MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, güncel gelişmelere ilişkin, “Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar” dedi.
Bahçeli, “Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir” dedi. Bahçeli’nin konuşmasındaki satır başları şu şekilde:

“MAZİYİ KONUŞMAK ZORUNDAYIZ”

“İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz. O hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz.

Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz
Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz
İçeriği Görüntüle

"KERKÜK'TE YÜKSELEN KARDEŞLİK KÜRT’Ü ÖTEKİLEŞTİRMİYOR”

Bugün Kerkük'te yaşanan gelişmeler bu bakımdan fevkalade anlamlıdır. Irak Türkmen Cephesi Başkanı muhterem kardeşim Muhammed Seman Ağa'nın vali seçilmesi ve göreve başlaması, tarihi acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük'te yeniden görünür hâle gelişi bakımından tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bu gelişme Kerkük'te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu, Türkmen'i yok saymayan, Arap'ı dışlamayan, Kürt'ü ötekileştirmeyen, Süryani'yi silmeyen, herkesin hukukunu taşıyan fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir.

“TÜRKİYE HUZURUN KÖK SALDIĞI BÖLGE İKLİMİDİR”

Nasıl ki Türkiye Yüzyılı'nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü terörsüz Türkiye ise, gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir. Biz yıllar evvel ne söylediysek bugün de aynı yerdeyiz.

“IRAK’TA HUZUR GÜÇLENDİKÇE TÜRKİYE’NİN GÜNEYİ RAHATLAR”

Değerli arkadaşlarım, Irak bizim için sıradan bir komşu ülke değildir. Kerkük'ten Musul'a, Bağdat'tan Basra'ya, Erbil'e uzanan coğrafya, ortak tarihimizin, ticaret yollarımızın, kültürel bağlarımızın ve güvenlik hassasiyetlerimizin canlı zeminidir. Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar. Irak'ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte ilişkilerin ufku enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ