Borsa İstanbul'da 16 Eylül'de yaşanan sert hareketlerin ardından bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonlarda likidite ve kredi sorunları gündeme geldi. Bunun üzerine Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çeşitli tedbirler alınırken, 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine yönelik süreç başlatıldı.
17 Eylül'de toplanan Finansal İstikrar Komitesi de sermaye piyasalarındaki gelişmeleri masaya yatırdı. Komitenin açıklamasında, hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı değerlendirmesi yapıldı.
MEHMET ŞİMŞEK FON PİYASASI İÇİN NE DEDİ?
Mehmet Şimşek, yaşanan gelişmelerin sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan kredi ve likidite problemiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Türkiye'de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu söyleyen Şimşek, tasfiye sürecine alınan 131 fonun piyasanın tamamını temsil etmediğini ifade etti.
Bakan ayrıca serbest fonların dünya genelinde daha esnek kurallara tabi bir yatırım alanı olduğunu ve Türkiye'de 2019 yılından itibaren TEFAS'ta işlem görmeye başlamasıyla bu alanın büyüdüğünü anlattı.
131 FONUN TASFİYE SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
SPK'nın 17 Eylül tarihli kararları kapsamında 131 fonun tasfiye yöntemine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Tera Portföy Yönetimi AŞ tarafından kurulan fonların portföy saklayıcısı olarak İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu fonlar için ise Ziraat Bankası görevlendirildi.
Tasfiye kapsamındaki fonlarda TEFAS üzerinden yapılan alım ve satım işlemleri ile TEFAS dışındaki katılma payı işlemleri de durduruldu. Fon portföylerindeki varlıkların nakde çevrilmesiyle elde edilen tutarların, yatırımcıların sahip oldukları pay oranlarına göre bireysel saklama hesaplarına aktarılması planlanıyor.
TASFİYE NE ZAMAN BİTECEK?
SPK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre tasfiye işlemlerinin duyuru tarihinden itibaren en fazla üç ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Kurulun uygun görmesi halinde bu sürenin uzatılabilmesine de imkan bulunuyor.
Tasfiye sürecinde fonların mevcut varlıkları, borç ve alacakları ile yatırımcıların payları üzerinden mutabakat yapılacak. Böylece hangi yatırımcının hangi fonda ne kadar pay sahibi olduğunun belirlenmesinin ardından nakde dönüşen varlıkların ilgili hesaplara aktarılması sağlanacak.
Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından kamu otoritelerinin açıklamaları, sürecin özellikle likidite sıkışıklığının giderilmesi ve sorunun diğer fonlara yayılmasının önlenmesi üzerine yoğunlaştığını gösteriyor.




