ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) Meslek Komitesi ve Meclis Üyeleri Seçimi, 3 Ekim Cumartesi günü yapılacak. Bölgedeki birçok ilde birden fazla listenin yarıştığı seçim sürecinde Diyarbakır’da ise seçimlere tek listeyle gidilecek. Mavi Liste’nin başkan adayı olan mevcut DTSO Başkanı Mehmet Kaya, seçim sürecini, tek liste kararının amaçlarını ve yeni döneme ilişkin hedeflerini gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e değerlendirdi.
9 BİN 600 ÜYE OY KULLANABİLİR DURUMDA
Yaklaşık 9 bin 600 üyenin oy kullanabilecek durumda olduğunu belirten Kaya, “Ancak bunların yaklaşık 2 bin 500’ünün şirket merkezi il dışında. Zincir marketler ve AVM’lerdeki işletmeler başta olmak üzere, bu firmaların yetkililerinin önemli bir kısmı kent dışından gelip oy kullanmıyor. Yani kabaca baktığımız zaman ortalama 7 binin üzerinde bir oy kullanabilir durumda şirketimiz var” dedi.

“TEMEL HEDEFİMİZ DİYARBAKIR’DA BİRLİKTELİK SAĞLAMAK”
Tek listeyle seçime girilmesinin temel amacının Diyarbakır’da iş dünyası arasında güçlü bir birliktelik oluşturmak olduğunu dile getiren Kaya, şunları ifade etti:
“Temel hedefimiz Diyarbakır’da bir birliktelik sağlamak. Türkiye genelinde Ticaret ve Sanayi Odaları tarihinde en yüksek adaylı seçime giriyoruz. Bölgedeki birçok ilde birden fazla listenin yarıştığı demokratik seçimler yapılırken, Diyarbakır’da iş dünyasının geçmişten gelen birlikte hareket etme kültürü öne çıkıyor.
Özellikle kayyım süreciyle başlayan ve Kent Koruma ve Dayanışma Platformu ile Amedspor istişarelerinde de kendini gösteren bu birliktelik, Diyarbakır’daki seçime de yansıdı. Kenti birlikte koruma ve birlikte hareket etme duygusu, seçime tek listeyle girilmesinin temel etkenlerinden biri oldu.
Kentte güçlü bir birliktelik var. Ayrıca biz yaklaşık 6 aydır ziyaretler yapıyoruz. Hemen hemen Diyarbakır’da iş camiası, tarım camiası, bizim tabanda karşılığı olan sektörler, sektör temsilcileri ve derneklerin hepsini ziyaret ettik.
Bu seçimle ilgili görüşlerini, yapılması gerekenlerle ilgili düşüncelerini, taleplerini dinledik; bunlarla ilgili bir müzakere süreci yürüttük. Doğrusu, kente yakışan bir birliktelik oluştu. İnsanlar bir şekilde hem desteklediklerini ifade ettiler hem de bu yapıyla çalışabilecek insanlarla ilgili görüşlerini aldık. Tam da bu çerçevede yol aldık.”
“BASKIN SEÇİM” TARTIŞMASINA TEPKİ
Seçim takvimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, ilgili mevzuat gereği oda seçimlerinin dört yılda bir, 1 Ekim ile 30 Kasım tarihleri arasında yapılmasının zorunlu olduğunu hatırlattı.
Bu nedenle bazı çevreler tarafından kullanılan “baskın seçim” ifadelerinin mevzuatın bilinmemesinden veya farklı amaçlardan kaynaklanabileceğini savunan Kaya, Batman örneğini vererek, “Batman’da neredeyse üç yıla yakındır bir seçim süreci yürütülüyor. Bunu takip edenler de doğal olarak ‘Orada seçim çalışması var da burada neden yok?’ diye sormaz mı?” ifadelerini kullandı.
Kaya, DTSO’nun yalnızca Meclis ve Meslek Komitelerinden oluşan bir yapı olmadığını belirterek, İş Konseyi, Kadın Meclisi, Kadın Girişimciler Kurulu, Genç Girişimciler Kurulu ve iş dünyasını temsil eden derneklerle birlikte hareket eden geniş bir yapıya sahip olduklarını söyledi. Kaya, “Bu da aslında tam olarak bizim söylediğimiz noktaya işaret ediyor. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nı sadece Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi olarak görmemek lazım. Bugün Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası; İş Konseyi, Kadın Meclisi, Kadın Girişimciler Kurulu, Genç Girişimciler Kurulu ve iş camiasını temsil eden derneklerle birlikte hareket eden bir yapıya sahip” dedi.
“BİZİM SEÇİM ANLAYIŞIMIZ SADECE SEÇİM DÖNEMİNE SIKIŞMIYOR”
DTSO’nun diğer yapılardan farklı olarak doğrudan iş dünyasının tabanına dayanan bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Kaya, şunları konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz seçim çalışmalarımızı da zaten tam bu çerçevede yürütüyoruz. Biraz özgün bir yapımız var. Diğer yapılardan farklı olarak, tamamen tabanı iş camiasına dayanan bir yapımız bulunuyor. Önceliklerimiz, taleplerimiz ve sunduğumuz hizmetler de doğrudan iş camiasının ihtiyaçlarına ve beklentilerine yönelik.
Dolayısıyla bizim seçim anlayışımız da yalnızca bir seçim dönemine sıkışan bir çalışma değil. İş dünyasının farklı kesimleriyle sürekli iletişim halinde olduğumuz, onların taleplerini dinlediğimiz ve birlikte hareket ettiğimiz bir yapı söz konusu.
Dönem dönem kentin tüm sorunlarıyla muhatap olan bir Ticaret ve Sanayi Odası ve onun yanında yer alan yapılar var. Bu, biraz da kayyum uygulamasının bize getirdiği, yüklediği bir misyon. Ya da Amedspor’a yapılan saldırılara karşı bizim durmamız gereken yerde durmamızdan kaynaklanan bir misyon.
Ama aslında bu, bizim ana görevlerimizden biri değil. Bu, kentin değerlerini korumaya yönelik üstlendiğimiz bir misyon ve uygulama alanı.
Bizim asıl görevimiz, kendi üyelerimizin kendine özgü sorunlarıyla ilgilenmek ve onların çözümüne katkı sunmak. Yaptığımız istişareler ve görüşmeler de biraz bu çerçevede şekillendi. Bu çalışmaların sonucunda güçlü bir şekilde, tek liste oluşturduk.”
“TEK LİSTE, KENTİN TALEPLERİNİ DAHA GÜÇLÜ İFADE ETMEMİZİ SAĞLAYACAK”
Tek listeyle seçime gidilmesinin Diyarbakır’ın ortak taleplerinin daha güçlü biçimde ifade edilmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Kaya, şunları söyledi:
“Tek liste oluşturmak, kentin taleplerinin güçlü bir şekilde ifade edilebilmesi, siyasette güçlü bir şekilde karşılık bulması, kentte siyasete karşı bir birlikteliğin oluşması ve taleplerin yüksek sesle dile getirilmesi açısından çok önemli. Biz tam da bu çerçevede söylüyoruz.
“İŞ CAMİYASI KÜRT SORUNUNDAN AYRIŞTIRILAMAZ”
Yoksa tabii ki kentin demokratik bir ortamda, herkesin aday olabileceği bir seçim sürecini yaşaması doğru ve olması gereken bir şey. Ancak sonuçta bu bölgenin, özellikle de Diyarbakır’ın ve Diyarbakır iş camiasının, Kürt sorunundan ayrıştırılamayacak kadar derinlikli sorunları var. Şimdi buna karşı bizim bir şekilde çok güçlü bir ses çıkarmamız, güçlü bir birliktelik göstermemiz lazım. Bizim çabamız tam da bunun için.
Yoksa ‘karşı bir liste oluşmasın’ diye bir çabamız yok. Tam tersine, sorunlarımızın ortak olduğu düşüncesiyle bu görüşmeleri gerçekleştirdik. Yaptığımız bütün görüşmelerde de tam olarak bu çerçevede hareket ettik. Görüştüğümüz yapılar da bunun böyle olması gerektiğini ifade ederek bize, ‘Herkesi kucaklayın, herkesi bu işin içerisine katın’ dediler.”
“DİYARBAKIR’IN SORUNLARINI ORTAK TALEBE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ”
DTSO seçimlerini Türkiye’de yaşanan siyasal süreçten bağımsız görmediklerini belirten Kaya, Türkiye’de yürütülen çözüm sürecine ve bölgede ortaya çıkan siyasi yaklaşımlara da şöyle değindi:
“Biz Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini de Türkiye’de yaşanan siyasal süreçten ayrı görmüyoruz. Bugün Türkiye’de bir çözüm süreci yaşanıyor ve bu süreçte Kürt siyaseti bölgede herkesi kapsayan bir politika oluşturmaya çalışıyor. Artık Kürtlerin bir arada durmasının zorunlu olduğunu ifade eden bir yaklaşım ortaya konuluyor.
Biz de tam bu çerçevede, tüm iş camiasının, aramızda sorunlar ve farklılıklar yaşansa bile, önümüzdeki süreçte birlikte durmasının zorunlu olduğu konusunda ortak bir kanaat oluşturduk.
O nedenle hemen herkesi ziyaret ettik, herkesin görüşünü aldık, hiç kimseyi ayırmadık. Bu çalışmanın temel amacı da tam olarak böyle bir birlikteliği oluşturmak. Farklılıklarımızı yok saymadan, kentin ortak sorunları ve talepleri etrafında mümkün olduğunca güçlü bir birliktelik ortaya koymak ve Diyarbakır’ın sesini daha güçlü bir şekilde duyurabilmek.”
DİYARBAKIR’IN TEMEL SORUNLARI
Diyarbakır’ın temel sorunlarına da dikkat çeken Kaya, hızlı tren ve otoban bağlantıları, havayolu ulaşımı, teşvik politikaları ile beyin, sermaye ve emek göçünün kentin önemli sorunları arasında bulunduğunu belirtti. Kaya, bu sorunların tüm iş dünyası tarafından dile getirildiğini belirterek, “Şimdi bu sorunlara dönüp baktığımız zaman, tüm iş camiasının bunları yüksek sesle ifade ettiğini görüyoruz. Bizim çalışmamız da biraz, bu seslerin hepsini nasıl ortaklaştırabiliriz, bu ortak talepleri nasıl bir yapının içerisinde bir araya getirebiliriz ve bu talepleri bir politik talep olarak değil, kentin ortak ve tek talebi olarak nasıl hükümetin karşısına koyabiliriz, bunun mücadelesi. Bir anlamda yapmak istediğimiz şey, kentin farklı kesimlerinden yükselen bu talepleri ortak bir zeminde buluşturmak ve kentin geleceği için ortak bir talebe dönüştürmek” diye kaydetti.
“SEÇİMİN ARDINDAN YENİ YAPILAR OLUŞTURACAĞIZ”
Yeni dönemde farklı kesimlerin katılım sağlayacağı yapılar oluşturacaklarını da belirten Kaya, bu yapıların çalışma programında somut biçimde ortaya konulacağını söyledi. Kaya, “Kurduğumuz bu yapılara herkesi dahil edecek, birlikte hareket edeceğiz. Seçimin hemen ardından atacağımız adımlarla da bu ortak iradeyi hep birlikte Diyarbakır’a göstereceğiz” diye konuştu.
Diyarbakır’daki DTSO seçim modelinin diğer bölge illerinde yaşanan seçim süreçlerinde örnek alınacağına dikkat çeken Kaya, farklı adaylar üzerinden yürütülen seçim süreçlerinin bazı illerde karşılıklı yıpratmaya dönüştüğünü söyledi. Kaya, “Bugün bölgemizdeki birçok ilde farklı adaylar üzerinden maalesef seçim süreci, demokratik bir tahammül ortamının dışına çıkarak birbirini yıpratan bir sürece dönüştü. Özellikle çevre illerde bunun örneklerini görüyoruz. Diyarbakır da burada önemli bir örnek olacak. Bu yıl Diyarbakır’da başardığımız şeyi, bir sonraki seçimde bölgedeki diğer illerde de başaracağımıza inanıyorum” diye ifade etti.
“DTSO, KADIN MECLİS BAŞKANLIĞINDA BİR İLKE İMZA ATIYOR”
Mehmet Kaya, yeni dönemde kadınların DTSO yönetimindeki temsilini artırmaya yönelik önemli bir düzenlemeyi de açıkladı. Kaya, “Biz her zaman listemizde hem meclis üyesi hem de meslek komiteleri düzeyinde kadın sayısını her yıl artırarak ilerliyoruz. Bu seçimde de Türkiye’de bir ilki gerçekleştireceğiz. Biliyorsunuz, geçen seçimde meclis başkanımız kadındı. Onun çizdiği yol ve Oda’daki başarı örneği bizim için önemli bir referans oldu. Şimdi bu anlayışı daha da ileri taşıyarak, Türkiye’de ilk defa meclis başkanlığını kadın kotasına dönüştürdük. Bunu da seçim bildirgemizde açıkladık.
İlk kez bunu da buradan sizin aracılığınızla dile getiriyoruz. 143 yıl sonra ilk kadın meclis üyesini seçen Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, bundan sonraki 100 yıl boyunca da kadın meclis başkanıyla yönetilecek. Bunu bir karara dönüştürdük ve seçim bildirgemizde kamuoyuyla paylaştık.
Bunun yanında, meclis üyesi sayımızda da önceki yıllara göre bir artış olacak. Meslek komitelerimizde kadın temsilinde de geçmiş yıllara kıyasla oldukça önemli bir artış sağlayacağız.”



