ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinde oluşturulan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi bugün Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) da ev sahipliği yapan İsviçre'nin Davos kasabasında imzalandı. İmza töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Trump'ın konuşmasıyla başlayan törende Bakan Fidan, Barış Kurulu kuruluş sözleşmesine imza attı. Fidan, imza töreninin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.

Hakan Fidan Disisleri

"Az önce ilk dar toplantımızı da yaptık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle Gazze'de olan soykırımın ve katliamın durdurulması için var gücüyle çalıştığını kaydeden Bakan Fidan, "Aslında Barış Kurulu birçok ülkenin bir araya gelerek farklı görüşlerini uyumlaştırmaya çalıştığı bir yer. Bu uyumlaştırma kolay bir iş değil. Çok ciddi bir diplomatik müzakereyi ve mücadeleyi beraberinde getiriyor. Alanda olan kavganın artık müzakere masasına taşındığına şahit oluyoruz. Barış Kurulu ile beraber atılması gereken çok fazla adımlar var. Az önce ilk dar toplantımızı da yaptık. Ne türden, özellikle insani yardımların girmesi için adımlar atılması gerekiyor, çalışmaya başlayan Filistinlilerden müteşekkil komitenin de ne türden ilk icraatları hayata geçirmesi gerekiyor. Bunları masaya yatırdı. Bunlar oldukça somut konular. Hayata geçtikçe gerek insani yadımlar konusunda gerekse diğer konularda Barış Kurulunun daha kıymetli bir hal alacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Suriye'nin bütünlüğü bizim için önemli"

Suriye'deki son gelişmelere değinen Bakan Fidan, "Esas itibarıyla bildiğiniz gibi sürekli belirli aralıklarla altını çizdiğimiz bazı gerçekler, bazı hususlar vardı. Biz her zaman için yapıcı rol oynamaya çalıştık ve yine oynamaya çalışacağız. Suriye'nin bütünlüğü bizim için önemli. Başta Suriyeliler için, bölge için önemli. Çünkü son 14 yılını iç savaşla geçirmiş, bir parçalanmayla geçirmiş, etrafındaki ülkelere terör ve mülteci ihraç eden bir ülkeden şu anda bütünlüğe evrilen, mültecileri de geri alan ve terörü durduran bir Suriye'ye evrilmek bölgemiz için önemli. Bunun devam etmesi, hayata geçmesi önemli. Bunu hayata geçirirken ülkenin birliği, bütünlüğü bozulmamalı ve yeniden bir kavgaya yol açmamalı. Özellikle Kürtlerin, Alevilerin, Yezidilerin Türkmenler başta olmak üzere bütün etnisitelerin, inançların halkları korunmalı. Herkes kendi kimliği ile gurur duymalı ama Suriye vatandaşlığı altında birleşip ve Suriye'ye gereken katkıyı vermeli. Bu bölgemiz için de bir barış unsuru, Suriye için de. Şu anda olan olayların ve gelişmelerin genel itibarıyla iyi yönde ilerlediğini değerlendiriyorum. Bazı örgütsel propagandaların da faaliyetleri var. Bunların dikkate alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu Suriye'nin geneline, Kürtlere, Araplara hitap eden bir çağrı değil esas itibarıyla. Burada önümüzdeki günlerde daha iyi adımların atılacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

TGC: Gazetecilere yeşil pasaport verilsin
TGC: Gazetecilere yeşil pasaport verilsin
İçeriği Görüntüle

"Çok dinamik bir ortam var ve şartlar sürekli değişiyor"

Bakan Fidan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"Türkiye Cumhurbaşkanımızın yıllardır takip ettiği tecrübeli dış politika sayesinde hem kendi bölgesindeki yapıcı rolünü oynuyor hem de küresel güçlerle belli bir denge politikası götürüyor. Bunu yaparken biz Türkiye'nin menfaatini esas merkeze alıyoruz ama her zaman için ahlakımız olan kazan-kazan politikasını, kendimiz için ne istiyorsak karşımız için istiyoruz usulünü de devam ettiriyoruz. Zaten bu usul ve ahlaktır ki karşımızdakileri bize güven duymaya, bizimle beraber çalışmaya iten bir husus. Çok dinamik bir ortam var ve şartlar sürekli değişiyor. İki gün önce Grönland ile ilgili askeri opsiyonu durumu vardı. Dün itibarıyla Trump'ın konuşmasından sonra ‘askeri opsiyon olmayacak' dedi. Müzakereye döndü. Altı ay sonra neye dönecek onu bilmiyoruz. Müzakere nasıl evrilecek onu bilmiyoruz. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın durması ve dolayısıyla Rusya-Avrupa arasındaki barışın sağlanması konusunda sona gelmiş hususlar var. Bu olursa bölge ve dünya başka bir şekil alacak, olmazsa başka bir şekil alacak. Bunların hepsi dikkate alınması gereken hususlar. Bunlar iyi dikkate alınmazsa sizi istikrarsızlığa iter. Ama iyi hesaplarsanız buradan zarar görmeden yolunuza devam edersiniz. Biz barış, istikrar, kalkınma için hem yapıcı katkımızı oynamaya hem de ülkemizin menfaatini korumaya devam edeceğiz. Giderek daha çok bu fikirde olan ülkelerin bizimle iş birliği arayışı içinde olduğunu görüyoruz. Kanada ile gelişen iş birliğimiz var, dün Kore bizdeydi. Daha önce Cumhurbaşkanları gelmişti. Dünya skalasında orta güce sahip ülkelerin giderek daha fazla bir araya gelip aslında küresel süper güçlerin bıraktığı boşluklarda ve oluşturduğu belirsizliklerde ne türden adımlar atılmalı aynı ekonomik, siyasi ve diğer kapasitelere sahip ülkelerin bir araya gelip başta ticaret, finans olmak üzere bölgesel, küresel istikrarı nasıl sağlarız, bunun üzerine çok ciddi konuşmalar ve arayışlar var. Türkiye bu noktada görüşleri aranan, iş birliği aranan, dostluğu aranan bir ülke, ortak, dost ve bu öyle olmaya da devam edecek."

Kaynak: İHA