Mesleki eğitim merkezlerinde öğrenciler teorik derslerini okulda, uygulamalı eğitimlerini ise işletmelerde sürdürüyor. Bu modelde işletme, öğrencinin eğitim sürecine katılırken belirlenen asgari ücret tutarını da ödemekle yükümlü bulunuyor. Devlet katkısı ise bu maliyetin belirli bölümünün işletmeye geri verilmesini sağlayan ayrı bir destek mekanizmasıydı.
Devlet desteğinin süresi neden doldu?
MESEM devlet katkısının yasal dayanağı, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun geçici 12'nci maddesi. Söz konusu maddeyle işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerin ücretlerine yönelik devlet desteği düzenlendi. İlk uygulama 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonuna kadar geçerli olacak şekilde başlatıldı. Kanunda yapılan değişiklikle Cumhurbaşkanına destek süresini toplam 10 eğitim öğretim yılına kadar uzatma yetkisi tanındı.
Bu yetki doğrultusunda 2021-2022 eğitim öğretim yılından itibaren beş yıllık uzatma gerçekleştirildi. Böylece devlet katkısının son dönemi 2025-2026 eğitim öğretim yılı oldu. Sürenin tamamlanmasıyla birlikte mevcut düzenlemenin sağladığı ödeme dönemi de sona erdi. Dolayısıyla işletmelere katkı verilmemesinin temel nedeni, öğrencilerin maaş hakkının kaldırılması değil, devlet desteğine ilişkin süre sınırının dolması.
2026 yılının temmuz ayında kanunda değişiklik yapılmasına yönelik bir taslak üzerinde görüş istendi. Taslakta uzatma süresinin 10 eğitim öğretim yılından 15 eğitim öğretim yılına çıkarılması öngörüldü. Ancak bir kanun taslağının hazırlanması tek başına yürürlüğe girmesi için yeterli değil. Düzenlemenin yasama sürecinden geçmesi ve yürürlüğe girmesi gerekiyor. Bu nedenle taslak çalışması, devlet katkısının kesin olarak yeniden başladığı şeklinde değerlendirilemiyor.
İşletmelere ödenen katkı ile öğrenci maaşı arasındaki fark ne?
Devlet katkısı, öğrencinin hesabına ayrıca yatırılan ikinci bir maaş değil. İşletmenin öğrenciye ödediği ücretin belirli bölümünün kamu kaynaklarından işverene geri ödenmesi esasına dayanıyordu. MESEM programına devam eden öğrenciler için önceki uygulamada, işletmenin ödeyebileceği en az ücretin tamamı devlet katkısı kapsamında karşılanabiliyordu. Bu oran, mesleki eğitim merkezi dışındaki bazı programlarda işletmede çalışan personel sayısına göre üçte iki veya üçte bir olarak değişiyordu.
Katkı ödemesinin sona ermesi, işletmenin öğrenciye ödeme yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Öğrenci ücretinin dayanağı 3308 sayılı Kanun'un ücret hükümleri ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme olmaya devam ediyor. Bu nedenle işletmelerin ödemesi gereken tutar, devlet katkısının devam edip etmemesinden ayrı hesaplanıyor. Uygulamadaki değişiklik özellikle işletmelerin üzerindeki maliyetin nasıl karşılanacağı sorusunu gündeme getiriyor. Yeni bir düzenleme yapılması halinde destek kapsamı ve başlangıç tarihi ayrıca belirlenebilecek.


