Bilkent Üniversitesi'nde öğrenci bir kadına şiddet uygulayan Cihan Okay'ı protesto etmeleri nedeniyle öğrenciler hakkında açılan "tehdit" davasının duruşması görüldü. Okay'ın şikayetiyle açılan davanın ilk duruşması, Ankara Adliyesi 49'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Şikayetçi Okay ve avukatı duruşmaya katılmazken haklarında dava açılan öğrenciler ile avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı, çok sayıda öğrencisi ile akademisyen de izledi.
Okay'ın kapısına bırakılan "Örgütlenmiş kadınlar kâbusunuz olacak" pankartı ile fakültenin ortak alanında bulunan beyaz tahtadaki "FAİL" yazısı ile tehdit ettikleri iddia edilen öğrenciler, duruşmada üzerine atılı suçlamaya karşı savunma yaptı. Tahtaya "FAİL" yazdığı iddia edilen öğrencilerden Aslıhan Ece, öğrencilerin ortak alanda kullandıkları çizim tahtasında resim çizdiklerini, kamera kayıtlarında da bunun görüldüğünü belirterek, Okay'a yönelik herhangi bir tehditte bulunmadıklarını söyledi.
'ÜNİVERSİTEDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR'
Okay'ın odasının önüne pankart bıraktığı iddia edilen Helin Asna, pankartı kendisinin bırakmadığını ifade etti. Helin Asna, "Bununla birlikte, fail hakkında bir kadına karşı yaralama suçundan kesinleşmiş cezasına rağmen üniversitede çalışmalarına devam etmesine karşı, öğrenciler böyle bir irade ortaya koyduysa doğru olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Helin Asna'nın avukatı Berfin Babaoğlu, müvekkilinin bırakılan pankartla ilgisinin olmadığını ifade ederek, "Pankartın kişisel bir husumetle değil, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle şiddet faili bir akademisyene karşı tepki olarak bırakıldığını düşünüyoruz" dedi.
'TESCİLLİ ŞİDDET FAİLİDİR'
Fail Okay'ı, kapısına bırakılan pankart ile tehdit ettiği iddia edilen Meryem Başkal, pankartta herhangi bir parmak izinin çıkmadığını belirterek, "Müşteki Cihan Okay'ı tanımıyorum. Ama kendisi ceza almış tescilli bir şiddet failidir. Okulumuzdan bir kadın öğrenciye şiddet uyguladığını biliyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kendisi ile herhangi bir tanışıklığım yok. Kendisine karşı kişisel herhangi bir husumetim olamaz. Suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.
Bırakılan pankartta parmak izi bulduğu için suçlanan öğrencilerden Süeda Ece Yüksel, grafik tasarım öğrencisi olduğunu, sık sık proje hazırladığı için herhangi bir kartonda parmak izinin bulunabileceğini ifade ederek "Söz konusu pankart hakkında herhangi bir bilgim yok. Ben kesinlikle böyle bir pankart hazırlamadım. Suçlamaları kabul etmiyorum" diye belirtti.
'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİ'
Meryem Başkal'ın avukatı Rümeysa Ünal, müşteki Cihan Okay hakkında üniversite içerisinde çok sık eylem yapıldığı için kendisinin öğrenciler tarafından ismen tanındığını söyledi. Şiddete karşı mücadele eden kadınların şiddet içeren bir eylem içerisinde bulunmasının mümkün olmayacağını kaydeden Rümeysa Ünal, "İkbal ve Ayşenur cinayetlerinin işlendiği dönemde, şiddet faili biri hakkında herkes bu pankartı bırakmış olabilir. Bırakılan pankartın tehdit suçu değil, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Cihan Okay'ın kadına karşı basit yaralamadan kesinleşmiş cezası bulunmaktadır" şeklinde konuştu.
'OKAY'A FAİL DENİLMESİ KİŞİSEL BİR YORUM DEĞİLDİR'
Öğrencilerin avukatlarından Eren Gönen, müştekinin 44'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde kesinleşmiş cezası olduğunu belirterek, "Dolayısıyla Cihan Okay'a fail denilmesi kişisel bir yorum olmayacaktır" dedi.
Mahkeme, müşteki Okay, hakkında zorla getirilme müzekkeresi çıkarılmasına karar vererek, duruşmayı 2 Nisan'a erteledi.





