X sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Karabulut, hakikate ulaşmanın yolunun iddia sahiplerini susturmak değil, bağımsız bir soruşturma yürütmek olduğunu vurguladı.

Karabulut, "Bir kurum hakkındaki iddiaların yargı önünde araştırılması, hem gerçeğe ulaşmak hem de şüphelilerin masumiyet karinesini korumak için bir gerekliliktir” ifadelerini kullandı.

"KAMU VİCDANINDA ÖRTBAS ALGISI YARATIYOR"

Erişim engellerinin kamuoyunda güvensizlik yarattığını belirten Karabulut, "Ciddi iddialar araştırılmak yerine hesaplara engel getirilmesi, hakikatin araştırılmasından ziyade iddiaların görünürlüğünün engellendiği algısını doğurur. Hukuk devletinde çözüm iddiaları susturmak değil, üzerine kararlılıkla gitmektir. Aksine tutumlar, kamu vicdanında 'pasif örtbas' görüntüsü yaratır” dedi.

NE OLMUŞTU?

Van'da 27 Eylül 2024'ten itibaren kendisinden haber alınamayan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 15 Ekim 2024'te Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım Mahallesi'nde Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu.

İnan Naki Almanya'ya geri gönderildi
İnan Naki Almanya'ya geri gönderildi
İçeriği Görüntüle

Van Adli Tıp Kurumu’ndaki ön otopsi işlemlerinin ardından Kabaiş'in cesedinden alınan numuneler, kesin ölüm nedeninin tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti. Kabaiş'in cenazesi, 16 Ekim'de Diyarbakır'da toprağa verilmişti.

Soruşturma dosyasına göre otopsi sürecinde Rojin’in bedeninden 79 sürüntü örneği alındı. İlk incelemeler Van ve Diyarbakır’daki Adli Tıp birimlerinde yapıldı. Hazırlanan raporlarda bu örneklerden ikisinin “erkek” profili olduğu belirtildi.

Ardından savcılık daha ayrıntılı bir rapor için İstanbul’daki Adli Tıp Kurumu’nun ihtisas dairesine başvurdu. Buradan çıkan ve soruşturma dosyasına giren kapsamlı raporda da bu durum teyit edildi.

Bu iki DNA örneğinin Rojin’in bedenine nasıl geçtiği henüz belirlenemedi. Savcılık herhangi bir cinsel saldırı bulgusu tespit edilemediği için “bulaşma” ihtimali üzerinde duruyor. Soruşturma sürecinde bu iki DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemek için 50’den fazla kişinin DNA örneğini aldı.

Bu kişiler arasında olay yeri incelemesini yapan kolluk görevlileri, cesedi taşıyan görevliler ve otopsiyi yapan Adli Tıp uzmanları da bulunuyor. Ancak bu iki DNA henüz hiçbiriyle eşleşmedi. 42 kişinin de ifadesi alındı.

Son olarak, Kabaiş ailesinin şüphe ve iddiaları üzerine savcılık talimatıyla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli’den de DNA örnekleri alınmıştı. Yürütülen Adli Tıp incelemelerinin ardından merakla beklenen test sonuçları netleşti.

Tv100'ün haberine göre, yapılan incelemeler sonucunda Hamdullah Şevli ve yeğeni Enes Şevli’den alınan DNA örnekleri ile Rojin Kabaiş’in üzerinde bulunan DNA profilleri uyuşmadı.

Kaynak: HABER MERKEZİ