Haber - Yusuf AKSAÇLI
Dicle nehrinde yaygın olarak yaşayan balık türlerinden birisi olan ve "Natrix tessellata" bilimsel adıyla bilinen su yılanının bu davranışını fotoğraflayan belgesel fotoğraf sanatçısı Mehmet Masum Süer, insanlara ve doğadaki canlılara karşı savunmasız durumda olan birçok hayvanın her birinin kendine özgü savunma davranışları geliştirdiğini söyledi. Fotoğrafçı Süer, sırtı kahve ve alt kısmı beyaz renkli olan su yılanlarının sırtlarındaki düzenli ve güzel desenler nedeniyle "damalı veya zar yılan" olarak tanımlandığını belirtti. Süer bu yılanların savunma refleksleriyle ilgili olarak şu bilgileri verdi:
"Hevsel bahçelerinde on gözlü köprü civarında hayvan çekimleri için keşif yaparken, biraz uzağımda taşlık bir alanda bir parlama dikkatimi çekti. Yaklaştığımda bunun yuvarlak bir şekilde toplanmış ve sırt üstü yatan hareketsiz bir yavru su yılanı olduğunu gördüm. Herhangi bir yarası yoktu gözleri ve deri renkleri canlıydı ancak çok hareketsizdi. Hiç deprenmedi. Bir süre sonra etrafa çok ağır ve kötü bir koku yayıldı. Geri çekilmek zorunda kaldım. Ölü taklidi yapan bu yılanlar, davranışları inandırıcı olsun diye etrafa kötü kokuyu yayıyorlarmış. Hatta bu yılanlar bazen tehlike anında vücutlarını dışkıyla kaplar, kaslarını gevşetir ve ağızlarını kanla doldurarak hareketsiz kalırlarmış.
Doğada genel olarak yılanların büyük bir bölümü zehirsizdir, çoğu insanları gördüğü zaman hemen kaçıyorlar ancak bir saldırıya uğradıklarında kendilerini korumak için harekete geçiyorlar. Su yılanları da öyle. İnsanlardan çok korkuyorlar ve gördüklerinde hemen kaçıyorlar. Ancak rahatsız edilip zarar verildiğinde savunmaya geçip insanları ısırabiliyorlar. Isırılan bölge kısa süreli olarak yanabilir. Ancak zehir olmadığı için korkmamak gerekir. "



