Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağının indirilerek ayaklar altında çiğnendiği iddialarına ilişkin de açıklama yaptı. Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız." İfadelerini kullandı.

“CHP’NİN DERDİ DEVLET-MİLLET DEĞİL”

Konuşmasında CHP’yi sert dille eleştiren Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis iç tüzüğüyle bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyoruz. CHP, jet sosyetesinin ne millet, ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdi olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Kendi personeli grev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların, belediyeleri iflasa sürükleyenlerin, şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor” diye konuştu.

SURİYE AÇIKLAMASI

SDG ile Şam yönetimi arasında yapılan görüşmelere de değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Aralık ayında SDG yöneticileriyle Şam yönetimi arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla gerekli telkinlerde bulunduk.

Suriye ordusu ocak ayının ikinci haftasında son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenledi. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik.

Trump Grönland  için “buz parçası” dedi
Trump Grönland için “buz parçası” dedi
İçeriği Görüntüle

"PROVOKASYONLAR, İNTİHAR ANLAMINA GELECEĞİ AÇIKTIR”

Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye hükümetini, Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyorum. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Temennimiz daha fazla kan akmadan bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesi. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla dün Nusaybin Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle buradan bir netice alma imkanı kalmamıştır.

Varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi sühunetle çözmek yegane çıkış yoludur. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız.

İlk günden beri Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduk. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız. Ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz. İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla teyakkuz ve hassasiyet içinde gelişmeleri anbean izliyoruz. Dün Amerikan Başkanı Sayın Trump'la bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa sürede örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşup, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilecek.

“KÜRTLER KIŞKIRTILMAYA ÇALIŞIYOR”

Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların ve tahriklerin gerçek niyetini görerek sağduyuyla davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse ister burada ister orada olsun, benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz. Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler, sağduyuyu asla elden bırakmasınlar.

Terörsüz Türkiye projemizle kardeşliği, muhabbeti, kucaklaşmayı, güvenliği, huzuru daha da artıracak bir gayeyle hassas bir süreç içindeyiz. Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık. Çeşitli sabotaj teşebbüslerine rağmen direnç testlerini başarıyla geçerek süreci buraya kadar getirdik.

Terörün, şiddetin, silahın devreden çıkmasıyla birlikte her mesele siyaset zemininde konuşulacak, masada konuşulacak ve çözüme kavuşturulacak."

Kaynak: HABER MERKEZİ