Eski SDG Genel Komutanı ve şimdi Suriye Cumhurbaşkanlığı baş danışmanlarından Mazlum Abdi ilk kez sivil kıyafetleri ile İlke TV'den Banu Güven'in Spot Basın'dan İrfan Aktan'ın ve Yeni Yaşam'dan Nezahat Doğan'ın sorularını yanıtladı. Türkiye'den giden gazeteciler Abdi ile yaptıkları röportajları bugün eş zamanlı olarak paylaştı.
Abdi'nin İlke TV'den Banu Güven'e yaptığı açıklamaları derledik.
İlk olarak Kürtçe ile ilgili tartışmalara değinen Abdi, belli gelişmelerin yaşanacağını söyledi.
Kürtçe konusunda ise Abdi’nin yaklaşımı daha temkinli. Rojava’daki özerk yönetim döneminde çocukların ilkokuldan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim alabildiğini hatırlatan Abdi, bugün devlet tarafından tanınan Kürtçe eğitim hakkının bu deneyimin gerisinde kaldığını söylüyor.
Mazlum Abdi bu nedenle Kürt toplumunun mevcut uygulamalara yönelik itirazlarını haklı buluyor.

Abdi, Kürtçe meselesinin yalnızca Suriye içerisindeki bazı kesimlerin yaklaşımıyla açıklanamayacağını, bölgedeki diğer ülkelerin tutumlarının da süreci etkilediğini belirtiyor.
Mazlum Abdi buna karşın Kürtlerin, anadili konusunda kendi iradesini ortaya koymaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Abdi, Kürt halkının çocuklarını Kürtçe eğitim veren okullara göndermeye devam etmesini de bu mücadelenin bir parçası olarak görüyor.
KÜRTÇE YAZDIĞIM İÇİN GÖZALTINA ALINDIM
Kürtçe anadili meselesinin Abdi açısından salt siyasi bir başlık olmadığı, kendi yaşam öyküsünden de anlaşılıyor.
Abdi, çocukluk yıllarında Kürtçe kitap okuduğu ve yazdığı için gözaltına alındığını anlatıyor.
Henüz 13-14 yaşlarındayken okulunun Kürtçe kitaplar nedeniyle basıldığını ve yaklaşık bir hafta cezaevinde kaldığını söylüyor.
Okulda bulunan kitapların Kürt tarihi, Newroz ve Kawa efsanesi anlatısıyla ilgili olduğunu belirten Abdi, yıllar sonra Kürtçenin Suriye devletinin eğitim sistemi içerisinde sınırlı da olsa tanınmasını bu nedenle tarihi bir gelişme olarak değerlendiriyor.
Ancak bunun yeterli olmadığını da özellikle vurguluyor. Ona göre mevcut adım bir başlangıç ve Kürtlerin iradesini ortaya koyması halinde hakların zaman içerisinde daha da genişletilmesi mümkün.
KÜRTLERİN ANAYASAL HAKLARI İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR
Abdi, önümüzdeki dönemde anayasa hazırlık sürecinin Kürtler açısından kritik olacağını söylüyor.
Henüz kesin bir takvim bulunmadığını ancak önümüzdeki 2-3 ay içerisinde bir anayasa hazırlık komisyonunun oluşturulmasının beklendiğini belirten Abdi, Kürt temsilcilerinin de bu komisyonda yer almasını istediklerini aktarıyor.
10 Mart ve 29 Ocak anlaşmalarında Kürtler ve Kürtçe konusunda alınmış kararlar bulunduğunu hatırlatan Abdi, cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde Kürt haklarıyla ilgili düzenlemelerin de bulunduğunu ifade ediyor.
Ancak Abdi’ye göre bütün bu kazanımların kalıcı hale gelmesi için anayasal güvence gerekiyor.
Kürtlerin ulusal, kültürel, anadili ve idari haklarının anayasal düzen içerisinde yer alması gerektiğini belirten Abdi, mevcut kazanımların Kürtlerin tüm taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu söylüyor.
SDG'NİN ARDINDAN YENİ BİR SİYASİ PARTİ KURULACAK
Abdi, SDG’nin 15 yıl boyunca bölge halkı açısından önemli bir rol üstlendiğini, halkı koruduğunu ve ağır kayıplar verdiğini belirtiyor. Bu nedenle SDG’nin sona ermesiyle ortaya çıkacak siyasi boşluğun görmezden gelinemeyeceğini söylüyor.
Bölgede siyasi faaliyet yürüten aktörlerin yeni bir siyasi yapı konusunda çalışmalar yaptığını belirten Abdi, henüz yapının biçiminin ve adının kesinleşmediğini ifade ediyor.
Ancak Abdi yeni bir siyasi yapının oluşturulmasını önemli bir ihtiyaç olarak görüyor. Ona göre SDG’nin toplumsal tabanının ve 15 yıllık mücadelenin ardından ortaya çıkan siyasi birikimin yeni dönemde siyasi alana taşınması gerekiyor.
Bu çerçevede Abdi, silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçişin yalnızca bir söylem değişikliği olmayacağını, yeni bir siyasi örgütlenme ihtiyacını da beraberinde getireceğini ortaya koyuyor.
Salih Müslim’in mirası yeni siyasi yapıda yaşayacak
Abdi, yeni siyasi yapı tartışılırken 11 Mart 2026’da hayatını kaybeden PYD Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Salih Müslim’in Kürt siyasi hareketindeki yerinin de altını çiziyor.
Salih Müslim’i yalnızca Demokratik Birlik Partisi (PYD) üzerinden tanımlamanın eksik olacağını belirten Abdi, onun Suriye Kürt siyasetinde uzun yıllara yayılan bir siyasi geçmişe sahip olduğunu söylüyor.
Müslim’in Baas rejimi döneminde tutuklandığını, sürgün yaşadığını ve ailesinin de ağır bedeller ödediğini belirten Abdi, Salih Müslim’in çocuklarının da savaş sırasında yaşamını yitirdiğini hatırlatıyor.
Abdi, Salih Müslim’in siyasi mirasının yeni dönemde de korunacağını ve anısının yeni siyasi yapı içerisinde yaşayacağını ifade ediyor.
TÜRKİYE ARTIK SURİYE'DE ÇOK DAHA AKTİF OLACAK
Abdi’ye göre yeni Suriye döneminde Türkiye’nin etkisi artmaya devam edecek.
Türkiye’nin sınır komşusu olması ve Suriye’nin yeniden inşasında ekonomik kapasitesi nedeniyle önemli bir aktör olduğunu belirten Abdi, Ankara’nın Suriye’nin yeniden yapılanmasında olumlu bir rol oynayabileceğini düşünüyor.
Ekonomik gelişme ve bölgesel istikrar konusunda Türkiye ile ortaklaşabilecekleri alanlar bulunduğunu belirten Abdi, Suriye’nin istikrara kavuşmasının Türkiye açısından da önemli olduğunu ifade ediyor.
Abdi bu noktada Türkiye’de devam eden çözüm sürecine de özel bir anlam yüklüyor.
Mazlum Abdi, Türkiye’deki Kürt meselesi ile Suriye’deki Kürt meselesinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, iki dosyanın uzun süredir birbirini etkilediğini söylüyor.
Türkiye’nin geçmişte SDG’yi kendi ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin bir parçası olarak değerlendirdiğini ve bunun çatışmalı bir döneme yol açtığını hatırlatan Abdi, bugün yürütülen çözüm sürecinin Suriye açısından da olumlu bir etkisinin olduğunu düşünüyor.
Yürütülen sürecin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümüne katkı sunabileceğini belirten Abdi, yeni dönemde Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine açık olduklarını vurguluyor.
MAZLUM ABDİ TÜRKİYE'YE GELECEK Mİ?
Mazlum Abdi’nin yeni görevindeki önemli başlıklardan biri de Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi.
Abdi, yeni görevlerinin henüz resmen başlamadığını, entegrasyonla bağlantılı çalışmaları tamamladıktan sonra Şam’da görev yapacağını söylüyor.
Mazlum Abdi, görevinin başlamasıyla birlikte zamanının bir bölümünü Şam’da, bir bölümünü ise bölgedeki halkının yanında geçirmeyi planlıyor.
Abdi’ye göre Türkiye konusunda ise önceliğin güvenlik başlığını aşan daha geniş bir ilişki zemini oluşturmak olduğu görülüyor.
Ekonomik kalkınma, bölgesel istikrar ve Kürt meselesinin çözümü bu yeni ilişkinin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Abdi, Türkiye ile ilişkilerin gelişmesinin Suriye’nin genel istikrarına katkı sağlayacağını düşünüyor.
Bölgede yeni bir dönemin başladığını belirten Abdi için asıl mesele, 15 yıllık savaş ve yönetim deneyiminin ardından ortaya çıkan yeni siyasi zeminin nasıl değerlendirileceği.
Mazlum Abdi silahların yerini siyasetin aldığı bu yeni dönemde Kürtlerin hedefini ise şöyle tarif ediyor: “Suriye’den ayrı bir yapı kurmak değil, kendi kimlikleriyle Suriye’nin kurucu unsurlarından biri olmak ve elde edilen kazanımları anayasal güvenceyle genişletmek.”



