Van Büyükşehir Belediyesi Şubat Ayı Meclis Toplantısı, halkın, sivil toplum örgütlerinin ve siyasi parti temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantı, Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu'nda yapıldı. Toplantıda, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde bugüne kadar yaşanan süreci konu alan sinevizyon gösterimiyle başladı.
Sinevizyonun ardından söz alan görevden alınarak yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Abdullah Zeydan, Abdullah Öcalan'ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın barışla sonuçlanması temennisini dile getirdi. 15 Şubat'ta Van Büyükşehir Belediyesi'ne kayyım atandığını hatırlatan Zeydan, aynı tarihin Abdullah Öcalan'a yönelik uluslararası komplonun yıl dönümü olduğunu belirterek, bu durumun tesadüf olmadığını ifade etti. Rojava'ya dönük uluslararası saldırılarla kayyım uygulamalarını aynı siyasal hattın parçası olarak değerlendiren Zeydan, Kürt halkının ulusal birlik ve direnişle bu sürece yanıt verdiğini söyledi. Direnişin öznesinin halk olduğunu vurgulayan Zeydan, "Katliam, gözaltı ve sürgün politikaları Kürt halkını diz çöktüremedi. Bu halk irade sahibidir" dedi.
Kayyım yönetimini kadın, ekoloji ve barış karşıtı bir anlayış olarak niteleyen Zeydan, halkın kararlılığıyla bu uygulamaların son bulacağını ifade etti.
KAYYIM DÖNEMİ TAHRİBATI RAPORLA ANLATILDI
Zeydan'ın konuşmasının ardından, belediye yönetiminin görev süresince yürüttüğü çalışmalar ile kayyım döneminde oluşan tahribatın yer aldığı rapor okundu. Raporda, hizmetlerin durdurulması, projelerin askıya alınması ve kurumsal yapıda yaşanan değişimlere dikkat çekildi. Rapor sunumunun ardından katılımcılar söz alarak değerlendirmelerde bulundu.
'KAYYIM SADECE İDARİ BİR İŞLEM DEĞİLDİR'
Toplantının devamında konuşan Eşbaşkan Neslihan Şedal, savundukları çok dilli, çok kültürlü ve farklı kimliklerin bir arada özgürce yaşayabileceği demokratik toplum paradigmasını yerel yönetimlerde hayata geçirmeye çalıştıklarını belirtti. Van Büyükşehir Belediyesi'nde yürütülen kadın odaklı ve kolektif akla dayalı çalışmaların hedef alındığını ifade eden Şedal, kayyım atamasının temel nedenlerinden birinin de bu anlayış olduğunu söyledi. Kayyım uygulamasının yalnızca idari bir tasarruf değil, halkın iradesini ortadan kaldırmaya dönük bir mekanizma olduğunu ilk günden bu yana dile getirdiklerini vurguladı. Kadın özgürlükçü paradigma doğrultusunda herkesin dahil olduğu bir yaşam modelini inşa etmeye çalıştıklarını belirten Şedal, militarist ve eril anlayışa karşı kolektif mücadeleyi büyüttükçe başarı kazandıklarını ifade etti.
'KAYYIMIN TAHRİBATINI HER YERDE GÖRÜYORUZ'
Ardından konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, "Kayyımın tahribatlarını her yönüyle bu kentte görüyoruz. Kadın, çocuk ve kültürel anlamda yapılan tüm çalışmalar kayyım tarafından bitirildi. Kayyım rejimi bu alanlarda çalışmaların yapılmasını istiyor. Halk kayyımın çalışmalarına onay verseydi bu kentte 14 belediyenin tamamı alınmazdı" dedi.
Toplantıda söz alan sivil toplum örgütlerinin temsilcisi, kayyım politikasının kentlere ve halk idaresine yönelik olumsuz yönlerini sıralayarak, uygulamanın derhal sonlandırılmasını istedi.
Toplantı, toplu resim çekiminin ardından sona erdi.




