İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirmesine neden olan maden faciasına dair açılan davanın duruşmasında söz alan aileler, “Facia yaşanıyor, felaket yaşanıyor ama hiçbir sorumlu yok” tepkisinde bulunarak, sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.
Erzincan'ın İliç ilçesi Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024’te meydana gelen ve 9 işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetiyle ilgili açılan davanın 6’ncı duruşması Erzincan 1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 5'i tutuklu 43 şirket çalışanının "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" ve "Çevreyi taksirle kirletme" suçlarından yargılandığı davanın duruşmasına, yaşamını yitirenlerin aileleri, avukatları ile kimi sanıklar ve avukatları katıldı. Çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi de duruşmayı takip etti.
Tutuklu yargılanan Şirketin Operasyon Başkan Yardımcısı Ronald Guille, iç alanın kendisi işe başlamadan önce tasarlandığını ve yaşanan facianın görev tanımıyla ilgili olmadığını söyledi. İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Selçuk Çiftlik ise iş güvenliği uzmanı olarak sorumluluğun kendisinde olmadığını iddia ederek, tahliyesini talep etti.
‘ŞİRKET BİLGİLERİ MAHKEMEDEN SAKLIYOR’
Bilirkişi raporunda ağır kusurlu bulunan tutuklu sanık Jeoteknik Başmühendisi Ali Rıza Kalender, şirket tarafından günah keçisi ilan edildiğini ve Anagold şirketinin kendisi ile ilgili bilgileri mahkemeden sakladığını ifade etti. Kalender, “Şirket radar cihazı almadı. Kuşların siyanürlü su içmesini engellemek için cihazlar aldılar ancak defalarca talep etmeme rağmen toprak kaymasını önceden bildirecek radar cihazlarını almadılar. Anagold bizzat şahsımla ilgili bilgileri mahkemeden gizliyor” diye konuştu
Sonrasında söz alan Uğur Yıldız’ın aile avukatı Ümit Altaş, katılanlara ve vekillerine söz verilmesi gerektiğini dile getirdi. Altaş, CMK'nın 215 ve 216'ya uygun davranılmadığını belirterek, itirazda bulundu. Ancak mahkeme başkanı, yeniden sanık sorgusu yaptığını söyleyerek itirazı reddetti.
Tutuksuz yargılanan İNR Mühendislik Şirketi sahibi Ömer Ardıç, hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebinde bulunurken, yine tutuksuz sanıklar Erdi Seyhan, Aykut Ayderman ve Funda Ardıç ise önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek, yeni bir savunma yapmadı.
‘SORUMLULAR ORTAYA ÇIKARILSIN’
Faciada yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, “Bir hayali şirket kurmuşlar sanki. Facia yaşanıyor, felaket yaşanıyor ama hiçbir sorumlu yok. Bu nasıl bir şirket, kim yönetti bu şirketi. Sorumlular ortaya çıkarılsın” tepkisinde bulundu.
'RESMİNİZ AKP MİLLETVEKİLLERİYLE ÇIKTI'
Yıldız ailesi avukatı Akçay Taş, savcılığın davada sorumluluğu bulunan bakanlığı tereyağından kıl çeker gibi akladığını ve dosyadan çıkardığını belirterek, tepki gösterdi. Taş, “En son mahkeme başkanı olarak resminiz AKP milletvekilleriyle çıktı. Dosyadaki tüm usulsüzlükleri bir araya toplayarak, reddi hakim talebinde bulunduk. Ama ne hikmetse o da reddedildi” dedi.
‘SORUMLULAR NEREDE?’
Sonrasında yeniden söz alan avukat Ümit Aktaş, “Bugün İliçliler madenin zararlı olduğunu bilmiyor mu? Çok iyi biliyoruz. 9 insan yaşamını yitirdi, bir eko-kırım yaşandı. Sorumlular nerede? Herkes buranın patlayacağını söylüyordu. Bu çöküşe ‘kusursuz çöküş’ deniliyor. Olacağı o kadar belliydi ki işin uzmanı olmayanlar bile önceden uyararak felaketin geleceğini önceden bildiler” diye belirtti.
Dava savcısı, mahkemeye iletilen keşif yapılması ve tanık dinlenmesi yönündeki taleplerin reddedilmesi gerektiğini ve haklarında uzun süredir yakalama kararı bulunan sanıklar için kırmızı bülten çıkarılması talebinde bulundu.
14 NİSAN’A ERTELENDİ
Ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bilirkişi raporu için 10 gün ek süre verilmesine, sanıklardan Ömer Ardıç’ın il dışına çıkma yasağının kaldırılmasına ve ayda bir adli kontrol uygulanmasına karar verdi. Ayrıca tanık dinlenme taleplerini reddeden mahkeme, yurt dışında bulunan sanıklar için kırmızı bültenin çıkarılmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 14 Nisan’da görülecek.
‘KİMSE YAŞADIKLARIMIZI YAŞAMASIN’
Duruşma sonrasında faciada yaşamını yitirenlerin aileleri ve avukatlar açıklama yaptı. Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, “Uğur’um sana söz verdim; durmayacağım, yılmayacağım, susmayacağım. Sonucu ne olursa olsun davamın peşinden koşacağım” dedi. Sevda Yıldız, “Cengiz Demirci seslenmek istiyorum, ‘Ocağın her şeyi tamam sadece ÇED ve onay bekliyoruz açılsın’ demiş. Keşke bu çabayı bizim çocuklarımız için de gösterselerdi. Biz 53 gün boyunca orada ne yaşadık biliyorlar mı? Ben oğluma son bir kez sarılamadım. Benim çocuğum gitti, gelmeyecek ama bundan sonra kimse bizim yaşadıklarımızı yaşamasın” şeklinde konuştu.
‘UYANIN, SES ÇIKARIN’
Sonrasında söz alan avukat Ümit Altaş, taleplerinin bir kez daha reddedildiğini belirtti. Davanın “kurgulanmış bir tiyatro” ile biran önce kapatılmak istendiğini söyleyen Altaş, şöyle konuştu: “Sizin çocuklarınızın aynı kaderi paylaşmaması için burada mücadele ediyoruz. Bu aile burada bunun için var. Sizin çocuklarınız, anneniz, babanız yarın öbür gün ‘Parasını veririm, neyse’ gibi muameleye maruz kalmaması için buradayız. Uyanın, ses çıkarın. Bu adaletsizliktir. Bu adaletsizliğe karşı durun. 2022 yılında bakanlık, ‘En yüksek para cezasını veriyorum. Şirket bütün önlemlerini alacak. Ondan sonra faaliyete başlayacak’ diye açıklama yapmıştı. 2022 yılında bu insanımızın değeri gerçekten altından daha fazla olmuş olsaydı, o önlemler alınmış olurdu. 9 insanımız bugün ailesiyle evde birlikte otururlardı.”





