DİYARBAKIR - Toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarının sürdüğü 21’inci yüzyılda kadınlar, hala kimlik mücadelesi veriyor. Erkeklere ve kadınlara farklı toplumsal görevlerin yüklendiği bir dönemde ortaya çıkan “kadın-erkek işi” ayrımı günümüzde de etkisini sürdürüyor.

 Çalışma yaşamında toplumsal cinsiyet rollerinin birçok etkisiyle karşılaşan kadınlardan biri de Fatma Topval. Yaşamının her döneminde maruz kaldığı erkek şiddetini kimi zaman eşi tarafından fiziki olarak, kimi zaman da iş yaşamında sözlü ve psikolojik olarak yaşadı. Bir süre sonra yaşadığı şiddete karşı çıkan Topval, önce eşinden boşandı ardından da “erkek işi” denilerek dışlandığı pazarcılığa başladı.

 Yeni başlangıç

 Henüz çocuk yaşta ekonomik nedenlerden ötürü göç ettiği İzmir’de yine çocuk yaşta evlendirilen Topval’ın üç kız çocuğu oldu. 18 yıl boyunca şiddet gördüğü eşinden boşanan Topval, göçtüğü topraklara tekrar geri döndü. Antalya’da turizm sektöründe çalışan Topval, eşinden ayrılıp Diyarbakır’a geldikten sonra Bağlar Kadın Semt Pazarı’nda bir tezgâh açarak pazarcılığa başladı.

 Pazarcılık yapan kadınların özellikle sebze ve meyve hallerinde satış yapan erkeklerin cinsiyetçi söylemlerine maruz kaldığını belirten Topval, “Bizim buralarda kadının çalışmasına sıcak bakmıyorlar. Kadın olmak zaten zor ancak bu zorluk bölgede kendini daha çok gösteriyor” dedi. 

 50 kadından 150 kadına

 Pazar esnafı olarak erkek pazarcılara karşı büyük bir mücadele verdiklerini dile getiren Topval, “Pazarda sadece ‘erkekler çalışır’ diye bir kural yok. Ancak üzerimde psikolojik bir baskı vardı. Laf atanlar oluyordu, soru sorduğumda dalga geçenler oluyordu. Hatta bir defasında sebze meyve haline gittim, domatesin fiyatını sordum, adam beni dilenci zannetti ve kovdu. Onlara göre kadın esnaf olmazdı çünkü” diyerek buna benzer birçok yaklaşımla karşılaştığını ifade etti.

 50 kadınla başladıkları pazarcılıkta kısa sürede 150 tezgâha çıktıklarını kaydeden Topval, erkek pazarcıların bu noktadan sonra artık kendilerini kabullenmek zorunda kaldığını belirtti.

“Duvarları aşın”

  Kendini, “güçlü kadın” olarak tanımlayan Topval, “Eğer direnmeseydim, hala o şiddet dolu hayatı yaşıyor olacaktım” diyerek şiddet görüp sessiz kalan kadınlara da çağrıda bulundu. Şiddet gören her kadının sessiz çığlıklarının artık duvarları aşması gerektiğini dile getiren Topval, “Psikolojik ve ekonomik olarak, fiziksel şiddet görerek bastırılan kadınlar, artık ses çıkarmalı, yaşamları için mücadele etmeli. Başarının yarısı ayağa kalkıp o ilk adımı atmaktır. Kadınlar çok güçlü, sadece korkmasınlar” dedi.

Editör: TE Bilişim