DEM Parti Grup Toplantısında Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları açıklamalarda bulundu. Kürt meselesinin çözüme dair devam eden süreçte beklenen çerçeve yasa için “son düzlüğe girildi” ifadesini kullanan Hatimoğulları “Hiç vakit kaybetmeden, bu haftadan itibaren gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve toplumun farklı kesimleri İmralı’ya gidebilmeli, Sayın Öcalan’la görüşebilmelidir” diye konuştu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında konuştu.

Hatimoğulları konuşmasına Özgür Özel öncülüğünde kurulan YENİ Parti’yi kutlayarak başladı: “Meclis’e ve Türkiye siyasetine yeni bir parti daha katıldı. Yeni Parti çatısı altında yoluna devam etme kararı alan Sayın Özgür Özel’i ve partinin bütün üyelerini kutluyorum. Hayırlı olsun. Yeni Parti’nin ülkemizin demokrasisine ve hukukuna önemli katkılar sunmasını temenni ediyor, başarılar diliyorum.”

Hatimoğullarının konuşmasından satır başları şöyle:

Asgari ücretli kardeşlerime sesleniyorum. Evde işyerinde emeği görünmeyen kadınlar, işsiz kardeşlerim bu sistemle daha iyiye gitmek diye bir şey yok. Kurutuluşumuzu hep birlikte örgütleyebiliriz. Barış ve demokrasi adil bir düzen içine kalıcı olur. Mücadeleye devam.

Açıklamasında Gülistan Doku soruşturmasına değinen Hatimoğulları kamu gücünün kullanıldığını belirterek “Bu tablo Süleyman Soylu döneminin özetidir” diye konuştu.

Hatimoğulları şöyle devam etti:

“Bunun ucu dönemin valisiyle, polisiyle, doktoruyla, kolluk kuvvetiyle, memuruyla filan sınırlı değil. Bunun ucu biraz önce ismini zikrettiğimiz bakana kadar ve orada bu karanlık işlerin örgütleyicisi olan çetelere, devletin içindeki karanlık çetelere kadar uzanmaktadır. DEM Parti olarak katledilen bütün kadınların davalarını takip edeceğiz.”

‘Çerçeve yasa için son düzlüğe girildi’

Abdullah Öcalan ile 2 ay boyunca görüşülemediğini aktaran Hatimoğulları şunları kaydetti:

Erdoğan'dan 'Ahbap' açıklaması: Ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız
Erdoğan'dan 'Ahbap' açıklaması: Ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız
İçeriği Görüntüle

“Yaklaşık iki yıldır devam eden süreç kapsamında üzerinde çok konuşulan çerçeve yasanın artık Meclis’e gelmesini bekliyoruz.

Bildiğiniz gibi, iki aylık aranın ardından DEM Parti heyeti 20 Temmuz’da İmralı’ya gitti. 21 Temmuz’da ise Sayın Numan Kurtulmuş bizi ve diğer siyasi partileri ziyaret etti. Çerçeve yasa teklifinin Meclis kapanmadan önce gündeme geleceği bilgisini bizimle paylaştı.

Artık çerçeve yasa konusunda son düzlüğe giriliyor. Bu, yalnızca bir partiyi ya da belirli bir kesimi değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiren bir meseledir. Bu süreç dar tartışmalara, polemiklere ve tarafların birbirini yıprattığı bir zemine dönüştürülmemelidir. Herkesin büyük bir sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.

Elbette her siyasi parti farklı düşünebilir. Bu son derece doğaldır. Ancak ortada bu ülkenin yüz yılı aşkın süredir çözülemeyen en büyük meselelerinden biri olan Kürt meselesi vardır.

Bütün siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket etmesi, barışın kapısını açacak bir yasanın çıkarılması için elini taşın altına koyması son derece önemli ve tarihîdir.

Sayın Öcalan da son görüşmede, 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalma iradesini ve kardeşlik hukukunu gözeten yasal bir zeminin gerekliliğini vurguluyor. “Dar ve günü kurtarmaya yönelik yaklaşımlardan çıkılmalı. Yasa, bir dönemin ve yeni bir sayfanın başlangıcı olmalıdır” diyor.

Sayın Öcalan’ın bu yaklaşımı, on yıllardır devam eden çatışmaların sona erdirilmesi, hukuki ve yasal adımların atılması bakımından tarihî bir zemin sunuyor.

Bu zeminin özü açıktır: Ortak ve eşit yaşam ancak hukukla tanımlandığında, yasayla somutlaştırıldığında gerçek anlamına kavuşur.

Kürt meselesinin demokratik çözümü, devletin sürekli ertelediği bir dosya olmaktan artık çıkarılmalıdır. Kürtler yıllarca inkâr edildi. Bugün ise Kürtler ve onların dostları toplumsal barışı inşa etmek için çaba gösteriyor, mücadele ediyor. Dönüş meselesini de dar bir biçimde yorumlamamak gerekir. Dönüş, yalnızca sınır kapılarından geçip ülkeye gelmekten ibaret değildir.

Bu süreç İmralı’da Sayın Öcalan’la yürütülüyor. Çerçeve yasa da bu gerçeği yok saymayan, üzerinde ortaklaşılmış bir formülü içermelidir. Sayın Öcalan’ın süreci ileriye taşıyabilmesinin imkânları bu yasayla açılmalıdır. Gerçekçi olan da budur.

Hiç vakit kaybetmeden, bu haftadan itibaren gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve toplumun farklı kesimleri İmralı’ya gidebilmeli, Sayın Öcalan’la görüşebilmelidir.

Şimdiye kadar konuşulan, üzerinde ortaklaşılan ve mutabık kalınan her şeyin bu yasaya yansıması gerekiyor. Çerçeve yasanın kapsamı ve içeriği geniş bir mutabakatla belirlenmelidir ki uygulamada da gerçek bir karşılığı olsun.

Hiçbir şey oldubittiye getirilmemeli, yeni sürprizlerle sürecin daha fazla uzamasına da izin verilmemelidir.”

Kaynak: İLKE TV