AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Yeni Şafak Ankara Bürosu’nu ziyaret etti.

Gül, Kürt meselesinin çözümü için yürütülen süreç ve çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Süreç kapsamında gözler Meclis’in açılmasıyla birlikte kurulması planlanan İzleme Kurulu’na çevrildi.

Gül, Türkiye’nin kendi meselesini kendi mekanizmalarıyla çözeceğini vurguladı.

Sürecte dışarıdan üçüncü göz olmadığını ifade eden Gül, “Bizim en güçlü gözümüz milletimiz. O yüzden Meclisimizin gözüyle bu meselelere bakıp değerlendireceğiz” dedi.

Gül, İzleme Kurulu için “Milletimiz adına hem tavsiyelerde bulunacak, hem bilgilendirme alacak; ihtiyaç duyulması halinde yeni kanunlar ya da ilave düzenlemelere ilişkin yasama faaliyetlerini de sürdürmüş olacak” diye konuştu.

Kurul makul sayıda kişiden oluşacak

Gül, kurulun üye sayısının henüz belirlenmediğini, kanunda bu konuda herhangi bir sayı sınırı, Meclis’teki siyasi partilerin milletvekili sayılarına göre adil bir temsille oluşturulacağını belirtti. Gül, “Makul sayıda üye olacaktır. Çok büyük bir sayı olmayacağını düşünüyorum” dedi. İzleme Kurulu’nun, uygulamada eksiklik veya ihtiyaç görmesi halinde yeni kanun ya da ilave düzenlemeler için yasama faaliyetinde bulunabileceğini belirtti. Gül, bu mekanizmanın işlevini milletin denetimine açtığımız bir konu sözleriyle tarif etti.

‘İlk somut olumlu gelişmeleri bekliyoruz’

Sürecin ne zaman tamamlanacağına ilişkin kesin bir tarih vermeyen Gül, yakın zamanda ilk somut sonuçların alınmasını beklediklerini söyledi. Gül, “Biz yakın zamanda olumlu ilk sonuçları alacağımızı düşünüyoruz. İlk somut olumlu gelişmelerin olacağını bekliyoruz” dedi. Gül, bu konuda istihbarat teşkilatı başta olmak üzere tüm güvenlik birimlerinin çalışmalarını hassasiyetle sürdürdüğünü belirterek, “Şu anda planlanan, arzu edilen şekilde süreç devam ediyor” dedi.

Yeni sivil anayasa Türkiye Yüzyılı’nın kilidi ve anahtarıdır

AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Türkiye’nin sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasaya kavuşmasının tarihi bir ödev olduğunu belirtti. Mevcut 1982 Anayasası’nın ruhu itibarıyla bir darbe anayasası olduğuna dikkat çeken Gül, yapılan büyük reformlara rağmen metnin artık yama tutmadığını ve millet iradesini doğrudan yansıtan yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. AK Parti’nin çeyrek asırda gerçekleştirdiği iki yüz elli yıllık hizmet ve reformların yeni bir anayasa ile taçlandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Sivil anayasanın her yurttaşın “Evet, bu benim anayasamdır” diyebileceği bir metin olması gerektiğini ifade eden Gül, tüm siyasi partilere yapıcı katılım çağrısında bulundu.

Erdoğan: Süreci bir devlet projesi olarak yürütüyoruz
Erdoğan: Süreci bir devlet projesi olarak yürütüyoruz
İçeriği Görüntüle

Meclis’te 467 oyla sağlanan geniş mutabakatı hatırlatan Gül, ortaya çıkan bu uzlaşının demokrasinin tacı olan sivil anayasada da yakalanabileceğini vurguladı.

Erdoğan’ın 2028 seçimlerinde adaylığı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2028 seçimlerindeki adaylığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gül, anayasal çerçevenin son derece açık olduğunu vurguladı. Anayasa’nın 116’ıncı maddesi uyarınca Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanının yeniden aday olmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığını belirten Gül, milletimizin bu yöndeki güçlü talebi ve Gazi Meclis’in iradesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028’de yeniden aday olarak seçilmesi yönündeki beklentilerin karşılık bulacağını ifade etti.

Siyasi Partiler Kanunu ve seçim sistemi

Gül, seçim sistemi ve Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Türkiye’nin demokratik yapısını anlamak için bazı temel metinlere bakılması gerektiğini belirten Gül, “Demokrasinin gelişmişliğini, standardını anlamak lazım. Bunlardan biri Anayasa’dır. Biri seçim kanunlarıdır. Biri Siyasi Partiler Kanunu, biri de Meclis İçtüzüğüdür” dedi. Bu düzenlemelerin 12 Eylül sonrasında ortaya çıktığına dikkat çeken Gül, “Ama akut ihtiyaçlarla ilgili, özellikle bu yeni dönemde terörün de sona erdirilmesinden sonra Türkiye’de demokrasi anlamında ihtiyaç duyulan kurumlarla ilgili daha güçlü reformlar mutlaka yapılacaktır” ifadelerini kullandı. Gül, “Bunlar hem Siyasi Partiler Kanunu’nda hem seçim kanunlarında daha demokratik adımlar atmaya yönelik her türlü düzenlemeler yapılacaktır” dedi. Bu başlıkların bütün siyasi partileri ve milleti ilgilendirdiğini belirten Gül, “Burada konsensüsü ve mümkün olduğunca mutabakatı merkeze almak çok önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.

İnfazda bütüncül yaklaşım

Gül, infaz düzenlemesine ilişkin beklentilere de açıklık getirdi. İnfaz konusunda henüz somut bir kanun çalışması bulunmadığını belirten Gül, “İnfazla ilgili henüz somut bir şey yok” dedi.

Kaynak: İlke TV