Kürt meselesinin demokrtaik çözümüne dair devam eden süreç kapsamında Meclis Başkanlığı’na sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti. 12 maddeden oluşan taslak Meclis Genel Kurulu’na geldi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şanlıurfa Milletvekili ve Meclis Adalet Komisyonu üyesi Dilan Kunt Ayan, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yasa taslağına ilişkin “Elbette ki yetersiz, ama değersiz değil” diyen Dilan Kunt Ayan, teklife birçok eleştirinin olduğunu ancak söz konusu metninin hangi aşamalardan geçerek bugüne geldiğinin de konuşulmasını istedi. Dilan Kunt Ayan, “19 aylık süreçte; birçok tartışmanın, diyaloğun ve müzakerenin süzülerek ortaya çıktığı bir metinden söz ediyoruz” diye kaydetti.


‘Kapsamı daha geniş ele alınmalıydı’

Dilan Kunt Ayan, yasanın tümüyle beklentileri karşılamadığını ancak ortak mutabakat ve müzakere sürecinin ürünü olduğunu ve partilerinin bu nedenle metne imza attığını söyledi. Dilan Kunt Ayan, “Evet, metnin belli başlı yetersizlikleri var. Belli başlı kavramları ve kullanma biçimine dair eleştirilerimiz var. Kapsamı daha geniş ele alınması gerekiyordu. Fakat, bir başlangıç, bir giriş ve 19 aylık sürecin sonucunda bir beklentinin, yasal bir adımın ortaya konması açısından da önemlidir” dedi.


‘Bazı teknik hatalar halen değerlendiriliyor’

Yasa teklifinde yer alan maddelerin dar yorumlanması ihtimaline dikkat çeken Dilan Kunt Ayan, bazı maddelerin “lafzi” yorumlanması riskine dikkat çekerek, “Yazımda teknik hatalar vardı. Her hâkim veya savcının okuduğunda farklı şekilde yorumlayabileceği, bunun da kamuoyunda birtakım dezenformasyonlara ve yanlış yorumlamalara yol açabileceği durumlar söz konusuydu. Bunlar halen değerlendiriliyor” dedi.
Dilan Kunt Ayan; yıllardır Kürt meselesinin bir “terör” meselesiymiş gibi ele alınmasının artık devreden çıkacağını kaydederek, “Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi için siyaset yapanların, böylesi bir güvenlikçi anlayışla, böylesi bir akılla yorumlanmasını tamamen devreden çıkaran bir yasadan bahsediyoruz. Bu yasa hem örgüt mensuplarını kapsayan hem de yıllardır demokratik siyaset yaptıkları için başka bir noktada değerlendirilen; cezaevinde olan, diasporada bulunan ve burada demokratik siyaset yürüten kişileri de kapsayan bir düzenleme olacak. Çünkü demokratik siyaset yürüttükleri için binlerce insan hakkında örgüt üzerinden davalar açıldı. Bunların tamamını da ortadan kaldıran bir başlangıç yasasından bahsediyoruz” diye belirtti.


‘Siyaseten ve hukuken konuşabileceğiz’

Dilan Kunt Ayan, “Kürt meselesinin siyasi olarak çözülmesinin, siyasetinin yürütülmesinin artık suç olmaktan çıkmasına dair bir yasadan bahsediyoruz. Eğer bu gerçekten de doğru temelde tartışılırsa artık diyeceğiz ki ‘Evet, bu meseleyi biz hukuken konuşabiliyoruz, siyaseten konuşabiliyoruz.’ O zaman yıllardır Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesinin önündeki engel yasaları da tartışmaya açalım. Nedir mesela bunlar? Elbette ki anadilde eğitimdir, yerel yönetimlerin demokratik durumlarıdır, Türk Ceza Kanunu’ndaki ve Terörle Mücadele Kanunu’ndaki birçok anlamda ‘terörize’ edilen yerlere dair, belli başlı düzenlemelerin yapılmasıdır” şeklinde konuştu.


‘MGK kararı sürecin uzamasına neden olmamalı’

Yasanın uygulanmasının geciktirilmemesi gerektiğini belirten Dilan Kunt Ayan, “Bu yasa Genel Kurul’dan geçtikten sonra hemen uygulanmayacak. Çünkü çerçeve yasada; ‘Milli Güvenlik Kurulu’nun onayından sonra yürürlüğe gireceği yönünde ifade var. Bu sürecin uzamaması gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz. Çünkü MGK’nin vereceği karar uzadıkça, daha önce yasanın gecikmesi sürecinde nasıl belli başlı enfeksiyonlar ortaya çıktıysa, aynı tehlike ve aynı risk burada da kendisini gösteriyor. Bu yasanın yapım süreci bile 19 aylık bir süreye tekabül etti. Fakat uygulaması da zamana yayılan bir süreç olursa, demokratik siyasetin alanının daralması durumu tekrardan söz konusu olacak” dedi.


‘AİHM ve AYM kararlarının uygulanması için beklenmemeli’

Dilan Kunt Ayan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için çerçeve yasanın yürürlüğe girmesinin beklenmemesi gerektiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Türkiye’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu birçok hak ihlali kararı var ve bunların birçoğu da Kürt siyasetçileri üzerinden verilen kararlar. Bu kararlar için bu kök yasanın yürürlüğe girmesine gerek yok. Kobani Kumpas Davası’nda Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu bir karar var. Bu kararın uygulanması için de bu yasanın devreye girmesine gerek yok. Bir an önce, derhal uygulanması gerekiyor ki bu yasanın tartışılması bile artık Türkiye’nin bu iklime girdiğinin bir göstergesi” ifadelerini kullandı.


‘Öcalan’ın rolü ve misyonunun sonucudur’

“Umut hakkı” bakımından da herhangi bir yasal düzenleme beklenilmeden adım atılması çağrısı yapan Dilan Kunt Ayan, “2014 verilen bir karar ve bu kararın da yürürlüğe girmesi için beklenecek hiçbir şey yok. Ama aynı zamanda sadece ve sadece ‘umut hakkı’nı’, AİHM’nin vermiş olduğu karardan da ziyade Sayın Öcalan’ın bu süreçteki rolü misyonu ortada. Yani biz bugün bu yasayı bu aşamada konuşabiliyorsak elbette ki bu Sayın Öcalan’ın bu konudaki rolü ve misyonunun sonucudur” dedi.


‘Büyük bir mücadele hattı başlayacak’

Dilan Kunt Ayan, “Bu yasada Kürt halkının kendi kimliğine dair, statüsüne dair, diline dair bir düzenleme yok. Ama bu bir kök yasa, bir başlangıç yasası. Ana sorun olarak görülen kısmın önce giderilmesi ve daha sonra ise Kürt halkının yıllardır mücadelesini yürüttüğü temel taleplerin artık yasalaşması için büyük bir mücadele hattı başlayacak” diye belirtti.


‘Büyük bir çoğunluğunun ‘evet’ demesiyle yasalaşmasını bekliyoruz’

Sebahattin Şirin kimdir, kaç yaşında? ultrAslan lideri Sebahattin Şirin nereli, gerçek adı ney?
Sebahattin Şirin kimdir, kaç yaşında? ultrAslan lideri Sebahattin Şirin nereli, gerçek adı ney?
İçeriği Görüntüle

Genel Kurul aşamasında DEM Parti olarak tüm milletvekilleri ve eş genel başkanlarıyla Meclis’te olacaklarını belirten Dilan Kunt Ayan, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Umut ediyoruz ki tüm siyasi partilerin tam katılımıyla ve tam kabulü ile geçsin bu yasa. Belki bir başlangıç, bir giriş yasası olmasından kaynaklı önem atfediyoruz. Umut ediyoruz ki tüm siyasi partiler de orada hem barışa dair sözünü kuran ve bu tarihi süreçte büyük bir çoğunluğunun ‘evet’ demesiyle yasalaşmasını beklediğimizi ifade edebilirim.”


Kaynak: İlke TV