ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ

Diyarbakır’da geçmişin izlerini taşıyan tarihi Zerzevan Konağı, bugün sadece bir işletme değil, aynı zamanda bir yaşam alanı ve bir kültür durağı olarak yerli ve yabancı misafirler için bir adres niteliği taşıyor.

Zerzevan4-1

150 YILLIK TARİHE SAHİP ÇIKILDI

Tarihe sahip çıkmam düşüncesinde olduklarını ifade eden iş insanı Hatice Akyıl, “Zerzevan Konağı çok eski bir yapıydı. Bakımsız ve otopark olarak kullanılıyordu. 150 yıllık tarihi tescilli bir konak burası. İş ortağım Neslihan Alökmen ile birlikte yoğun çabalarla restorasyonunu yaptık. Ve 2021 yılından bu yana birlikte, iki kadın ortak olarak burayı işletiyoruz. Konağın hem açık hem de kapalı alanları bulunuyor. Üç ayrı kapalı bölümün bazıları mahzen ve depo olarak değerlendirilirken, bazı alanlarını da misafirlerin ağırlanması için kullanıyoruz. İşletmenin sadece yeme-içme üzerine hizmet vermiyor” dedi.

Zerzevan-9

KONAK, SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE DE AÇIK

Konağı sosyal aktivitelere de açtıklarını ifade eden Akyıl, sözlerini şöyle sürdürdü:

Diyarbakır'daki AVM’de Amedspor coşkusu
Diyarbakır'daki AVM’de Amedspor coşkusu
İçeriği Görüntüle

“Konağı hizmete açtığımızdan bu yana konserler, resim sergileri ve söyleşilere kapımız her zaman açık oldu. Sosyal sorumluluk projelerine de yer veriyoruz. İlk etkinliğimiz yurt dışında yaşayan Kürt bir ressam arkadaşın sergisiydi. Sonrasında birçok konser gerçekleştirdik. Hatta burada sahne alan bazı sanatçılar bugün büyük kültür merkezlerinde konserler vermeye başladılar. Zerzevan Konağı, özellikle kız çocuklarının eğitimine destek veren derneklerin etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor. Uygun şart ve zaman oluştuğunda bu tür çalışmalara kapımız daima açıktır”.


Zerzevan2-3

YÖRESEL LEZZETLERE VERİLEN ÖNEM

Mutfaklarında, Diyarbakır’ın köklü lezzetlerini yaşatmaya çalıştıklarını söyleyen Hatice Akyıl, “Kahvaltı ve diğer öğünlerdeki yemeklerimizde, yöresel yemeklerin önemli bir yer tutmasına önem veriyoruz. Ayvalı kavurma, duvaklı pilav, meftune çeşitleri, bunlardan bir kısmı sadece. Müşterilerimize, mevsimine göre kışın kabak, baharda kenger, yazın patlıcan meftunesi sunuyoruz. Kahvaltıda ise en çok Runêhiz tercih ediliyor. Tereyağı ve pekmezle yapılan, içinde hiçbir katkı olmayan bir tatlı mutfağımızın vazgeçilmez ürünüdür. Konakta kullanılan ürünlerin büyük kısmını yerel kaynaklardan temin ediyoruz. Yazın hazırlanan konserveler kışın tüketiliyor. Sebze ve otlarımızı da çoğunlukla Hevsel Bahçesinden elde ediyoruz. Böylece, mekânımıza ev sıcaklığı kazandırmaya çalışıyoruz. Böylece Misafirlerimiz de kendilerini evlerinde hissediyor” diye ifade etti.

İSRAFIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN GÖSTERİLEN ÇABA

İsrafın, günümüz dünyasının büyük sorunu olduğunun altını çizen Akyıl, “Dünyanın bir tarafı açlıkla mücadele ederken diğer tarafında israfın yaşanıyor olması çok can acıtıcı bir durum. İşletmemizde israfı önlemek için de özel bir hassasiyet gösteriyoruz. Sofralara ürünlerimizi az miktarda bırakıyoruz. Daha doğrusu yiyebilecekleri kadar bırakıyoruz. Tabi misafirlerin talebine göre, sofradaki ürünler sınırsız şekilde yenileniyor. Böylece hem doğaya hem emeğe saygıyı da korumaya çalışıyoruz. Bunun yanında, Konağımızda kadın emeğinin öne çıkmasına özen gösteriyoruz. Zerzevan Konağı’nda çalışanların büyük bölümü kadınlardan oluşuyor. Toplamda 6 kişilik sabit kadroya sahibiz ama yoğunluk durumuna göre ek çalışanları da kadromuza dahil ediyoruz. Kadının elinin değdiği her yerin gerçekten değiştiğine ve daha yaşanılabilir olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ