HABER-Mehmet TÜRK
Diyarbakır Kitap Fuarı’na “İsrail Kooperatifçiliği” adlı kitabıyla katılan Kürt siyasetçi ve yazar Yüksel Avşar, fuarın dördüncü gününde kitaplara ve gençlerin okuma ilgisine ilişkin gözlemlerini paylaşırken, Türkiye ve Ortadoğu’nun ekonomik sorunlarına da dikkat çekti. Avşar, 1977 yılında hazırladığı tez çalışmasının bugün Türkiye için önemli bir model ortaya koyduğunu belirterek, “Toprak bol, üretim yok. Her yere inşaat yapamazsınız” dedi.
Diyarbakır’da İsrail Kooperatifçiliği önerisihttps://t.co/ymEGGU6Wen pic.twitter.com/qb2BI3gazQ
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) September 30, 2026
DOZ Yayınları tarafından yayımlanan “İsrail Kooperatifçiliği” kitabıyla Diyarbakır Kitap Fuarı’na katılan Yüksel Avşar, fuarın beklediğinin altında bir ilgiyle karşılaştığını söyledi. Özellikle gençlerin kitaplara ilgisinin kendisini düşündürdüğünü belirten Avşar, kitaplarına yönelik ilginin bulunduğunu ancak bunun genel tabloyu değiştirmeye yetmediğini ifade etti.
“KURU KALABALIK VAR”
Fuarın dördüncü günündeki gözlemlerini değerlendiren Avşar, Türkiye genelindeki okuma alışkanlığına ilişkin kaygısını dile getirdi.
Avşar, “Tahmin ettiğimin çok ötesinde bir olumsuzlukla karşılaştım. İnsanlar ancak kuru kalabalık yapıyorlar. Milli Eğitim’in de burada kitap standı var. Dolayısıyla talebeler daha bir kalabalık. Okuma oranı son derece düşük. Gerçi benim kitaplarıma ilgi var ama bu kurtarıcı bir şey değil. Genelde okuma oranı düşmüş vaziyette. Türkiye geneli olarak bunu yansıtabiliriz” dedi.

Gençlerin toplumun geleceği olduğunu vurgulayan Avşar, özellikle bölgedeki gençlerin daha fazla okuması gerektiğini söyledi.
Avşar, “Özellikle Kürdistan coğrafyasında gençlerin okuması gerekiyor. Bir şeyleri çok net bilmesi gerekiyor. Ancak bunu göremedim. Ama yine de ümit var, olabilir bir şey” ifadelerini kullandı.
1977’DEKİ TEZİNİ BUGÜNE TAŞIDI
“İsrail Kooperatifçiliği” kitabının aslında 1977 yılında hazırladığı tez çalışmasına dayandığını belirten Avşar, çalışmayı Ortadoğu ve Kürt coğrafyasının ekonomik sorunlarını düşünerek hazırladığını söyledi.
Avşar, İsrail’deki kibbutz ve moşav modellerini siyasi açıdan değil, ekonomik yapılanma ve üretim modeli açısından ele aldığını belirterek, “Ben bunun ekonomisiyle ilgiliyim. Politik yönü beni ilgilendirmiyor. Daha çok ekonomik gözle bakmak istiyorum” dedi.

Kibbutzların İsrail ekonomisinin kuruluş döneminde önemli rol oynadığını savunan Avşar, bu yapılanmaların katı kapitalizm ile katı komünizm arasında farklı bir ekonomik örgütlenme modeli ortaya koyduğunu ifade etti.
“DAYANIŞMA VE FEDAKÂRLIK EKONOMİYE KATKI SAĞLADI”
Kooperatif yapılanmalarında dayanışma, bütünleşme, fedakârlık ve dürüstlüğün önemine dikkat çeken Avşar, özellikle üretim alanında geliştirilen yöntemlerin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Sulama sistemlerinden deniz suyunun arıtılarak tarımda kullanılmasına kadar çeşitli uygulamaların üretim kapasitesine katkı sunduğunu belirten Avşar, kooperatifçilik anlayışının Ortadoğu için de değerlendirilebilecek bir model olduğunu savundu.
Moşavlarda ise aile yapısının daha fazla öne çıktığını belirten Avşar, mülkiyetin de aile yapısının korunması ve üretimin sürdürülmesi çerçevesinde ele alındığını ifade etti.
“TÜRKİYE İÇİN ROL MODEL OLABİLİR”
Avşar, söz konusu modelin Türkiye’de özellikle tarım ve üretim politikaları açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Türkiye için bana göre rol model olmalı” diyen Avşar, tarım alanlarının yapılaşmaya açılmasına tepki göstererek, “Toprak bol, üretim yok. Korkunç bir şey. Her yere siz inşaat yapamazsınız. İnsanların ekin yaptığı yere inşaat yapıyorsunuz. Bu korkunç bir şey” ifadelerini kullandı.
Tarım alanlarının, yerleşim alanlarının ve hayvancılık için kullanılan otlakların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Avşar, yanlış arazi kullanımının uzun vadede toprağın verimliliğini de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Avşar, “Bir hayvanı senelerce bir yerde otlatırsanız oradaki otun kökü gider. Her şey gider. Kıraç toprak yaratırsınız” dedi.
“YEREL YÖNETİMLERE BİLA BEDEL DESTEK VERİRİM”
Kooperatifçilik konusunda sahip olduğu birikimi yerel yönetimlerle paylaşmaya hazır olduğunu da belirten Avşar, kendisine danışılması halinde herhangi bir karşılık beklemeden katkı sunabileceğini söyledi.
Avşar, “Yerel yönetimler bana danışırlarsa, beni kaideye alırlarsa, ciddiye alırlarsa elbette ki ben seve seve bila bedel yardımda bulunurum. Niçin bulunmayayım? Bu benim 1977’deki tez programım ve benim hayalim” diye konuştu.
Kooperatifçiliğin yalnızca birkaç kişinin bir araya gelerek konut inşa etmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Avşar, sistemin özünün dayanışma olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben bunu isterim. Benim gibi insanlar bana katılsın, birlikte bu iş olsun. Zaten bu dayanışma işidir, gönül işidir kooperatifçilik. Kalkıp üç insanın bir araya gelip bir yerleşim yerinde inşaat yapması değildir. Kooperatif çok yozlaşmış.”
Avşar’ın açıklamaları, Diyarbakır Kitap Fuarı’nın kitap ve okuma kültürünün yanı sıra tarım, üretim, kooperatifçilik ve bölgesel kalkınma tartışmalarına da zemin oluşturduğunu ortaya koydu.



