanı Aziz Odabaşı, CHP’nin Kürt meselesindeki yaklaşımına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Odabaşı, “Kürtlerden oy istemeden önce Kürtlerin güvenini kazanabilecek mi? Çünkü oy istemek kolaydır, güven kazanmak zordur” dedi.

CHP Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ortak Akıl” toplantısında, kentin siyasi, ekonomik ve toplumsal meseleleri farklı kesimlerin katılımıyla ele alındı. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Diyarbakır İl Başkanı Avukat Sertaç Eke, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, aydınlar, iş insanları ve kanaat önderleri katıldı. Toplantının amacı Diyarbakır’ın sorunlarını ortak akılla değerlendirmek olarak duyuruldu.
Toplantıda söz alan iş insanı Aziz Odabaşı, konuşmasına “Ortak Akıl” vurgusundan hareketle Diyarbakır’ın hafızasının ve beklentilerinin açıkça ortaya konulması gerektiğini belirterek başladı.

“KÜRT MESELESİNE SADECE BUGÜNDEN BAKAMAYIZ”
Kendisinin hem iş insanı hem de bölgenin insanı olduğunu ifade eden Odabaşı, Kürt meselesinin yalnızca ekonomi üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek demokrasi, hukuk ve toplumsal barış boyutuna dikkat çekti.
Kürt meselesinin tarihsel arka planının göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Odabaşı, Şeyh Sait, Ağrı, Zilan ve Dersim gibi olayların Kürtlerin hafızasında önemli kırılmalar olarak yer aldığını dile getirdi.
Odabaşı, bu tarihsel dönemlerin önemli bir bölümünün Cumhuriyet’in tek parti dönemiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, “Bunu söylemek CHP’yi düşmanlaştırmak değildir. Tarihle yüzleşmek, geleceğe güven vermenin şartıdır” ifadelerini kullandı.
“CHP’NİN ATTIKLARINI GÖRMEZDEN GELMEK DOĞRU OLMAZ”
CHP’nin geçmişteki çalışmalarına da dikkat çeken Odabaşı, 1989 yılında SHP döneminde hazırlanan Doğu ve Güneydoğu Raporu’nun kendi dönemi açısından önemli bir demokratikleşme adımı olduğunu söyledi.
Sonraki yıllarda CHP’nin de Kürt meselesi, demokratikleşme, eşitlik ve bölgesel kalkınma başlıklarında çeşitli raporlar hazırladığını hatırlatan Odabaşı, bugün CHP yönetiminin demokratikleşme ve Kürt meselesine ilişkin attığı adımların ve Meclis zeminindeki yaklaşımının önemsenmesi gerektiğini ifade etti.
Odabaşı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı’nın bu konudaki açıklamalarını da önemli bulduğunu belirterek, “Bunları görmezden gelmek doğru olmaz” dedi.
“ASIL SORU: BU DEĞİŞİM NE KADAR KALICI?”
Ancak CHP açısından asıl meselenin söylemlerin kalıcılığı olduğunu vurgulayan Odabaşı, Diyarbakır’ın en önemli sorunlarından birinin artık yalnızca siyaset değil, “güven” olduğunu söyledi.
“Kürtler, CHP’nin bugün söylediği sözleri dinlerken geçmişini de hatırlıyor” diyen Odabaşı, CHP’nin önündeki sınavın Kürtlerin güvenini kazanmak olduğunu ifade etti.
Odabaşı, iş dünyasından verdiği örnekle siyasette de söz ile eylem arasındaki tutarlılığın önemine dikkat çekerek, “Bir ortaklıkta güzel söz yetmez. Sözün arkasında durmak gerekir. Tutarlılık gerekir. Siyasette de aynıdır” dedi.
“KÜRTLER ARTIK SADECE GÜZEL SÖZLER DUYMAK İSTEMİYOR”
Odabaşı, CHP’ye yönelik sorularını da açık şekilde sıraladı:
“Bugün çözüm sürecine destek veriyorsanız, yarın da destekleyecek misiniz? Bugün eşit yurttaşlıktan söz ediyorsanız, bunun somut karşılığını ortaya koyacak mısınız? Kürtlerin demokratik ve kültürel hakları konusunda açık ve güven veren bir programınız olacak mı? Ve en önemlisi; iktidara geldiğinizde bugün burada söylediğiniz sözlerin arkasında duracak mısınız?”
Kürtlerin artık yalnızca güzel sözler duymak istemediğini belirten Odabaşı, “Tutarlılık görmek istiyor” dedi.
“SİLAHLAR SUSTUKTAN SONRA NASIL BİR TÜRKİYE KURULACAK?”
Konuşmasında çözüm sürecinin yalnızca silahların susması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Odabaşı, asıl tartışmanın sonrasında kurulacak Türkiye’nin nasıl olacağı üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Odabaşı, “Asıl mesele, silahlar sustuktan sonra nasıl bir Türkiye kurulacağıdır. Nasıl bir Cumhuriyet? Nasıl bir hukuk? Nasıl bir yurttaşlık? Nasıl bir demokrasi? Ve elbette nasıl bir ekonomi?” ifadelerini kullandı.
“DİYARBAKIR’DA DEMOKRASİ İLE EKONOMİ BİRBİRİNDEN AYRI DEĞİL”
Demokrasi ile ekonomik kalkınmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Odabaşı, Diyarbakır’ın demokrasi, üretim, yatırım, sanayi ve istihdam talebinin bulunduğunu belirtti.
Odabaşı, “Güvenin olmadığı yerde yatırım olmaz. Hukukun olmadığı yerde sermaye kalıcı olmaz. Barışın olmadığı yerde sanayi gelişmez. Gençlerin geleceğe güvenmediği yerde kalkınma olmaz” dedi.
“ÖNCE KÜRTLERİN GÜVENİNİ KAZANIN”
CHP’den “Bize güvenin” demesini istemediğini, bunun yerine güven verecek somut adımlar atmasını beklediğini söyleyen Odabaşı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Ben CHP’ye ‘Bize güvenin’ demesini istemiyorum. Güven verecek adımlar atmasını istiyorum. ‘Kürtlerden oy alın’ demiyorum. Önce Kürtlerin güvenini kazanın diyorum.”
Kürtlerin CHP’ye oy verip vermemesinin yalnızca bir seçim hesabı olmadığını belirten Odabaşı, bunun hafıza, güven ve geleceğe duyulan inançla ilgili olduğunu ifade etti.
Odabaşı son olarak CHP’ye geçmişiyle yüzleşme çağrısı yaparak, “CHP geçmişini unutmasın; geçmişiyle yüzleşsin. Bugün güzel sözler söylemekle yetinmesin; somut güvence versin. Ve yarın, bugün söylediklerinin arkasında dursun. Diyarbakır’ın ortak aklı ve beklentisi budur” dedi.




