Vecdi ERBAY Yazdı
Lokman Kurucu'yu hep uzaktan izledim. Tercih ettiğim için değil, hayatın hengamesi içinde, birçok konuya ve insana yoğunlaşamamaktan dolayı. Bunu pek çoğumuz yaşıyoruz galiba ve galiba yetişemeyeceğimiz kadar çok kitap yayımlanıyor artık.
Kurucu'nun birkaç şarkısını dinlemişliğim birkaç şiirine rastlamışlığım vardır elbette. Dergicilikteki ısrarına, yayıncılık alanındaki hamlelerine vakıfım biraz. Ama hepsi bu. Mesela, "Lokman Kurucu nasıl bir şairdir?" sorusuna verebileceğim güçlü bir cevabım "Nihil"e (OKB56 Yayınları) kadar yoktu. Hep uzaktan ve bölük pörçük izlediğim için... Kim bilir, "Nihil" kitabını imzalayıp göndermese, Lokman Kurucu şiiri üzerine belki hiç düşünmeyecektim. Çünkü herkes gibi gündemin ve muhtelif polemiklerin, mesnetsiz karaçalmaların ve desteksiz yüceltmelerin baş döndürücü anaforunda, tanısak çok seveceğimiz birçok şey yakınımızdan geçip gidiyor.
"Nihil"de Lokman Kurucu'nun 1983 Siverek doğumlu olduğu belirtiliyor. Viranşehir Gazetesinde bir yıl köşe yazarak adım attığı yazarlık macerasını aralıksız sürdürüyor. Müzisyen, söz yazarı ve besteci. Bugüne kadar 5 albümü çıkmış. Nihil'e kadar Kurucu'nun, şiir olduğunu tahmin ettiğim, 7 kitabı yayımlanmış. Şiirleri, 2017 yılında Enver Gökçe Şiir Ödülü ile Muammer Hacıoğlu Şiir Ödülüne değer bulunmuş.
Bir de şu var: Kurucu, yayın yönetmenliği ve editörlük yaptığı yayınlar aracılığıyla, toplumun ötekileştirdiklerini gündemde tutmak için bir aktivist gibi çalışmalar yürütmüş.
Bütün bu yıpratıcı olduğunu düşündüğüm işlerin içinden şiir, Kurucu'nun hayatına ya da klasik tabirle duygu dünyasına sızmak için bir mecra bulmuş kendine. Nihil de Kurucu'nun hayatından damıttığı şiirler toplamı. İçindekiler'e göre kitapta 16 şiir var ancak tek şiirin değişik başlıklarla bir araya getirildiğini söylemenin mümkün olduğunu düşünüyorum. "Bir portakal kesiyorsun ortasından" dizesiyle başlayan şiir, portakal imgesini çoğaltarak devam ediyor. Nihil, tahmin edilebileceği gibi, nihilizmden, hiççilikten mülhem bir adlandırma. Kitaba seçilen isim, Kurucu şiirinin felsefi bir derinlik taşıdığını da gösterir, okuyucuyu buna hazırlar nitelikte. Öte yandan Nihil, anlamsızlık ile psikanalitik olanın şiirle ifade edilebilirliğine işaret eden iyi bir örnek.
Nihil'deki şiirlerin meselesi, boşluk ve boşluğun nasıl doldurulacağı gibi görünüyor. Hiçlikle kavga, hiçliği anlamlandırma, savrulmalar, kopmalar, fırtınalar, içe kapanışlar ve benzeri süreçler insanın varoluş mücadelesinin katmanlarını anlatıyor. Nihil bu sürecin sancılarını paylaşıyor. Bu belirlemeyi belki şu cümle ile özetlemek mümkün: Lokman Kurucu, Nihil kitabındaki şiirlerle, insanın verili hayatla çatıştığı alanlara şiirle giriyor. Bu, yeni bir çatışma alanı yaratmak anlamına da geliyor. "Bir portakal kesiyorsun ortasından" ve bu adım bireyin kendisiyle ve hayatla yüzleşmesi, didişmesi, kanaması, kanırtması, sarsması ile sürüp gidiyor. Karanlık bir şiirdir Nihil. Ancak şöyle nefes aldıran alanlara da sahiptir: "portakal kokuyor orada/anne kucağı//anne//gece yarısı aydınlık/yaşama çekiyor seni".
Şiirlerin felsefi bir derinliği olduğunu belirtmiştim yukarıda. Ancak bu, katmanlı bir şiir olmasına rağmen, Nihil'deki şiirlerin felsefi bir bildiri zor anlaşılır olduğu anlamına gelmiyor. Nihil, yalın şiirleri bir araya getiren bir kitap. Kısacık dizelerle oluşturulan bir biçim. "Çünkü yoktu başka hatırlanan/anlam çoktan çökmüştü//imza;/doktor NİHİL".
Galiba Lokman Kurucu'nun ustalık dönemine denk geldim. Bazı bölümler, dizeler uzun süre aklımda kalacak.


