Ev sahipleri tarafından uzun yıllardır olağan bir hak gibi görülen balkon kapama faaliyetleri, hukuki normlar çerçevesinde tamamen kısıtlandı. İlgili komşuların resmi rızası temin edilmeden cam, ahşap veya PVC materyallerle dış çevreye kapatılan tüm alanlar, yasal olarak kaçak yapı kategorisinde değerlendiriliyor. Diyarbakır'da site ve apartman yaşantısında yeni bir hukuki dönemin kapıları açılıyor.
Bireysel Tasarruf Devrinin Sonu
Gayrimenkul sahipleri arasında hakim olan tapulu mülkte özgürce değişiklik yapılabileceği inancı, son mahkeme kararlarıyla hukuki geçerliliğini yitirmiş durumda. Mevcut yasalara göre, binaların teras kısımları, balkonları ve tüm dış cephe elemanları, bütün kat maliklerinin ortak mülkiyetinde sayılıyor. Diyarbakır'daki çok katlı binaların mimari yapısını ve dışarıdan görünümünü değiştiren her türlü fiziksel işlem, ortak kullanım haklarına yapılmış bir tecavüz olarak kabul ediliyor. Bu nedenle kişisel inisiyatifler yerini ortak kararlara bırakıyor.

Onay Şartı: Beşte Dört Mutabakat
Diyarbakır'da mevcut kapalı balkonlarını yasal güvence altına almak veya yeni bir kapatma işlemi başlatmak isteyenlerin uyması gereken katı kurallar bulunuyor. Yönetmelikler, bu tarz mimari müdahaleler için apartmandaki kat maliklerinin en az beşte dördünün (4/5) yazılı olur vermesini mecburi kılıyor. Alınan mutabakatın apartmanın resmi karar defterine işlenmesi, işlemlerin geçerliliği için kritik bir detay. Eğer bu belgeler eksikse, tek bir komşunun şikayet dilekçesi tüm süreci yargıya taşımaya yetiyor.
Yıkım Süreci ve Ağır Finansal Yükler
Adli makamlara yansıyan uyuşmazlıklarda yargı, binanın onaylanmış orijinal mimari projesine geri döndürülmesi kararını veriyor. Alınan söküm kararlarının uygulanma aşamasında ortaya çıkan yıkım ve moloz masrafları, doğrudan eklentiyi inşa eden kişinin hesabına yazılıyor. Diyarbakır'daki yerel yönetimler ayrıca bu yasa dışı işlemler için ağır idari para cezaları uyguluyor. Sektör temsilcileri, yeni bir daire satın alınmadan önce belediyelerdeki onaylı projelerin kesinlikle incelenmesi gerektiğini vurguluyor.



