HABER-Güneş OCAĞA

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Travma Çalışmaları Derneği ve Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu iş birliğiyle hayata geçirilen “Söz Almak: Toplumsal Hafıza, Tanıklık ve Travma Sempozyumu” Ali Emiri Konferans Salonu'nda düzenlendi.

“DİYABAKIR’DA HAFIZA İNSANLARIN ZİHİNLERİNDEDİR”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, “Söz Almak” başlıklı sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, sempozyumun Diyarbakır’da gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekerek, kentin toplumsal hafızasının yalnızca kitaplarda ve arşivlerde değil, insanların yaşamında, bedenlerinde, zihinlerinde ve duygularında varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Bucak, “Bu kent, toplumsal hafızanın sadece kitaplarda, arşivlerde, yazılarda kaldığı bir kent değil; aynı zamanda mahallelerde, sokaklarda, insanların bedenlerinde, zihinlerinde, duygularında yaşayan bir kent. Zorunlu göçün, kayıpların, yok saymanın, yasın ve bekleyişin izleri var bu toplumda ve hiçbiri geçmişte kalmadı” dedi.

Diyarbakır'da yağış hayatı olumsuz etkiledi
Diyarbakır'da yağış hayatı olumsuz etkiledi
İçeriği Görüntüle

Serra Bucak3-5

Toplumsal hafızanın kuşaktan kuşağa aktarıldığını ifade eden Bucak, “Annelerin anlattığı hikayelerin, dengbêjlerin sesinin, mahalle dayanışmasının ve yas etrafında gelişen buluşmaların resmi kayıtların dışında kalan önemli bir hafıza kaynağıdır” dedi.

Bucak, “Toplumsal hafızayı, travmayı ve tanıklık meselesini Amed’de konuşuyor olmak, bu bilginin üretildiği yerde, bu deneyimin yaşandığı yerde konuşuyor olmak çok önemli. İçeriden konuşmak, dışarıdan konuşmamayı tercih etmek istiyoruz. Bu sempozyumun temel bilinci de budur: İçeriden konuşmak, içeriden söz almak” ifadelerini kullandı.

“İYİLEŞME KOLLEKTİF BİR MESELEDİR”

Travmanın yalnızca bireysel ve ruhsal bir mesele olarak ele alınamayacağını vurgulayan Bucak, zorla kaybetmelerin, yerinden edilmelerin, dil üzerindeki baskıların ve toplumsal-politik müdahalelerin etkilerinin kuşaklar boyunca sürdüğüne dikkat çekti.

Serra Bucak2-12

SOKAKLARIN HAFIZASI VARDIR

Ardından söz alan Travma Çalışmaları Derneği Başkanı Nergiz Özdemir Eke, toplumsal hafıza, tanıklık ve travma arasındaki ilişkiye dikkat çekerek bireysel ruh sağlığının toplumsal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile birlikte düzenlenen sempozyumun “Söz Almak: Toplumsal Hafıza, Tanıklık ve Travma” başlığını taşımasının önemine değinen Eke, söz almanın yalnızca konuşmak anlamına gelmediğini belirtti.

Eke, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“İnsan ruh sağlığı ve iyilik hali; yaşadığı toplumdan, ilişkilerinden ve maruz kaldığı koşullardan bağımsız düşünülemez. Bugünkü sempozyumumuzun başlığını da bu nedenle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile birlikte ‘Söz Almak: Toplumsal Hafıza, Tanıklık ve Travma’ olarak belirledik. Söz almak bizim için yalnızca konuşmak değildir. Bazen unutulmuş bir hikâyeyi hatırlamak, bazen duyulmayan bir sese kulak vermek, bazen de başkasının sessizliğini anlamak, ona saygı gösterebilmek ve suskunluğuna eşlik edebilmektir.
Biz, bireysel ve toplumsal ruh sağlığı alanında çalışanlar olarak psikoterapi odalarımızda dinlediğimiz pek çok hikâyenin aslında o odanın sınırlarını aşan bir gerçekliği olduğunu biliyoruz. Bireysel görünen acıların içinde ailelerin, kuşakların, şehirlerin ve toplumların da hikâyeleri var.Bu nedenle travma üzerine düşünürken kaybı, yası, yerinden edilmeyi, zorunlu göçü, dili, kimliği, aidiyeti ve adaleti birbirinden ayrı ele alamıyoruz. Bütün bunları Diyarbakır’da, konuşmanın ayrıca önemli olduğunu düşünüyoruz.
Sokakların, evlerin, dillerin, meydanların, yakılanların, yıkılanların ve geride kalanların da hafızası vardır. Bu şehir, farklı dönemlerden pek çok hikâyeyi, kaybı, suskunluğu ve tanıklığı bir arada taşımaktadır.”

Muhabir: Güneş OCAĞA