ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU-Veli BALTACİ
Kentteki yoksulluk ve işsizliğe dikkat çeken Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, belediyeye son iki yılda 100 bin kişi iş başvurusunda bulunduğunu ve kadın yoksulluğuna dair çok yönlü projeler geliştirdiklerini ifade etti.
Bu kentte işsizliğin en büyük sorun olduğunu ve belediyenin iki ayrı birimi için sadece 9 bin kişinin iş başvurusunda bulunduğunu belirten Bucak, şunları ifade etti:
"Özellikle kadın yoksulluğu, çocukların çalışmak zorunda kalması ve gençlerin ne istihdamda ne de eğitimde yer alabilmesi bugün en önemli sorunlarımız arasında yer alıyor. Son iki yıl içinde, en çok tartıştığımız konulardan biri de kadın yoksulluğu oldu. GAP Belediyeler Birliği bünyesinde bu konuda çalıştaylar gerçekleştirdik; çözüm önerilerine odaklanan yerel ve daha geniş ölçekli toplantılar, buluşmalar düzenledik. Bu çalışmaların önemli çıktıları da oldu. Kadın yoksulluğu ve kadın politikalarına ilişkin bu çıktıları belki başka bir soruda daha ayrıntılı anlatabilirim. Ancak şu çok açık ki kentimizde derin ve yoğun bir yoksulluk yaşanıyor.

"TOPLUM MEVSİMLİK İŞÇİLİK VE GEÇİCİ İŞLERLE AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR"
Toplumumuz ne yazık ki uzun yıllardır mevsimlik işçilik ve geçici işlerle ayakta kalmaya çalışıyor. Bunun nedenlerini biliyoruz. Uzun yıllar süren çatışma ortamı ve savaş koşulları, bölgeye yatırım yapılmasının önünü kapattı. Güvenlikçi politikalar, hem ulusal hem de uluslararası yatırımcıların buraya gelmesini engelledi. Bugün karşı karşıya olduğumuz pek çok yapısal sorunun temelinde de bu politikalar yatıyor.
İKİ AYRI ALAN İÇİN 9 BİN KİŞİ İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNDU
Bunun son iki yılda bize yansıması ise çok ağır oldu. Belediyemize ciddi bir iş başvurusu yoğunluğu yaşanıyor. Örneğin basın, halkla ilişkiler ve Alo 153 birimlerinde istihdam edilmek üzere yalnızca 33 kişilik kadro açtık. Buna rağmen 9 bin başvuru aldık. Üstelik bu başvuruların yarısı üniversite mezunlarından oluşuyordu.
İKİ YILDA 100 BİN KİŞİ İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNDU
Birden fazla üniversite bitirmiş, çeşitli sertifikalara sahip gençlerin iş bulamıyor olması çok ciddi bir sorun. Son iki yıl içinde belediyemize yaklaşık 100 bin iş başvurusu yapıldı. Bu gerçekten korkunç bir rakamdır. Belediyeler her zaman istihdam açısından yoğun ilgi gören kurumlar olmuştur; ancak bugün yaşanan tablo, ekonomik krizin ve işsizliğin ulaştığı boyutu açıkça gösteriyor.

"BELEDİYEMİZ İŞÇİDEN YANA"
Belediyenin işçiden yana sendikal hakları, diğer sektörler ya da kamu kurumlarından çok daha yukarı bir düzeydi. Belediyemizde çalışan hizmet alımı personelleri ve işçiler, birçok kuruma göre daha iyi koşullarda istihdam edilmektedir. Bunun da doğal olarak bazı sonuçları oluyor. Vatandaş, “Benim belediyem” diyor; oy verdiği belediyenin işsizlik sorununa çözüm üretmesini bekliyor.
"KENTTE SADECE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İŞ İLANLARI AÇIYOR"
Ne yazık ki belediyeler olarak bu talebi karşılayabilecek kapasitenin çok ötesine geçmiş durumdayız. Şu anda kentte yalnızca Büyükşehir Belediyesi zaman, zaman iş ilanları açıp sınırlı alımlar yapabiliyor. İlçe belediyelerimizin ise önceki dönemde kayyum yönetimleri nedeniyle personel alımı yapabilecek güçleri büyük ölçüde ortadan kaldırıldı. Örneğin Sur Belediyesi mevcut durumda istihdam sağlayamıyor, Bağlar Belediyesi de aynı şekilde yeni personel alımı yapamıyor. Bu nedenle işsizlik kentimizin en ciddi sorunlarından biri olmaya devam ediyor.
"ÇÖZÜM ÇOK DAHA BÜYÜK ÖLÇEKLİ YATIRIMLARDA"
Elbette çözüm, çok daha büyük ölçekli yatırım politikalarından geçiyor. Yerel yönetimler olarak bizim hedefimiz; 2 milyon nüfuslu Diyarbakır ve 17 kırsal ilçesiyle kendi kendine yetebilen bir ekonomik model oluşturmak. Üreten, tüketen ve ekonomik döngüsünü kendi içinde kurabilen; kadınlara ve gençlere istihdam sağlayabilen bir kent modeli üzerinde çalışıyoruz."
"TÜRKİYE ORTALAMASINDA YÜZDE 20 OLAN KADIN İŞSİZLİK ORANI DİYARBAKIR'DA YÜZDE 40"
Türkiye ortalamasında kadın işsizlik oranı yüzde 20 civarındaysa, Diyarbakır'da bu oranın yüzde 40’lara ulaştığını ifade eden Bucak, şunları söyledi:
"Bu da kadın yoksulluğunun ve kadın işsizliğinin bölgemizde iki kat daha ağır yaşandığını gösteriyor. Özellikle 80’lerden ve 90’lardan sonra oluşan göç dalgasıyla birlikte Bağlar ve Sur’da ortaya çıkan toplumsal gerçeklik, geniş aile yapıları ve yoksullukla mücadele eden yaşam koşulları düşünüldüğünde, kadınların yaşadığı ekonomik sıkıntılar çok daha görünür hale geliyor.
"KADIN YOKSULLUĞUNA KARŞI KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETMELİYİZ"
Kadınlar açısından yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri, kadın yoksulluğuna karşı kalıcı çözümler üretmek. Bu kapsamda çalıştaylar düzenledik; kadın kooperatifleri, kadın üretim birlikleri ve kadın üretim komünleri oluşturmaya başladık. Amacımız, kadınların önce kendi ihtiyaçlarını ve ailelerinin temel gereksinimlerini karşılayabilecekleri bir ekonomik döngü kurmaları, ardından bunun kalıcı bir istihdam modeline dönüşmesi.
"KADIN MANDIRASI PROJESİ HAYATA GEÇECEK"
Bu doğrultuda belediyemizin, GAP, DTSO ve beş ilçemizle birlikte yürüttüğü önemli projelerden biri kadın mandırası çalışmasıdır. Kadın kooperatifleri aracılığıyla işletilecek bu mandıra projesi başta Silvan, Eğil, Hani ve Kocaköy olmak üzere çeşitli ilçelerde hayata geçirilecek. Bu proje, kadın emeğini doğrudan üretime dahil eden önemli bir adım olacak.
"AROMATİK BİTKİ TESİSİNDE KADIN İSTİHDAMINI ÖNCELİYECEĞİZ"
Diğer taraftan Park ve Bahçeler yerleşkemizde, 14 bin metrekarelik alanda tıbbi aromatik bitki tesisimizin inşası sürüyor. Hava koşulları nedeniyle çalışmalar zaman zaman aksasa da, tesisin Temmuz ayında tamamlanmasını hedefliyoruz. Bu alanda kadın istihdamını önceleyeceğiz. Kekikten adaçayına kadar birçok aromatik bitkinin üretimi yapılıyor. Bu bitkilerden elde edilen yağlar, gıda ürünleri ve kozmetik hammaddeleri kadın emeğiyle işlenecek ve ekonomik değere dönüştürülecek.
Bu süreç için aylardır kadınlara yönelik eğitimler ve mesleki kurslar düzenliyoruz. Kadın emek buluşmalarında üretilen ürünleri satışa sunarak amatör üretimden profesyonel üretime geçişi destekliyoruz. Hedefimiz, kadınların kendi yaşamlarını sürdürebilecekleri ve birlikte üretim yapabilecekleri yerel ekonomik modeller oluşturmak.
"BAYRAM SONRASI EKMEK FABRİKASI FAALİYETE GEÇECEK"
Bayram sonrasında ekmek fabrikamız da faaliyete geçecek. Tam kapasite çalıştığında günlük 100 bin ekmek üretim kapasitesine sahip olan bu tesis, ilk etapta günlük 40 bin ekmek üretimiyle başlayacak. Tam otomatik sistemle çalışan fabrikada test üretimleri başladı. Kent genelinde kurulacak yaklaşık 40 büfede ise kadın istihdamı öncelikli olacak. Bu büfelerde kadınlar Med AŞ bünyesinde çalışacak. İlerleyen süreçte bu yapının tamamen kadın kooperatiflerine devredilmesi de planlanıyor.
"KADINLAR ÇOK BOYUTLU SORUNLARLA KARŞILAŞIYOR"
Kadınların yaşadığı sorunlar yalnızca ekonomik değil; ekonomik şiddet, ev içi şiddet, kamusal alanda karşılaşılan güvensizlik gibi çok boyutlu sorunlarla mücadele ediyoruz. Bu nedenle güvenli ve kadın dostu kentler yaratmayı önemsiyoruz. Amed’i kadın dostu kent ilan ettik. Aynı zamanda Diyarbakır, Birleşmiş Milletler tarafından kadın dostu kent olarak belirlenen Türkiye’deki 25 kentten biri.
"KADINLAR İÇİN SOSYAL ALANLAR OLUŞTURACAĞIZ"
Bu anlayış doğrultusunda yalnızca istihdam değil; eğitim, kapasite geliştirme ve kadınların kamusal yaşamda daha güçlü yer almasını sağlayacak sosyal alanlar oluşturmaya da ağırlık veriyoruz. Örneğin Kardeşlik Parkı’ndaki sosyal tesisimizi tamamen kadınların yöneteceği bir yapıya dönüştürüyoruz. Burada tıbbi aromatik tesislerde üretilen ürünler satılacak, kent bostanlarında yetiştirilen ürünler değerlendirilecek ve kadın emeği görünür hale gelecek.
"EŞİTLİKÇİ BİR TOPLUMSAL YAPIYA YAKLAŞACAĞIZ"
Kent bostanları, seracılık faaliyetleri ve kırsal kalkınma projeleriyle üretim zincirini büyütmeyi hedefliyoruz. Yerel yönetim olarak tüm sorunları tek başımıza çözebileceğimizi iddia etmiyoruz; ancak kadınlara sosyal alan açmanın, üretim alanı yaratmanın ve dayanışma ağlarını güçlendirmenin önemli bir katkı sunduğuna inanıyoruz. Kadınların eğitim kapasitesini, farkındalığını ve ekonomik bağımsızlığını geliştirdikçe, eşitlikçi bir toplumsal yapıya daha fazla yaklaşacağımıza inanıyoruz."



