ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Yaklaşık 10 yıl önce Suriye’deki savaş nedeniyle Hesekê’den Diyarbakır’a göç eden üç çocuk annesi İftihar Cuma, 8 yaşındaki kızının hayati tedavisinin devam edebilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Cuma, kızının her iki böbreğinin de iflas ettiğini, kalp rahatsızlığı bulunduğunu ve gözündeki bir sorun nedeniyle ameliyat olması gerektiğini belirtti. Üç yıldır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde diyaliz tedavisi gören kızının yaşamının bu tedaviye bağlı olduğunu ifade eden Cuma, daha önce sağlık hizmetlerinden yararlanabildiklerini ancak yaklaşık iki haftadır yalnızca kızının sağlık güvencesinin durdurulduğunu söyledi.

HAFTADA ÜÇ GÜN 8 BİN TL’YE DİYALİZ TEDAVİSİ GÖRÜYOR
Kızının haftada üç gün diyalize girdiğini belirten Cuma, “Her hafta yaklaşık 8 bin TL ödeyerek diyaliz tedavisini sürdürebiliyoruz. Ancak maddi imkanlarımız tükenmek üzere. Sağlık güvencesi yeniden aktif hale getirilmezse tedaviyi sürdürmemiz mümkün olmayacak. Bu da kızımın hayatını riske atacak” dedi.
EŞİ SURİYE’DE KENDİSİ DİYARBAKIR’DA KALDI
Tedavi masraflarını karşılayabilmek amacıyla eşi Arafet’in Almanya’ya gittiğini söyleyen Cuma, eşinin yaklaşık bir ay önce ise Almanya tarafından sınır dışı edilerek Suriye’ye gönderildiğini aktardı. Üç çocuğuyla birlikte kayınbiraderinin evinde yaşadığını belirten Cuma, kızının sağlık durumu nedeniyle Suriye’ye dönemediğini, bu nedenle eşiyle ayrı kalmak zorunda olduklarını ifade etti.

“DİYALİZ TEDAVİSİ YARIDA KALMASIN”
Yaşadıkları ekonomik zorluklara dikkat çeken Cuma, elindeki tüm imkanları kızının tedavisi için harcadığını ancak artık bunun sürdürülemez hale geldiğini söyledi. Kızının kalıcı olarak iyileşebilmesi için böbrek nakline ihtiyaç duyduğunu belirten Cuma, mevcut koşullarda en azından diyaliz tedavisinin kesintisiz devam etmesini istediklerini dile getirdi.
GENÇ ANNE, YETKİLİLERE SESLENDİ
Yetkililere seslenen Cuma, “Tek isteğim kızımın sağlık güvencesinin yeniden aktif hale getirilmesi. Kızımın tedavisinin devam edebilmesi için destek bekliyoruz” çağrısında bulundu.



