ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Kürt müzik araştırmacısı, yazar ve sanatçı Cewad Merwanî, 34 yıl önce kendi isteği dışında Silvan'dan ayrılmak zorunda kaldığını belirterek, bugün yeniden memleketine dönebilme ihtimalinin tarifsiz bir heyecanı içerisinde olduğunu söyledi.
‘BARIŞ HER KOŞULDA, SAVAŞTAN DAHA İYİDİR”
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Merwanî, barışın her koşulda savaştan üstün olduğuna inandığını vurgulayarak şunları söyledi:
“34 yıl önce Silvan'dan ayrılmak zorunda kaldım. Bu benim kendi isteğimle olmadı; bana orada kalma şansı tanınmadan ayrıldım. Yolumuz Avrupa'ya düştü ve tam 34 yıldır burada yaşıyoruz. Ben her zaman şunun altını çiziyorum; barıştan daha güzel bir şey yoktur. En kötü barış bile savaştan ve savaşın yarattığı yıkımdan çok daha iyidir. Buna yürekten inanıyorum. Çünkü bu savaş hem Kürt halkına hem de Türk halkına yıllarca büyük zarar verdi. Her savaşın bir sonu vardır. Bugün gelinen noktada da bu sürecin artık son aşamalarına yaklaştığını düşünüyorum."
“BİR UMUT IŞIĞI YANDI”
Dünyanın teknoloji, bilgi ve bilinç açısından büyük bir dönüşüm yaşadığına dikkat çeken Merwanî, eski yöntemlerle çatışmayı sürdürmenin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Merwanî, "Dünya teknolojiyle, bilgiyle ve bilinçle bu kadar ilerlemişken hala eski yöntemlerle birbirimizi vurmayı, yakmayı, yıkmayı, yok etmeyi ya da asimile etmeyi savunmanın ne insani ne de ahlaki bir tarafı var. Bu anlayışın artık sona ermesi gerektiğini düşünüyorum. Bugün bunun işaretlerini, bir umut ışığının yandığını görüyoruz. Elbette her şey bir anda olmayacaktır ama inanıyorum ki zamanla, adım adım güzel gelişmeler yaşanacaktır."
"MEMLEKETİMİZİN HAVASINI, SUYUNU BİLE ÖZLEDİK"
34 yıldır doğup büyüdüğü topraklardan uzak yaşadığını dile getiren Merwanî, memleket hasretini şu sözlerle anlattı:
"Annemizi, babamızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı, dostlarımızı ve çocukluğumuzun geçtiği coğrafyayı özledik. Silvan'ın surlarını, çarşısını, Diyarbakır'ın tarihi surlarını özledik. Sadece insanlarımızı değil; o toprağın havasını, suyunu, güneşini, çeşmelerini bile özledik. İnşallah gerekli yasal düzenlemeler yapılır yapılmaz memleketime gitmek istiyorum. Tek arzum, yıllardır hasret kaldığım toprakları yeniden görebilmek."
"HALKIMA HİZMET ETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUM"
Sanatın kendisi için her zaman topluma hizmet etmenin bir yolu olduğunu belirten Merwanî, Silvan'da yaşadığı dönemde belediye meclis üyeliği yaptığını da hatırlattı. Merwanî, "Silvan'dayken de sanatla uğraşıyordum. Benim için sanat, halka hizmet etmenin bir yoluydu. Bir dönem belediye meclis üyeliği de yaptım. Gerektiğinde kazmayı küreği elimize alıp çalıştık. Sanırım bu anlayış aileden geliyor. Rahmetli babam da halka hizmet etmeyi ilke edinmiş bir insandı. Ben de bugün aynı düşünceyle yaşıyorum. Memleketime dönebilirsem en büyük isteğim yine halkıma hizmet etmektir. Sadece sahnede değil, her alanda faydalı olmak istiyorum" dedi.
"YAKLAŞIK 45 BİN MELODİ ARŞİVLEDİM"
Yıllar boyunca Kürt müziği üzerine kapsamlı araştırmalar yürüttüğünü ifade eden Merwanî, geniş bir coğrafyada saha çalışmaları yaptığını da söyledi. Yaklaşık 45 bin melodi arşivinin olduğunu ifade eden Merwanî, "Yıllar boyunca çok büyük bir araştırma yaptım. Sadece arşiv toplamadım; bu eserlerin neden ortaya çıktığını, hikâyelerini ve kökenlerini yerinde araştırdım. İran'dan Suriye'ye, Ürdün'den Kafkasya'ya, Ermenistan'a kadar geniş bir coğrafyada çalıştım. Bugün elimde yaklaşık 45 bin melodi bulunuyor" diye konuştu.
“12 CİLTLİK ÇOK KAPSAMLI BİR ESER ORTAYA ÇIKTI”
Bu çalışmaları kalıcı eserler haline getirmek için kitaplaştırdığını belirten Merwanî, şu bilgileri paylaştı:
"Şu anda beş cildim Diyarbakır'da baskı aşamasında. Yaklaşık dört bin sayfalık bu eserlerde Kürt klasik müziğinin sözleri, notaları ve orijinal kayıtları yer alıyor. Planladığım bütün ciltler tamamlandığında toplam 12 ciltlik çok kapsamlı bir eser ortaya çıkacak."
“DÜNYAYA KÜLTÜRÜNE ÖNEMLİ BİR MİRASTIR”
Merwanî, bu çalışmanın yalnızca Kürt kültürü açısından değil, dünya kültür mirası bakımından da önemli bir katkı sağlayacağına inandığını belirterek şöyle devam etti:
"Ben bunun sadece Kürt kültürüne değil, dünya kültür mirasına da önemli bir katkı olduğuna inanıyorum. Çünkü müziğin dili evrenseldir; nota, dünyanın her yerinde aynı dili konuşur. Memleketime dönebilirsem hem bu çalışmaları sürdüreceğim hem de kültür ve sanat alanında üretmeye devam edeceğim."
"KENDİMİ KÜRT KÜLTÜRÜNÜN BİR DERVİŞİ OLARAK GÖRÜYORUM"
Yoğun çalışmalarına rağmen üretmeye devam edeceğini söyleyen Merwanî, yaşamının sonuna kadar halkına hizmet etmeyi sürdüreceğini şu sözlerle ifade etti: "Sanatı iyi bilen dostlarım bazen, 'Artık bu kadar emek verdin, biraz dinlen,' diyorlar. Ama ben buna inanmıyorum. Son nefesime kadar halkıma hizmet etmeye, doğru bildiğim yolda yürümeye ve doğruyu anlatmaya devam edeceğim. Bu yüzden çok heyecanlıyım." Kendisini "Kürt kültürünün bir dervişi" olarak tanımlayan Merwanî, popülizmden uzak durmayı ilke edindiğini de belirtti. Merwanî, "Ben kendimi Kürt kültürünün bir dervişi olarak görüyorum. Bugüne kadar yaptığım çalışmalar da zaten bunun bir göstergesidir. Ancak bir konuya özellikle dikkat çekmek istiyorum: Popülizmi, yapay gündem oluşturmayı ve şişirilmiş reklam anlayışını hiçbir zaman sevmedim. Benim için önemli olan yapılan işin kalıcılığı ve topluma sağlayacağı faydadır."
34 YILDIR MEMLEKET ÖZLEMİ TAŞIYOR
Sözlerini, yıllardır taşıdığı memleket özlemini dile getirerek tamamlayan Merwanî şunları söyledi:
"34 yıl aradan sonra memleketime dönme ihtimali beni tarifsiz heyecanlandırıyor. Avrupa'ya gelirken yanımda küçücük bir çantam vardı. İçinde birkaç parça kıyafet dışında hiçbir şey yoktu. Bugün geriye dönüp baktığımda, o uzun yolculuğun ardından memleketime yeniden kavuşma umudu, taşıdığım en büyük zenginliktir."




