Yatırımcılar açısından yalnızca fon hesabında geçmişte para bulunması değil, ilgili fonun düzenleme kapsamında olması ve ödeme hakkının kayıtlarla doğrulanması da önem taşıyor. Kanun, bazı gerçekleşmemiş TEFAS talimatlarını ve belirli fiiller nedeniyle ödeme dışında bırakılacak kişileri ayrıca ele alıyor.

Fon pay sahibi sayılmak için hangi koşullar aranıyor?

Kanuna göre fon pay sahibi, ilgili fonun tasfiye bakiyesinden ödeme alma hakkı bulunduğu belirlenen fon katılma payı sahibini ifade ediyor. Bu tespitte Merkezi Kayıt Kuruluşu ile tasfiye ile görevli kuruluşların kayıtlarının mutabakatı esas alınıyor. Kanunun üçüncü maddesinde ayrıca özel bir durum düzenlendiğinden, hak sahipliği değerlendirmesinde ilgili hükümlerin birlikte ele alınması gerekiyor.

Düzenlemenin kapsamındaki fonların, Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilmiş ve 27 Ekim 2026’daki yayım tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış fonlar olması gerekiyor. Başka yatırım fonlarında pay sahibi olmak, tek başına bu kanun kapsamında ödeme hakkı doğurmuyor.

TEFAS talimatı gerçekleşmeyen yatırımcılar kapsama giriyor mu?

Kanunda, 17 Eylül 2026 tarihinde veya daha önce Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformuna iletilmiş olmasına rağmen belirli nedenlerle gerçekleşmeyen talimatlar da ele alınıyor. Fonun temerrüdü ya da katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle talimatı gerçekleşmeyen ve bu sebeple katılma payları bloke edilen yatırımcılar, düzenlemede belirtilen koşullarla fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye kapsamına alınabiliyor.

Fon soruşturması: Nusret Altınbaş tutuklandı
Fon soruşturması: Nusret Altınbaş tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Bu hüküm, belirtilen tarihteki talimatları ve kanunda tarif edilen nedenleri esas alıyor. Herhangi bir tarihte gerçekleşmeyen tüm fon alım satım emirlerinin otomatik olarak kapsama girdiği sonucu çıkarılamaz. Talimatın zamanı, gerçekleşmeme nedeni ve ilgili kayıtlar birlikte değerlendirilmek zorunda.

Kimlere ödeme yapılmayacak?

Kanun, Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alan piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı fiillerini tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı olarak işlediği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara yönelik bir sınırlama getiriyor. Bu kişilere fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.

Düzenlemede yalnızca kişinin yatırımcı olması değil, kanunda belirtilen fiillerle bağlantısının tespit edilmesi de dikkate alınıyor. Bu nedenle ödeme dışında kalma durumu, kanunda sayılan eylemler ve SPK’nın tespitleri çerçevesinde değerlendirilecek. Sadece fon hesabında pay bulunması, ilgili hükümlerin uygulanmasını ortadan kaldırmıyor.

Ödeme kayıtları hangi kurumlar üzerinden yürütülecek?

Kanunda Merkezi Kayıt Kuruluşu, tasfiye ile görevli kuruluşlar, SPK, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Yatırımcı Tazmin Merkezi gibi kurumların görevleri tanımlanıyor. Yatırımcı kayıtlarının eşleştirilmesi ve net yatırım tutarının hesaplanması MKK tarafından yürütülecek. Tasfiye işlemleri ise SPK’nın gözetim ve denetiminde görevli kuruluşlarca gerçekleştirilecek.

Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra kanunda öngörülen şekilde ilgili kuruluşlara aktarılacak. Tasfiyesi tamamlanan fonlarda ödemeler, SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ulaştırılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine aktarılabilecek. Dağıtım, katılma payı sahipliği oranları dikkate alınarak yapılacak.

Bu süreçte hak sahipliğinin doğrulanması ve kanunda belirtilen sınırlamaların uygulanması, ödeme yapılacak kişilerin belirlenmesinde temel unsurlar arasında bulunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi