Yas-ı Matem (Muharrem) orucu 16 Haziran itibarıyla tutulmaya başladı. 27 Haziran 2026 Cumartesi gününe denk gelen 12. günde tamamlanacak olan Yası-ı Matem (Muharrem) orucundan sonra Aşure pişirilerek lokmalar pay edilecek.

Yaz sıcağında sessiz sedasız tutulan Yas-ı Matem (Muharrem) orucunda 3 gün geride kaldı. Alevi inancına göre Muharrem ayının 10'uncu günü, Hazreti Hüseyin'in 10 Muharrem 61 Hicri (10 Ekim 680) tarihinde Kerbela'da Emevi Halifesi Yezid'in ordusu tarafından şehit edildiği gün olarak kabul ediliyor. Bu nedenle Muharrem ayı boyunca tutulan oruç, aynı zamanda Kerbela şehitleri için yas ve matem anlamı taşıyor.

Özgür Özel dahil 12 dokunulmazlık dosyası Mecliste
Özgür Özel dahil 12 dokunulmazlık dosyası Mecliste
İçeriği Görüntüle

“ADALET OLSAYDI KERBELA OLMAZDI”

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olarak görülmemesi gerektiğini belirterek adalet vurgusu yaptı.

Yas Matem Muharrem

“Derler ki bir devletin dili, inancı ne olmalı? Adalet olmalı” diyen Fırat, “Maalesef biz bu coğrafyada adaleti hiçbir zaman görmedik. Eğer adalet olsaydı bu acılar yaşanmazdı. Adalet olsaydı Hazreti Hüseyin ve yarenleri Kerbela’da katledilmezdi” ifadelerini kullandı.

Toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken Fırat, halkların birbirinin elini tutması gerektiğini belirterek, “Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, Araplar, Çerkesler, inananlar ve inanmayanlar olarak birbirimizin Hızır’ı olabilseydik bugün bu acıları yaşamıyor olurduk” dedi.

“KERBELA’NIN MESAJI HALA GÜNCEL”

Semavi dinlerin temelinde zorlamanın olmadığını vurgulayan Fırat, iktidarların ve baskıcı yönetimlerin din ve inançları kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak halklara acılar yaşattığını söyledi.

Kerbela’nın üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen Hazreti Hüseyin’in adının hala halkların vicdanında yaşadığını belirten Fırat, “Nice devletler kuruldu, nice saltanatlar yıkıldı. Ancak Hüseyin’in adı bugün de yüreklerde yaşamaya devam ediyor. Hüseyin dediğimizde zulme karşı direnişi, onurlu yaşamı ve hakikat mücadelesini hatırlarız” diye konuştu.

Alevi toplumunun tarih boyunca katliamlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Fırat, Kerbela’nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi değil, insanlık tarihinin en büyük ahlaki sorgulamalarından biri olduğunu söyledi.

Kaynak: PİRHA