Mehmet TÜRK Yazdı

Irkçı saldırıların gölgesinde, kapalı tribünlerin önünde, deplasmanların baskısında yoluna devam eden Amedspor, Samsun’da liderlik inadını sürdürdü. İnancını, direncini ve zirve iddiasını da ortaya koydu. Kürtlerin büyük bölümünün kendi renklerinde ortak bir heyecan bulduğu Yeşil-Kırmızılı ekip, şimdi Süper Lig’in zirvesinden, liderlik bayrağını sallıyor.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü8

Amedspor’un Samsunspor deplasmanında elde ettiği 2-1’lik galibiyeti hikayenin en önemli en küçük bölümünü oluşturuyor. Çünkü Amedspor’un mücadelesi, doksan dakika boyunca sahada yaşananlarla sınırlı değil. Bu takımın arkasında Diyarbakır’ın futbol sevdası, Kürtlerin kimlikleriyle kurduğu bağ, deplasmanlarda karşılaştığı baskılar ve bütün bunlara rağmen büyüyen bir umut var.

Samsun’da yaşananlar, işte bu büyük hikayenin yeni bir sayfasıydı.

Maçın 21. (Diyarbakır plakası) dakikasında geriye düşen Amedspor, ardından iki takımın da kırmızı kartlarla on kişi kaldığı, sinirlerin ve mücadelenin yükseldiği bir karşılaşmada geri adım atmadı. Gift Orban’ın penaltı golüyle eşitliği yakaladı, Dia Saba’nın 83. dakikadaki vuruşuyla öne geçti. Son dakikalarda kaleci Lafont’un yaptığı kritik kurtarış ise bu galibiyetin üzerine atılan son imza oldu.

Düdük çaldığında tabelada Amedspor’un 2-1’lik üstünlüğü vardı. Puan hanesinde 20 yazıyordu. Süper Lig’de ise maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturmuştu. Ancak bu tabloyu anlamlı kılan, yalnızca zirveye çıkmak değil; o zirveye hangi koşullarda yüründüğüdür.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü4

BU TAKIM, KÜRTLERİN ORTAK HEYECANI

Amedspor, futbol sahasının sınırlarını aşan bir anlam taşıyor. Kürt kimliğinin görünürlüğü, Diyarbakır’ın toplumsal hafızası ve tribünlerde büyüyen aidiyet duygusu, bu takımı sıradan bir futbol kulübünün ötesine taşıyor. Kürtlerin önemli bir kesimi için Amedspor, kendi kimliğini ve duygularını bulduğu, sevinciyle sevindiği, üzüntüsüyle üzüldüğü bir takım.

Dünyanın farklı kentlerinde yaşayan Kürtlerin Amedspor’un maçlarını takip etmesi, gollerine sevinmesi ve sonuçlarını merakla beklemesi de bu bağın ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.

AMEDSPOR’UN BAŞARISI DİYARBAKIR’DA BAŞLAYIP, BURADA BİTMİYOR!

Amedspor’un başarısı bu nedenle Diyarbakır’da başlayıp Diyarbakır’da bitmiyor. İstanbul’dan Avrupa’ya, Kürtlerin yaşadığı farklı coğrafyalara uzanan bir heyecan yaratıyor. Yeşil-kırmızılı formanın her galibiyeti, yalnızca futbolseverlerin değil, bu renklere duygusal anlam yükleyen insanların da yüzünü güldürüyor.
Elbette hiçbir futbol takımı bütün bir halkın düşüncesini ve duygusunu tek başına temsil edemez. Ancak Amedspor’un Kürtler arasında güçlü bir ortak aidiyet ve dayanışma sembolüne dönüştüğü de inkar edilemez. İşte bu yüzden Amedspor kazandığında sevinç, bir maç sonucundan daha büyük yaşanıyor.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü3

DEPLASMANLARDA FUTBOLDAN DAHA FAZLASIYLA MÜCADELE

Amedspor’un hikayesinde madalyonun bir de karanlık yüzü var.

Takımın bazı deplasmanlarda karşılaştığı ırkçı söylemler, ayrımcı tutumlar ve tribünlerden yükselen hakaretler, futbolun birleştirici ruhuna zarar veriyor. Bir futbol takımının sahada yalnızca rakibiyle mücadele etmesi gerekirken kimliği üzerinden tartışmaların odağına yerleştirilmesi kabul edilemez. Amedspor’un karşılaştığı her ayrımcı tutum, aslında futbolun eşitlik ve kardeşlik iddiasına yönelmiş bir tehdittir. Ama Amedspor, bütün bunlara rağmen sahaya çıkıyor. Mücadelesini sürdürüyor. Kazandığında seviniyor, kaybettiğinde ayağa kalkıyor ve yoluna devam ediyor. Samsun’da da olan buydu.

Geriye düştü ama dağılmadı. Baskı altında kaldı ama teslim olmadı. Rakibinin sahasında, zor koşullarda, maçın son bölümüne kadar mücadele etti ve karşılığını aldı. Amedspor’un en güçlü mesajı belki de burada saklı: Kimliğiniz üzerinden sizi tartışmaya açanlara verilecek en anlamlı cevaplardan biri, sahada emeğinizle, futbolunuzla ve başarınızla var olmaktır.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü10

DİYARBAKIR’DA KAPALI TRİBÜNLER, DEPLASMANDA BÜYÜYEN UMUT

Amedspor’un bu sezonki yürüyüşünde dikkat çeken bir başka çelişki de tribünlerde yaşanıyor. Diyarbakır’da bazı maçlarda tribünlerin kapalı olması, taraftarların takımlarını destekleme imkânlarının kısıtlanması, Amedspor’un taraftarıyla kurduğu bağ açısından önemli bir sorun. Futbolun coşkusunun, tribünlerin sesiyle tamamlandığı düşünüldüğünde, bu eksiklik yalnızca seyirci sayısına ilişkin bir mesele değil.

Amedspor taraftarı, takımının en zor günlerinde de en güzel günlerinde de yanında olmak istiyor. Deplasmanlarda kilometrelerce yol giderek takımına destek veren, ekran başında doksan dakika boyunca heyecan yaşayan binlerce insanın beklentisi açık: Kendi sahasında takımını özgürce destekleyebilmek.

Amedspor’un Süper Lig’deki başarısı büyüdükçe Diyarbakır’daki futbol heyecanı da büyüyor. Bu heyecanın karşılığını bulması için taraftarın sesinin daha fazla duyulması, tribünlerin futbolun doğal parçası olarak görülmesi gerekiyor. Çünkü Amedspor’un gücü yalnızca on bir futbolcudan ibaret değil. O güç, arkasındaki büyük taraftar kitlesinde, şehrin sokaklarında ve bu renklere gönül verenlerin inancında da yatıyor.

ORBAN GOL ATIYOR, DİA SABA İMKANSIZI DENİYOR

Sahadaki hikâyenin başrolünde ise iki önemli isim var: Gift Orban ve Dia Saba.

Gift Orban, attığı gollerle Amedspor’un hücum gücünün en önemli parçalarından biri hâline geldi. Samsunspor karşısında kazandırdığı penaltıyı gole çeviren Nijeryalı futbolcunun gol sayısının sekize ulaşması, takımın hücum hattındaki etkisini ortaya koyuyor. Orban’ın en önemli özelliği, fırsatları sonuca dönüştürebilmesi.

Amedspor Samsunspor’u 2-1 yendi
Amedspor Samsunspor’u 2-1 yendi
İçeriği Görüntüle

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü5

Gol yollarındaki etkinliği, Amedspor’un zor maçlarda skor üretme kapasitesini artırıyor. Takımın zirve yarışında kalabilmesi için bu üretkenliğin devam etmesi büyük önem taşıyor.

Dia Saba ise başka bir hikaye yazıyor.

Uzaktan attığı gollerle, beklenmedik anlarda ortaya çıkardığı fantastik vuruşlarla futbolseverleri şaşırtan İsrailli futbolcu, Samsun’da da sahneye çıktı. Karşılaşmanın 83. dakikasında attığı gol, yalnızca üç puanı getiren vuruş değildi; aynı zamanda Amedspor’un pes etmeyen karakterinin sahadaki karşılığıydı.

Dia Saba’nın farkı, rakip savunmanın önünde sıradan bir pozisyonu bile olağanüstü bir gole dönüştürebilmesinde yatıyor. Onun ayağına gelen her topta tribünlerin beklentisi yükseliyor. Çünkü Saba, daha önce defalarca gösterdiği gibi, futbolun tahmin edilemeyen güzelliğini tek bir vuruşla ortaya çıkarabiliyor.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü2

Ancak Samsun gecesini unutulmaz kılan, yalnızca Dia Saba’nın galibiyet golü değildi. Maçın ardından teknik direktör Besnik Hasi ile Saba’nın yaşadığı sevinç de dikkat çekiciydi. İkili arasındaki o an, sahadaki emeğin, kazanma arzusunun ve ortak hedefe duyulan inancın bir fotoğrafı gibiydi. Bir tarafta kritik golü atan futbolcu, diğer tarafta takımın başında bütün mücadeleyi yöneten teknik adam… O sevinçte doksan dakikanın gerilimi de vardı, kazanmanın rahatlaması da.

LAFONT’UN KURTARIŞI, GALİBİYETİN GİZLİ KAHRAMANLIĞI

Futbolda bazen bir gol manşetleri süsler, bazen de son saniyede yapılan bir kurtarış üç puanın kaderini belirler. Samsunspor karşılaşmasının son bölümünde kaleci Lafont’un yaptığı kritik kurtarış, ikinci türden bir andı.

Amedspor öne geçmişti ama maç henüz bitmemişti. Rakibin beraberlik arayışı sürerken savunmanın ve kalecinin hata yapmaması gerekiyordu. Lafont, son dakikadaki müdahalesiyle takımının üstünlüğünü korumasına yardımcı oldu. Bir kalecinin değeri yalnızca kalesinde gördüğü gollerle ölçülmez. Maçın en kritik anında yaptığı kurtarış, bazen bir golcüden gelen gol kadar değerlidir. Orban penaltıyı gole çevirdi, Saba galibiyet golünü attı; Lafont ise kazanılan avantajın korunmasında belirleyici bir rol oynadı. Samsun’da alınan üç puan, işte böyle bir takım emeğinin ürünüydü.

BESNİK HASİ: SADECE TAKIMI DEĞİL, İNANCI DA YÖNETMEK

Amedspor’un zirve yürüyüşünde teknik direktör Besnik Hasi’nin rolü de göz ardı edilemez. Hasi’nin liderlik anlayışı, takımın zor anlarda oyunun içinde kalması ve mücadeleyi bırakmaması üzerinden değerlendirilmeli. Samsunspor karşısında geriye düşen bir takımın yeniden ayağa kalkması, yalnızca bireysel yetenekle açıklanamaz. Oyuncuların maçın geri kalanına nasıl hazırlandığı, oyunun değişen koşullarına nasıl tepki verdiği ve son düdüğe kadar nasıl mücadele ettiği de önemlidir.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü6

İki takımın da on kişi kaldığı bir karşılaşmada teknik ve taktik dengeler değişir. Böyle anlarda saha içindeki organizasyon, oyuncuların birbirine desteği ve doğru kararlar belirleyici hâle gelir. Amedspor’un 1-0’dan 2-1’e ulaşması, bu açıdan önemli bir sınavdı.

Hasi’nin oyun anlayışının asıl ölçüsü, yalnızca kazanılan maçlar değil; takımın farklı senaryolarda nasıl tepki verdiğidir. Samsun’da ortaya konan mücadele, bu konuda olumlu işaretler verdi. Bununla birlikte, galibiyetin sevincine kapılıp oyundaki eksikleri görmezden gelmemek gerekiyor. Zirvede kalmak isteyen bir takım, kazandığı maçlardan da öğrenebilmelidir. Hasi’nin liderlik karakteri, bu noktada oyuncuların özgüvenini korurken hatalardan ders çıkarılmasını sağlayabilmesinde anlam kazanacak.

LİDERLİK GÜZEL, ASIL MESELE İSTİKRAR

Amedspor’un maç fazlasıyla Süper Lig liderliğine yükselmesi, kuşkusuz sezonun önemli gelişmelerinden biri. Ancak bu başarıyı değerlendirirken futbolun gerçeklerini de unutmamak gerekiyor. Rakiplerin maçlarını tamamlamasıyla puan tablosundaki sıralama değişebilir. Sezon uzun, rekabet çetin ve her hafta yeni bir sınav demek. Buna rağmen liderliğin psikolojik etkisi küçümsenemez. Oyuncuların kendilerine güvenini artırır, taraftarın heyecanını büyütür ve camianın hedeflerine daha güçlü sarılmasını sağlar.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü9

Amedspor artık Süper Lig’de yalnızca kalıcı olmaya çalışan bir takım olarak değil, üst sıralarda yer almak için mücadele eden bir ekip olarak da değerlendiriliyor.

Bunun sürdürülebilmesi için savunma güvenliğinin korunması, hücumdaki üretkenliğin devam etmesi, sakatlıkların yönetilmesi ve takımın her maçta aynı mücadele seviyesini gösterebilmesi gerekiyor.

Orban’ın golleri, Saba’nın yaratıcılığı, Lafont’un kritik müdahaleleri ve Hasi’nin saha kenarındaki yönetimi bu yürüyüşün önemli parçaları. Fakat hiçbir başarı yalnızca birkaç ismin omuzlarında taşınamaz. Amedspor’un zirve yarışındaki en büyük gücü, bütün bu parçaların aynı hedef için bir araya gelebilmesi olacak.

SON SÖZ: AMEDSPOR KAZANDIKÇA BİR ŞEHRİN UMUDU BÜYÜYOR

Samsun’da bitiş düdüğü çaldığında Amedspor yalnızca üç puanı hanesine yazdırmadı. Geriye düşse de mücadeleyi bırakmayan, zor koşullarda oyundan kopmayan ve son ana kadar galibiyeti arayan bir takım görüntüsü verdi. Diyarbakır’da bu galibiyetin sevinci yaşanırken başka bir gerçek de kendisini hatırlatıyor: Amedspor’un hikâyesi, futbolun ötesinde bir aidiyet hikâyesidir.

Kürt kimliğini görünür kılan, farklı kentlerde yaşayan Kürtlerin ortak heyecanına dönüşen ve deplasmanlarda yaşadığı olumsuzluklara rağmen yoluna devam eden bu takım, başarısını sahada göstermeye çalışıyor. Kimlik üzerinden ayrımcılığın değil, emeğin ve futbolun konuşulduğu bir lig herkes için daha değerlidir.

Amedspor'dan Zirve Yürüyüşü7

Amedspor’un hak ettiği de budur: Rakipleriyle sahada eşit koşullarda mücadele etmek, taraftarıyla buluşmak ve başarısıyla anılmak.

Bugün liderlik koltuğunda maç fazlasıyla oturuyor olabilir. Yarın puan tablosu değişebilir. Ama Samsun’da ortaya konan mücadele, Amedspor’un bu ligde kendisine bir hedef koyduğunu gösteriyor.

Orban atıyor, Saba büyülüyor, Lafont kurtarıyor, Hasi yönetiyor. Arkalarında ise Diyarbakır’dan Avrupa’ya uzanan kocaman bir umut var. Amedspor için şimdi en önemli görev, Samsun’da kazanılan bu büyük galibiyeti kalıcı bir çıkışın başlangıcına dönüştürmek. Çünkü bu yürüyüşte mesele yalnızca zirveye çıkmak değil; oraya hangi mücadeleyle ulaştığını unutmadan yoluna devam etmektir.

Amedspor kazandıkça Diyarbakır’ın sevinci büyüyor, umut çoğalıyor. Yeşil-kırmızılıların önünde uzun bir yol var. Ama Samsun’da gösterdiler ki bu takım, son düdüğe kadar mücadele etmeyi biliyor.

Muhabir: Mehmet TÜRK