Diyarbakır'da 2 grup arının kıran kırana mücadelesi https://t.co/kIXsHLXiLh https://t.co/4O3fMLHRyV
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) October 7, 2026
Bal üreticilerinin tek kaygısının arıların polen ve nektar bulması olmadığını dile getiren Kurtoğlu, "Bir de dışarıdaki zararlı canlılarla uğraşıyoruz. Bunlar arasında arı kuşları var, eşek arıları var. Arılarımızı bunlardan korumaya çalışıyoruz ve önlemler alıyoruz." dedi.
Kurtoğlu, eşek arılarının sayısının sonbaharda ve üzüm hasadı döneminde arttığını belirterek, bu etçil hayvanların bal arılarıyla da beslendiğini ifade etti.
Bal arılarını korumak, doğaya zarar vermeden eşek arılarını yakalamak için içine tavuk ciğeri bıraktıkları tuzak kafesler hazırladıklarını anlatan Kurtoğlu, "Eşek arıları kafeslere giriyorlar ve çıkamıyorlar. Bunu yapmamızın nedeni saldırılarda ciddi zarara uğradık.
Bal arıları kovanlardan dışarıya çıkamıyor ve beslenemiyor. Eşek arıları kapı ağzındaki bekçi arılara saldırıp onları yiyorlar. Şu ana kadar günlük binlerce arı kaybımız oldu.
Üç kovanım tamamen boşaldı, arıların hepsini yediler. Kovanları açarken bizim için de ciddi tehlike oluşturuyorlar." diye konuştu.
Kurtoğlu, havaların soğuması ve mevsimsel yağışlarla birlikte bu saldırıların sona ermesini beklediklerini belirtti.
BÜYÜK BİR ÇALIŞMA BAŞLATILDI
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar, doğu eşek arılarının yavrularının protein ihtiyacını karşılamak için özellikle kış ayına girerken müthiş bir çalışma içerisine girdiğini söyledi.
Bu dönemde buldukları bütün böceklere saldıran eşek arılarının ortamda savunmasız olarak bal arılarını gördükleri için protein kaynağı olarak onlara da zarar verdiklerini anlatan Satar, çevreye beslenebilecekleri et parçaları bırakılarak eşek arılarının bal arılarından uzaklaştırılabileceğini belirtti.
HEDEFLERİ KOLONİLER
Bingöl Üniversitesi Arıcılık Araştırma, Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli Dr. Öğr. Üyesi Mehmet İlkaya da doğu eşek arılarının kraliçesinin ilkbaharda ağaç kovuğunda ya da kumluk yerlerde ilk yuvayı kurduğunu, popülasyonlarının ise en fazla sonbaharda artış gösterdiğini belirtti.
İlkaya, işçi eşek arılarının, kraliçe eşek arısının bıraktığı yumurtalardan çıkan larvaları beslemek için bal arısı kolonilerini hedef aldığını anlatarak, şunları kaydetti:
"Eşek arıları hedef aldıkları kolonilerde kovandan içeri girebilirlerse arı larvalarını, giremezlerse işçi arıları avlamak suretiyle yuvalarına taşırlar.
Bu durum arı kolonilerinde kışa girmeden popülasyon kaybına neden oluyor. Belirli bir işçi arı popülasyonuyla kışa girmeyen arı kolonileri ilkbaharda zayıflar ve koloni kaybı yaşayabiliriz. Bu da dolaylı ve döngüsel olarak üretime zarar verir."
İlkaya, eşek arılarıyla mücadelede uygulanabilecek yöntemlere ilişkin, "Eşek arılarına karşı özellikle fiziksel ve biyoteknik mücadele yapılabilir.
Fiziksel mücadelede kovanların ağzı daraltılarak veya kovanın ağzına eşek arılarının geçemeyeceği bir aparat takılarak mücadele edilebilir.
Biyoteknik mücadelede balık eti, kırmızı et, tavuk eti kullanılabilir. Kafes ile tuzaklama dediğimiz yöntemde de kafesin içerisine bir boru veya huni şeklinde, ağzı dar bir delikten girmeleri ve orada kalmaları sağlanabilir." değerlendirmesinde bulundu.