İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Bölge baroları, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne HTŞ ve DAİŞ gruplarının Rojava ve Helep'e dönük saldırılarında işlenen savaş ve insanlığa karşı suçların araştırılması, sorumluların yargılanması talebiyle acil çağrıda bulundu.
Batman, Diyarbakır Hakkari, Iğdır, Mardin, Muş, Siirt , Şanlıurfa, Şırnak ve Van Barosu'nun imzacı olduğu çağrıda; Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde PKK'nin fesih kararı ile birlikte bir dizi adım atmasına rağmen Meclis'in herhangi bir adım atmadığına dikkat çekildi.
Taraflar arasında görüşme devam ederken Suriye'de yaşana gelişmelerin barış sürecini kesintiye uğratma riskini beraberinde getirdiği belirtilen çağrıda, "Uluslararası Koalisyonun gözetimi ve denetimi altında Suriye'de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Geçici Suriye Hükümeti arasında görüşmeler devam ederken; Geçici Suriye Hükümetine bağlı silahlı gruplar, Halep'e bağlı Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine saldırmıştır. Kürtler, Aleviler, Süryaniler ve Ermenilerin yaşadığı bu mahallelerde sivil halka yönelik cinayetler, alıkoymalar, işkence ve kötü muamele uygulamaları, sivi yerleşim yerlerinin ve altyapının bombalanması gibi Cenevre Konvansiyonlarına aykırı fiiller yaşandığı yönünde yaygın ve inandırıcı iddialar ileri sürülmüştür. İşlenen bu fiillere ait korkunç görüntüler çeşitli medya ve sosyal medya araçlarında yayınlanmıştır. Artan saldırılar sonrasında SDG'ye bağlı silahlı gruplar bu mahallelerden ayrılmıştır. Silahlı güçlerin bu yerleşim yerlerini terk etmesinden sonra, orada yaşayan sivil halkın ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldığı yönünde haberler geçmektedir. Bu yerleşim yerleriyle bağlantı sağlanamadığı için bu bilgileri teyit etme imkanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle oradaki sivil halkın yaşam hakkı başta olmak üzere, kişi güvenliği ve özgürlüğü ve işkence ve kötü muameleye karşı korunma gibi temel hak ve özgürlüklerinden endişe duymaktayız" denildi.
İŞKENCE VE YASADIŞI İNFAZ
Çağrının devamında şu ifadeler eyer verildi: "Akabinde Suriye Geçici Hükümetine bağlı silahlı gruplar, SDG'nin denetimi altında olan birçok yerleşim birimine saldırı gerçekleştirmiştir. Medyaya yansıyan görüntülerde sivil kişilerin hedef alındığı, esir alınan bazı SDG militanlarının işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, yasadışı şekilde infaz edildikleri görülmektedir. Yine bu saldırılar sonucu can güvenliği olmayan binlerce sivilin güvencesiz bir şekilde yerinden edildiği iddia edilmektedir. Kapsamı gittikçe artan bu saldırıların 'etnik temizlikle' sonuçlanmasından derin endişe duymaktayız.
ULUSLARARASI STANDARTLARA GÖRE YARGILANMALI
Sonuç olarak Suriye Geçici Hükümetine bağlı silahlı gruplar tarafından Suriye genelinde yürüttüğü operasyonların bir an önce durdurulması, sivil halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması için BM mekanizmalarının en kısa zamanda gerekli tedbirleri alması çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca Suriye'de BM nezdinde çatışma döneminde meydana geldiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara dair araştırma yapılarak, bu suçlara karışan kişi ve grupların tespit edilerek uluslararası standartlara uygun şekilde yargılanmaları için acil çağrıda bulunuyoruz."




