Mehmet Rumet SOYLU YAZDI

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan fitre miktarı geçen yıl 180 lira iken, bu yıl 240 lira olarak belirlendi. Rakamdaki 60 liralık artış, kağıt üzerinde küçük bir fark gibi görünse de özellikle ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşlar için ciddi bir yük anlamına geliyor. Yaklaşık yüzde 25’lik bir artış söz konusu. Oysa, bu yıl emekliye yüzde 12.19 memura da yüzde 18.60’lık bir zaman yapılmıştı. Özellikle kira, elektrik, doğalgaz ve temel gıda fiyatlarının arttığı bir dönemde fitre miktarındaki yükseliş, dar gelirli vatandaşın bütçesinde yeni bir hesap yapma zorunluluğu doğurduğu ortada.

5 kişilik bir ailenin fitre giderine artı olarak eklenen rakam, o ailenin bir haftalık Pazar parasına bile denk gelmiyor. Yani fitre miktarındaki artış, aslında toplumun yaşadığı ekonomik tabloyu da gözler önüne seriyor. 180 liradan 240 liraya çıkan rakam, yalnızca dini bir yükümlülüğün artışı değil; aynı zamanda hayat pahalılığının bir göstergesi.

Fitre De Yükseldi, Çık Işin Içinden2

Fitre, dini açıdan imkanı olan Müslümanların yerine getirmesi gereken bir sorumluluk. Ancak ekonomik darboğaz dönemlerinde bazı vatandaşlar kendilerini şu soruyla karşı karşıya buluyor

Geçen yıl 180 liraya karşılık gelen bir günlük gıda ihtiyacı, bu yıl 240 liraya çıkıyorsa; bu sadece dini bir ibadet tutarının artışı değil, temel yaşam maliyetinin yükseldiğinin göstergesidir. Eğer maaşlar aynı oranda artmadıysa, kişi fiilen fakirleşmiş demektir.

Ekonomik dengesizlik iki yönlü bir baskı oluşturuyor. Giderler hızla artıyor ama gelir artışı aynı tempoda değil. Fitre artışı bu açıdan sembolik bir gösterge haline geliyor. Çünkü bu rakam, doğrudan ‘asgari günlük gıda maliyeti’ni temsil ediyor. Yani mesele yalnızca 240 lira değil, mutfağın gerçek maliyeti.

Özellikle emekliler ve düşük gelirli çalışanlar için bu tablo, Ramazan’da dayanışma duygusunu yaşarken aynı zamanda bütçe hesapları yapmak zorunda kalmak anlamına geliyor. Fitre artışı ile maaş artışı arasındaki dengesizlik, gelir dağılımındaki uçurumu da görünür kılıyor. Yüksek gelir grubunda olanlar için 60 liralık artış önemsiz olabilirken, dar gelirli için bu fark bir öğün demek.

Fitre De Yükseldi, Çık Işin Içinden3

Ekonomide asıl sorun, artışın varlığı değil; artışların eşit dağılmaması.

Fitre, dini bir yükümlülük olmanın ötesinde sosyal adaletin de sembollerinden biridir. Artan tutar, aslında artan hayat pahalılığının aynasıdır. Bu nedenle mesele yalnızca fitrenin 240 lira olması değil; toplumun geniş kesimlerinin gelir artışlarının bu yükselişi karşılayıp karşılamadığıdır.

Üniversite öğrencisi Zeren Ertaş davasında karar çıktı
Üniversite öğrencisi Zeren Ertaş davasında karar çıktı
İçeriği Görüntüle

Ekonomik denge sağlanmadıkça, her yeni artış dar gelirli için biraz daha daralan bir yaşam alanı anlamına gelecektir. İnsanlar ’önce kendi evimin ihtiyacını mı karşılayayım, yoksa fitre yükümlülüğümü mü yerine getireyim?’ sorusuyla boğuşur vaziyette.

Ekonomik darboğazın yaşandığı bu dönemde fitre miktarındaki artış, aslında bize iki şeyi hatırlatıyor. Birincisi hayat pahalılığının ulaştığı nokta. İkincisi ise dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz gerçeği.

Ez cümle; Fitre artıyor ama gelir aynı hızla artmıyor

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU