Van Emek ve Demokrasi Platformu ve Van Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Van AVM arkasında bir araya gelen yüzlerce kişiye kentte bulunan sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de katıldı.
Van Barış Anneleri Meclisi üyesi anneler ve kadınların öncülük ettiği yürüyüşte Kitle yürüyüş boyunca sloganlar attı. Telefon ışıkları yakılarak yapılan yürüyüşe çevredeki yurttaşlar da alkış ve zılgıtlarla destek verdi.
Kent meydanına doğru yapılan yürüyüşte binlere ulaşan kitle, burada basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Van Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Van Dönem Sözcüsü Şahin Karakoyun, barışın sadece silahların susması olmadığını belirtti. Karakoyun, barış için atılması gereken adımları şöyle sıraladı: "Hapishanelerdeki siyasi mahpusların serbest bırakılması, TMK yasasının kaldırılması, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, Kürt halkının kimlik, dil ve kültürel haklarının güvence altına alınması, Kürtçenin anadilinde eğitim dili olarak kullanılmasının yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulması, anadilinde eğitim hakkının önündeki bütün engellerin kaldırılması, kayyım uygulamalarına son verilerek halkın seçilmiş iradesine saygı gösterilmesini, hasta mahpusların tahliye edilmesi, AİHM ve AYM kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerin eksiksiz uygulanması, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin hukuki ve anayasal güvencelerle kalıcı hale getirilmesini talep ediyoruz."
'BARIŞI SAĞLAYACAK KİŞİ SAYIN ÖCALAN'DIR'
Barış annesi Hanife Kaçak, “Biz barışa hazırız. Bu barışı sağlayacak da Sayın Abdullah Öcalan’dır. Kendisi yıllarca tecrit altındaydı. Hala tecrit altında tutuluyor. Biz başta O olmak üzere tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE YENİ BİR FIRSAT VAR'
Demokratik Kurumlar Platformu ortak basın metnini okuyan Wan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Eşbaşkanı Rengin Karabulut, "Bugün yalnızca savaşa karşı çıkmanın değil, barışı kurma ve toplumsallaştırma irademizi büyütmenin günüdür. Çünkü biliyoruz, barış, sadece silahların susması, çatışma ve savaşın olmaması değildir. Toplumsal barış; demokrasidir, eşitliktir, özgürlüktür, adalettir" dedi. Kürt halkının çatışmalı süreçler ve savaş sebebiyle baskı politikalarının hedefi olduğunu dile getiren Rengin Karabulut, "Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’nin önünde tarihi bir tercih var. Bizler geçmişin çatışma, inkâr ve güvenlikçi politikalarına karşı demokratik toplumun, eşit yurttaşlığın ve kalıcı barışın yolunu birlikte açacağız. Bizim tercihimiz nettir. Savaşa karşı barışı, inkâra karşı eşitliği, baskıya karşı özgürlüğü, sömürüye karşı emeğin hakkını, tekçiliğe karşı çoğulculuğu ve ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık hukukunu savunuyoruz" diye konuştu.
Konuşmalar ardından açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.





