Yapılan yazılı açıklamada dil yasaklarına tepki gösterildi. Yer yüzünde 15 bine yakın dilin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, "Bugün üzerinde yaşadığımız dünya da, 15 bine yakın dilin kaderine ter edildiği tahmin edilmektedir. Yaklaşık 200 resmi devletin içinde, 130 ‘a yakını çok dilli devletler olarak bilinse de, kaybolmaya mahkum daha ne kadar çok dilin olduğu ve karşılaştığı şovenist engelleri tahmin etmek de hiç te kolay olmasa gerek!.. Çok dilli ve renkli dünyamızın dil ve kültür haritasının flulaşarak kaybolmaması için yaratacağımız farkındalığın, değerli fakat yeterli olmadığını da bilmemiz ve görmemiz gerekir. Unesco tarafından koruma altına alınması ve kurtarılması gereken diller arasında, maalesef yaklaşık 50 milyon insanın konuştuğu Kürd dili de bulunmaktadır. Bir dilin öz gücüyle, yani halkı tarafından, “Dil Günü”nü kutlayarak, dilini kendine ve dünyaya hatırlatması şüphesiz zor fakat değerlidir. Her yıl 15 Mayıs’ta kutlanan Kürd Dil Gününün, Kürdçe’nin korunmasını, üretilmesini, geliştirilmesini ve çoğaltılmasını amaçlayan bir gün olarak hatırlanması kıymetlidir. Bu tarihin seçilmesinin temel nedeni, sürgündeki Bedirhanilerin (Azizanların) Kürt edebiyatı ve dili açısından önemli katkıları olan Celadet Ali Bedirhan’ın Hawar dergisini, 15 Mayıs 1932 tarihinde Şam şehrinde yayımladığı günden dolayıdır." denildi.
ANADİL BİLİNCİNİ GELİŞTİRMEK GEREKİYOR
Kürt dilinin tarihteki sürecine de dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Tarih boyunca karşılaştığı yasaklar ve asimilasyon politikalarına karşı Kürd Dilinin eğitim, öğretim ve kamusal alanda varlığını teşvik etmek, edebiyatını, müziğini ve kültürel mirasını yaşatmak için genç kuşaklarda ana dil bilincini güçlendirmek gerekmektedir.
Bugün, özellikle Ortadoğu’da,Avrupa ve dünya diasporasında yaşayan Kürdler, çeşitli panel, konferans, konser, dijital ve klasik dil atölyeleri gibi kültürel faaliyetler düzenlemekle yetinmek zorunda kalmaktadırlar.
Oysa gerçek demokrasinin olduğu ülkelerde, barış içinde, bir arada, çok dilli ve çok kültürlü yaşamak mümkündür. Bu anlamda Kürd dilini korumak ve yaşatmak devletin demokratik sorumluluğu altındadır.
KÜRT DİL GÜNÜ KUTLANDI
Ayrıca lehçelerin bir anadili besleyen kaynaklar olduğu unutulmamalıdır. Zira her dil; kendi halkının kültürünün, tarihinin ve edebiyatının temel taşı olarak görülür.
Kürdler arasında toplumsal farkındalık oluşturmak, ana dilde konuşma ve üretim hakkı konusunda bilinç oluşturmak kadar anlaşılır ulusal dil birliğinin önemini kavramak açısından çok önemlidir. Bunun içinde bir düşünürün;”Dilinizin küçük lehçelerini en büyük lehçenize aşılayarak, yazılı ve sözlü dil birliğinizi güçlendirin!” sözünü önemsiyor, hatırlatıyor ve Kürd Dil Günü’nü kutluyoruz.



