Anka Dil Kültür Sanat Derneği (ANKA-DER), yeni dönem eğitim-öğretim yılında anadilde eğitim talebi ile Güvenpark Metro çıkışına çağrı yaptı. Polisin engellemesi üzerine kitle, Eğitim Bakanlığı (MEB) önüne yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. "Zimanê me hebûna me ye, statûya Kurdî perwerdeya bi Kurdî" pankartı açılan açıklamada "Bê ziman jîyan nabe", "Ziman e me rûmeta me ye" sloganları atıldı. Açıklamayı ANKA-DER Temsilcisi Doğan Şenses okudu.
Anadilin kullanımının bir ayrıcalık olmadığını belirten Şenses, "Türkiye ve Kürdistan'da milyonlarca çocuk yeni eğitim yılına başlıyor, maalesef milyonlarca Kürt çocuk ise anadillerinde eğitim hakkı yasaklı ve tek tip bir zeka anlayışı ile gözlerini okullara açıyor. Biz; dil kurumları, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları ve hak temelli çalışan kuruluşlar bir kez daha hatırlatıyoruz ki anadilin kullanımı bir lütuf ya da ayrıcalık değil, doğuştan gelen temel insan hakkıdır. Bu yüzden anadilde eğitimin reddi insan haklarının ihlalidir" diye konuştu.
'DİLİMİZ ONURUMUZDUR'
Dil, tarih ve kültürün kolektif hafızayı bugüne ve geleceğe taşıyan en temel varlık olduğunu vurgulayan Şenses, "Dil sadece bir iletişim aracı değildir. Bir çocuğun kendi anadilinde eğitim alması, onun ruhsal, zihinsel ve kimlik gelişimi için hayati bir gerekliliktir. Anadilde eğitimden yoksun kalmak, çocukların güvenini sarsmanın yanı sıra toplumsal barış ve huzurun da temellerini zayıflatır.Bu aynı zamanda çocukların hem içsel hem de toplumsal bir ortamda büyümelerine sebep olur. Artık çocuklarımızın sakin bir ülkede özgür bir şekilde ve kendi kültürleri ile dillerine bağlı kalarak büyümeleri gerekir. Dilimiz onurumuzdur, onu korumak ise en onurlu görevimizdir" diye ifade etti. Kürtçenin Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğine vurgu yapan Şenses,"Kürtçe konuşma hakkımız parçalanamaz, tam tersine bu hak insan ilişkileri ve adil bir şekilde birbiriyle bağlantılıdır. Bu demokratik ve barışçıl çözüm sürecinde, kendi farklılıklarımızla, eşit vatandaşlar olarak birlikte demokratik bir gelecek yaratabiliriz. Dil ve kültürel farklılıkları bir tehdit olarak görmek, bu ülkenin ve bölgenin barışına ve huzuruna büyük zarar verir" dedi
'ANADİLDE EŞİT VE TEMEL BİR STATÜ İSTİYORUZ'
Siyasi ve sivil kuruluşlara çağrıda bulanan Şenses, "Biz öncelikle Meclis’e, tüm idari, siyasi ve sivil kuruluşlara, eğitim sorumlularına ve ilgili kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz; Kürtçe eğitim konusunda tarihi bir sorumluluk üstlenin. Biz, çocuklarımızın kendi dillerinde, kimliklerini özgür bir şekilde öğrenebilecekleri ve eğitim görebilecekleri bir gelecek yaratmak istiyoruz" diye belirtti.
Rojava'daki eğitim sistemine de değinen Şenses, Kurmançkî eğitim sistemine getirilen sınırlandırılmaları kabul etmediklerini ifade etti. "Zazaca mücadelesi, sınır tanımayan evrensel bir haktır. Son dönemde, Rojava'da 12-13 yaşındaki tüm öğrencilerin ilkokuldan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim aldığı bir yerde, haftada sadece seçilmiş 3 ders saati ile sınırlandırma talebi kabul edilmedi. Biz, Rojava halkının Zazaca eğitim mücadelesini selamlıyoruz ve Kuzey’de de Zazaca eğitim mücadelesini yükseltiyoruz. Kürtçe bir tercih dili değil, biz Kürtçe için eşit ve temel bir statü istiyoruz. Haftalık seçmeli dersler, yıllarca uygulanan asimilasyon politikalarının bir süsü olarak kullanılmak yerine taleplerimize yanıt vermek için kullanılmalı" diye konuştu.


