HABER-Mehmet TÜRK
Amedspor Kulüp Başkanı Avukat Nahit Eren, kulübün ekonomik yapısı ve Diyarbakır iş dünyasının Amedspor’a katkısına ilişkin tartışmalara açıklık getirirken, kulübün bugünlere gelmesinde yalnızca iş insanlarının değil, Diyarbakır’daki sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları, sendikalar ve toplumun farklı kesimlerinin ortak dayanışmasının belirleyici olduğunu söyledi.
ASP Medya’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Nahit Eren, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya’nın “Diyarbakır’da iş camiası olmasaydı Amedspor diye bir kulüp olmayabilirdi” şeklindeki değerlendirmesi ve bunun sosyal medyada yarattığı tartışmalarla ilgili soruyu yanıtladı.

Amedspor’un yönetim anlayışının “ortak kültür ve ortak akıl” üzerine kurulduğunu belirten Eren, kulübün karar süreçlerinde istişare kurulunun önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Eren, “İstişare kurulunun da kendine göre bir yürütme kurulu var. Zaman zaman karar süreçlerinde, belirli konu başlıklarındaki stratejik hedeflerde istişare ederek ortaklaşıyoruz. Burada bir karar dayatmasından bahsetmiyoruz. Oturup kulübün geleceğine yön verecek önemli konu başlıklarında her zaman bir ortaklaşma söz konusu” dedi.
“İSTİŞARE KURULUNUN ROLÜ UNUTULMAMALI”
Kulübün icrai kararlarının yönetim kurulu tarafından alındığını vurgulayan Eren, özellikle Amedspor’un ekonomik ve mali geleceğinin şekillenmesi ile risk analizlerinde istişare kurulunun önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Eren, “Yönetim kurulu icrai mahiyetindeki karar süreçlerini kendisi yürütüyor. Ancak stratejik belirlemelerde, özellikle kulübün ekonomik mali geleceğinin şekillenmesinde ya da risk analizlerinde istişare kurulumuzun rolü unutulmamalı. Bu konuda istişare yürütmesinin çok büyük emek ve katkıları var ve devam ediyor” diye konuştu.

“SADECE İŞ İNSANLARI DEĞİL, BÜTÜN KENT AMEDSPOR’A KALKAN OLDU”
Mehmet Kaya’nın açıklamalarının kamuoyuna nasıl aktarıldığını bilmediğini belirten Eren, Amedspor’un geçmişte karşı karşıya kaldığı zor süreçlerde Diyarbakır’daki farklı kurumların kulübün yanında durduğuna dikkat çekti.
Eren, “Benim buradan anladığım, Diyarbakır’daki sadece iş insanları değil. Bir bütün olarak bu kentteki sivil toplumun, meslek örgütlerinin, iş örgütlerinin, sendikalarının, barosundan tutun İnsan Hakları Derneği’ne kadar o zor süreçlerde bütün kurumlarımız Amedspor’a bir kalkan görevi gördü. Zaten istişare kurulu kültürü de oradan gelişti” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de geçmişte Diyarbakır Barosu yönetiminde ve başkanlığında görev yaptığını hatırlatan Eren, istişare kurulunda bireysel değil, kurumsal temsiliyetin esas olduğunu söyledi.
“Her meslek ve her sivil toplum örgüt temsilcisi istişare kurulunda yer ediniyor. Orada bir kurumsal temsiliyet var, bireysel değil” diyen Eren, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya’nın da kurum başkanı sıfatıyla istişare kurulunda yer aldığını belirtti.
“AMEDSPOR’UN BÜTÇESİNDEKİ BAĞIŞ SADECE İŞ İNSANLARININ PARASI DEĞİL”
Son kongrede kulüp bütçesinin yaklaşık yüzde 71’inin bağışlardan oluştuğu yönündeki değerlendirmeye de değinen Eren, bu rakamın yalnızca Diyarbakır’daki iş insanlarının katkısı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Eren, Amedspor’a toplumun farklı kesimlerinden insanların destek verdiğini belirterek, “Bu sadece iş insanlarının bağışından bahsettiğimiz bir durum değil. Bu kulübe hiç tanımadığımız insanlar hesaplarına bağış yapıyor. SMS kampanyası oluyor. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımızın katkıları oluyor. Buradaki bağış sadece Diyarbakır’daki iş insanlarını kapsamıyor” dedi.
Amedspor’a destek verenler arasında öğretmenden simit satan gence kadar toplumun farklı kesimlerinin bulunduğunu ifade eden Eren, Diyarbakır’daki iş insanları ve meslek örgütlerinin katkılarının ise kulüp açısından son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
“SİVİL TOPLUMUN ROLÜ KULUBÜ SALDIRILARA KARŞI YALNIZ BIRAKMAMAKTI”
Amedspor’un geçmişte yaşadığı zorlu dönemlere de dikkat çeken Eren, Diyarbakır Barosu başkanlığı döneminde kulüple kurduğu temaslardan örnek verdi. Eren, “Benim son Amedspor’a Diyarbakır Barosu’ndan doğrudan kurduğum temasta sivil toplumun rolü, önemi; bu kulübü dışa karşı koruma, saldırılara karşı yalnız bırakmama ve maddi ve manevi destek açısından kulübün yanında olmaktı. Bu bir model oluşturdu” ifadelerini kullandı.
Bu dayanışma modelinin farklı çevreler tarafından da takdir edildiğini belirten Eren, Amedspor’un büyük bir camia haline gelmesinde bu ortak kültürün önemli rol oynadığını söyledi.
“DİĞER KULÜPLERİN İMRENEREK BAKTIĞI BİR POZİSYON”
Amedspor’un kentle kurduğu bağın kulübü farklı bir noktaya taşıdığını belirten Nahit Eren, “Bir Amedspor’un büyük bir camia olmasını da dışarıda diğer kulüplerin imrenerek baktığı bir pozisyon ya da durum olarak görüyorum. Ben bu anlamda bunu kıymetli görürüm ve bu kültürün de devam etmesi gerektiğine inananlardanım” dedi.
Eren, Amedspor’un geleceğinde “birlikte yönetme” anlayışının önemine dikkat çekerek, kentin tüm dinamiklerinin kulüpte söz sahibi olmasının ancak yönetim kurulunun icrai ve yönetsel özgünlüğü korunarak sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
“BU ORTAK KÜLTÜR DEMOKRATİK OLGUNLUĞU DA KARŞILIYOR”
Amedspor’un kent aidiyeti ve bölge aidiyetinin güçlü olduğunu belirten Eren, insanların kulüp içerisinde yer almasının demokratik süreçlerle gerçekleşmesinin önemine vurgu yaptı. Eren, genel kurulların, yönetim listelerinin ve başkan adaylarının oluşum süreçlerinin de bu ortak kültürün bir parçası olduğunu belirterek, “Herkesin bir araya gelerek hem yönetsel listelerin oluşması, başkanlık aday aday profilleri üzerinden karşılıklı görüş alışverişlerinin yapılması da bence demokratik kültür aynı zamanda” diye konuştu.
Nahit Eren’in açıklamaları, Amedspor’un ekonomik yapısında Diyarbakır iş dünyasının katkısını kabul ederken, kulübün geleceğinin yalnızca iş insanlarının desteğine indirgenemeyeceği ve Amedspor’un kentteki çok daha geniş bir toplumsal dayanışmanın ürünü olduğu mesajını ortaya koydu.



