Dêrsim’de 24’üncüsü, “Hafıza ve Özgür Yaşam için İnancımıza Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali çeşitli program ve etkinliklerle devam ediyor. Festival 2'nci gününde farklı konularda panellerle sürerken akşam saatlerinde ise konser programı gerçekleştirildi. Sihenk’te bulunan Atatürk parkında gerçekleştirilen konserse binlerce yurttaş katıldı. Konser boyunca sık sık, “Jin, jiyan, azadî” ile “Gülistan Doku Nerede” sloganları atıldı.

Konser programı, Çocuk Korosunun Kirmanckî eserleri seslendirmesi ile başladı. Çocukların seslendirdiği Kirmanckî eserler yurttaşlara keyifli anlar yaşattı.

‘DOĞA İLE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMANIN FESTİVALİ’

Dêrsim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Başkanı Yaşar Gelincik, festivalin anlam ve önemine dikkat çekti. Yaşar Gelincik, “Dersim’in tarihi güzelliklerin tarihi değildir, büyük acılar ve katliamlar yaşamış, yurdundan koparılmış halklar yok sayılmıştır. Bütün bunlara rağmen diz çökmeyen Dersimlilerdir, dinini kültürünü, inancını yaşamıştır. Bu festival inkara ve özel politikalara karşı, ‘Buradayız’ diyenlerin ortak sesidir. Gerçekle yüzleşmeden adalet olmaz, adalet olmadan barış olmaz barış olmadan da ortak gelecek kurulamaz. Munzur’dan süzülen ve Fırat’a kadar uzanan kaynak yaşam kaynağı olmuştur. Bu nedenle Munzur’a sahip çıkmak yalnızca bir çevre meselesi değildir, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi koruma meselesidir. Dünyanın dört bir yanında iklim krizi insanların geleceğini tehdit ediyor, Dersim coğrafyası farklı müdahalelere maruz kalıyor, bizler de geleceğe buraları emanet edecek kişileriz, burayı korumak zorundayız. Bu festival birbirini dinlemenin, dayanışmanın doğa ile barış içinde yaşamının festivalidir” diye konuştu.

Dedeoğulları ailesinin evi için imar değişikliği kararı
Dedeoğulları ailesinin evi için imar değişikliği kararı
İçeriği Görüntüle

BU TOPRAKLAR SATILIK DEĞİLDİR’

Yaşar Gelincik’in konuşmasının ardından festival konserinin basın açıklaması okundu. Açıklamanın Kirmançkî’sini Ümit Karabulut okurken, Türkçesini ise Yusuf Topçu okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “24 yıldır buradayız, yasakladılar, durdurmaya çalıştılar olmadı. Çünkü Munzur festivali halaylardan ibaret değildir, devletin yok saydığı kültüre inanca buradayız diyen iradedir. Bugün de buradayız bu halk yoksulluğa gençler umutsuzluğa terk edilemez. Dersim özel savaşın laboratuvarı oldu. İnsanı kendi toprağından sürgün edildi. Bu toprağın hafızasını silmek istediler, sürgüne gönderilen her aile bugün burada daha gür bir haykırışa dönüştü. Eğer örgütlenmezsen seni haritadan silerler, o yüzden buradayız. Tankın yerini başka şey aldı, talan her dağda derede maden şirketi cirit atıyor. Bu toprak satılık değildir, Munzur’a dokunan el kırılsın.”

Yapılan açıklamanın ardından Zele Mele sahne aldı.

‘YOZLAŞMIŞLIK SON BULSUN’

Zele Mele’nin konserinden sonra yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eşbaşkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak konuşma gerçekleştirdi. Burada ilk olarak konuşan Birsen Orhan, “Yasaklananlarla beraber 26 yıllık bir serüven, kültürle ilgili bir müjde ile başlamak istiyorum. Mameki Kültür merkezi halkımıza hayırlı olsun. 26 yıllık serüven dedik, yasak ve ablukalarla tüm engellemelere rağmen bu festival kutlandı. Bugün bile bu engellemeler ile karşı karşıyayız, neden yapıyorlar buradaki coşkunun insanlara ulaşmasından korkuyorlar. Sadece sistemin engellemeleri ile karşılaşmadık, bireysel çıkarlarını burada çıkarmak isteyen boykotçular çıktı, bakın Dersim’in dostları burada. Dersim barosu da bunu yaptı, bu festivali boykot etmeye hakkınız yok. Halkın iradesi gasp edilmiş durumda, kayyım atadılar bir de kayyıma kayyım atadılar, kadın merkezlerimiz pasifleştirildi. Siz iki dönem bu belediyeye kayyım atadınız ama halk iradesinden vazgeçmiyor. Gençler göç ettirildi, maden ocakları ile doğa talan edildi. Çeteleşme uyuşturucu, fuhuş bu kentte can bulmuş durumda. Bizler bu yozlaşmışlık son bulsun istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Konuşmaların ardından sık sık, “Jin, jiyan, azadi”, “Gülistan Doku Nerede” sloganları atıldı.

‘KAYYIMIN HALKIN İRADESİNDEN ELİNİ ÇEKMESİ GEREKİR’

Ardından söz alan Cevdet Konak, kayyımın gasplarına karşı mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Kayyımların bu coğrafyaya verdiği zararı 1926 yılında Cemal Bardakçı döneminden bilir. 1936 yılında dersimde bebek çocuk kadın yaşlı demeden herkesi ölüme götüren ve bu coğrafyada canlı bırakmayan Abdullah Alpdoğanlardan bilir. Dersimliler ve dostları 100 yıldır bu coğrafyada yaşadığı acılardan bilir. Seçme ve seçilme hakkımız, irademiz gasp edilmiştir. Barış ve demokratik toplum sürecinin güçlendiği bu dönemde barışı daha da güçlendirmek için kayyımın halkın iradesinden ellerini çekmesi gerekir. Bizler kayyımın bütün gasplarına karşı her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. Halkımızın bize yüklediği sorumluluk budur” dedi.

Eşbaşkanların konuşmasının ardından Agire Jiyan sahne aldı. Bu esnada halk büyük bir coşku ile halaylara durdu. Agire Jiyan’ın konserinin ardından Petra Nachtamova sahne aldı.

Kaynak: MA