ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA-Rumet Mehmet SOYLU

Key Ma Kadın Kooperatifi Koordinatörü Meryem Özdemir Ok, Diyarbakır’ın 59 tescilli ürün ve başvuru sürecindeki 8 ürünle Türkiye’de beşinci sırada yer aldığını belirterek, coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Ok, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ürünlerin pazara erişiminin artırılması gerektiğini ifade etti.

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Key Ma Kadın Kooperatifi Koordinatörü Meryem Özdemir, coğrafi işaretli ürünlere ilişkin değerlendirmesinde, tescil çalışmalarının yalnızca ürün sayısını artırmaya odaklanmaması gerektiğini belirterek, yöresel ürünlerin korunması, geleneksel üretim yöntemlerinin sürdürülmesi ve üreticilerin bu süreçten ekonomik fayda sağlamasının önemine dikkat çekti.

Diyarbakır Coğrafi Işarette Türkiye’de Kaçıncı Sırada

TÜRKİYE’DE TESCİLLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ GIDA ÜRÜNLERİNDE

Türkiye genelindeki coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 77,4’ü mahreç işareti, yüzde 22,2’si ise menşe adıyla tescil edildiğini dile getiren Ok,, “Menşe adı, ürünün niteliğinin esas olarak belirli bir coğrafi alandan kaynaklanıyor. Üretim aşamalarının bu coğrafi alanla bağlantılı olduğu ürünleri ifade ederken, mahreç işareti ürünün belirli bir niteliğinin, ününün veya diğer özelliklerinin o bölgeyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.” dedi.

İLK SIRALARDA YEMEK VE ÇORBALAR YER ALIYOR

Tescilli ürünlerin ürün gruplarına göre dağılımında ilk sırayı yüzde 28’lik oran ve 530 ürünle yemekler ve çorbalar alıyor. Bu grubu yüzde 20,6 ile 390 ürünün yer aldığı işlenmiş ve işlenmemiş sebzeler ile mantarlar, yüzde 20,3 ile 385 ürünün bulunduğu fırıncılık ve pastacılık mamulleri, hamur işleri ve tatlılar izliyor. Veriler, Türkiye’de coğrafi işaret çalışmalarının ağırlıklı olarak gastronomi ve gıda ürünleri üzerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor” dedi.

Diyarbakır Coğrafi Işarette Türkiye’de Kaçıncı Sırada3

DİYARBAKIR TÜRKİYE BEŞİNCİSİ

Diyarbakır, coğrafi işaret tescil sayısı bakımından Türkiye’nin 81 ili arasında beşinci sırada yer aldığını belirten Ok, “Kentte 59 tescilli ürün bulunurken, 8 ürünün başvuru süreci devam ediyor. Tescilli ve başvuru aşamasındaki toplam 67 ürünün 42’sini yemekler ve çorbalar, 11’ini fırıncılık ve pastacılık mamulleri, hamur işleri ve tatlılar, 5’ini ise işlenmiş ve işlenmemiş sebzeler ile mantarlar oluşturuyor. Kentte menşe adıyla tescil edilen ürün sayısı ise dörttür.. Çermik Biberi, Diyarbakır Karpuzu, Karacadağ Pirinci ve Boğazkere Üzümü bu kapsamda yer alıyor. Lice Domatesi’nin tescil başvurusu ise sürüyor” diye konuştu.

Diyarbakır Coğrafi Işarette Türkiye’de Kaçıncı Sırada5

Diyarbakır’da Belediyenin açtığı sosyal tesisi kadınlar işletecek
Diyarbakır’da Belediyenin açtığı sosyal tesisi kadınlar işletecek
İçeriği Görüntüle

COĞRAFİ İŞARET ÇALIŞMALARINDA ÖNEMLİ İLERLEME KAYDEDİLDİ

Diyarbakır’da coğrafi işaret çalışmalarında son yıllarda önemli ilerleme kaydedilmesine rağmen, menşe adıyla tescil edilen ürün sayısının kentin tarımsal üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği dikkate alındığında sınırlı kaldığına işaret eden Ok, “Yöresel lezzetlerin tescil edilmesinde Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) çalışmaları da önemli rol oynuyor. Bu süreçte kente özgü ürünlerin kullanılması, geleneksel üretim yöntemlerinin korunması ve ürünlerin coğrafyayla bağının ortaya konulması önem taşıyor” diye kaydetti.

Diyarbakır Coğrafi Işarette Türkiye’de Kaçıncı Sırada1

“ÖNEMLİ OLAN TESCİL SAYISI DEĞİL, ÜRÜNLERİN KORUNMASI”

Coğrafi işaret çalışmalarında asıl meselenin illerin tescil sayıları arasındaki sıralama olmadığını belirten Ok, ürünlerin ve geleneksel üretim biçimlerinin ne ölçüde korunduğunun ve sürdürülebildiğinin esas alınması gerektiğini ifade etti.

Ok, coğrafi işaret tescilinin ürünleri kayıt altına almak, geleneksel üretim yöntemlerini sürdürmek ve üretim standartlarını oluşturmak açısından önemli olduğunu, ancak tescilin tek başına üretimin devamlılığını veya ürünün daha yüksek katma değerle pazarlanmasını garanti etmediğini vurguladı.

Tescil sonrasında üretimin desteklenmesi, ürünlerin korunması, denetim mekanizmalarının işletilmesi ve ticari değerlerinin artırılmasına yönelik çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ok, özellikle menşe adıyla tescil edilen ürünler açısından üretimin devamlılığının önemine dikkat çekti.

Diyarbakır Karpuzu örneğini veren Ok, tescilin yanı sıra üretimin sürüp sürmediğinin, yerel üreticilerin bu süreçten ekonomik fayda sağlayıp sağlamadığının ve ürünün pazara nasıl sunulduğunun da sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Diyarbakır Coğrafi Işarette Türkiye’de Kaçıncı Sırada2

TESCİL ÜRETİCİNİN GELİRİNİ ARTIRMAYA YETMİYOR

Coğrafi işaretli ürünlerle ilgili temel sorunlardan birinin, tescilin ürünün pazardaki değerine yeterince yansımaması olduğunu belirten Ok, bazı durumlarda tescilli ürünlerin üreticilerinin gelirlerinde veya ürünlerin pazardaki konumlarında belirgin bir iyileşme yaşanmadığını ifade etti. Ok, ayrıca bazı ürünlerin tescilli adları kullanılarak farklı ürünlerin pazara sunulabildiğine dikkat çekti.

Bu sorunların temelinde, tescil sonrasında üretim ve tedarik zincirlerinin, pazarlama kanallarının ve denetim mekanizmalarının yeterince güçlendirilememesinin bulunduğunu belirten Ok, çalışmaların yalnızca birkaç kurumun girişimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Yerel yönetimlerin, kurumların, üretici örgütlerinin, kooperatiflerin ve ilgili diğer yapıların süreci sahiplenmesinin önemine işaret eden Ok, tescilli ürünlerin tanıtımına ve kullanımına öncelik verilmesi, üretim süreçlerinin desteklenmesi ve yerel pazarlarda bu ürünlere daha fazla yer açılması gerektiğini vurguladı.

Diyarbakır Coğrafi Işarette Türkiye’de Kaçıncı Sırada4

GASTRO İNOVASYON MERKEZİ’NDE YÖRESEL ÜRÜNLER MENÜLERDE

Key Ma Kadın Kooperatifi olarak DTSO tarafından kurulan Gastro İnovasyon Merkezi’nde tescilli yöresel yemekleri menülerine dahil ettiklerini belirten Ok, kentteki bazı yerel işletmelerin de menülerinde coğrafi işaretli ürünlere yer verdiğini söyledi. Ok, bu durumun Diyarbakır’da konuya ilişkin belirli bir farkındalık oluştuğunu gösterdiğini ifade etti.

Bununla birlikte, Diyarbakır menşeli ürünlerin henüz yeterince yüksek katma değerle pazara sunulamadığını ve bu ürünleri üreten yerel üreticilerin ekonomik açıdan yeterince güçlendirilemediğini belirten Ok, kentin hem tarımsal ürün çeşitliliği hem de geleneksel üretim biçimleri bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti.

17 İLÇEDE YAPILAN SAHA ÇALIŞMALARI YENİ ÜRÜNLERİ ORTAYA ÇIKARDI

Diyarbakır mutfağında tescilli yöresel lezzetlerin yanı sıra henüz kayıt altına alınmamış ve korunması gereken çok sayıda ürün bulunduğunu belirten Ok, daha önce kentin 17 ilçesinde yürüttükleri saha çalışmalarında yöresel lezzetlerin hangi amaçlarla, hangi dönemlerde ve nasıl üretildiğini araştırdıklarını aktardı.
Bu çalışmaların, Diyarbakır’da henüz kayıt altına alınmamış çok sayıda yöresel lezzet ve geleneksel üretim biçimi bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Ok, bundan sonraki süreçte tescilli ürünlerin üretim kapasitesinin geliştirilmesi, tanıtım çalışmalarının artırılması ve üreticilerin pazara erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi

Ok, özellikle küçük üreticilerin ve kadınların yöresel ürünlerin üretiminden daha adil bir gelir elde etmesini sağlayacak modellerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, coğrafi işaret çalışmalarının yalnızca tescille sınırlı kalmaması, yerel üretimi ve ekonomik kalkınmayı destekleyen sürdürülebilir bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Güneş OCAĞA