ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Diyarbakır’da hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı, halsizlik, ateş ve yaygın kas ağrıları şikayetleriyle hastanelere başvurular arttı. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres aracılığıyla yurttaşlara önemli uyarılarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Yakup Demir, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan solunum yolu enfeksiyonlarında belirtilerin birbirine benzeyebildiğine dikkat çekti. Her enfeksiyonun aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Demir, özellikle antibiyotik kullanımına karşı uyarıda bulundu.

“YAKIN TEMAS VİRÜSLERİN YAYILMASINI KOLAYLAŞTIRIYOR”

Gribal enfeksiyon artışlarının sebeplerine dikkat çeken Dr. Demir, “Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşlarımız kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmeye başlıyor. Özellikle okulların açılması, toplu taşıma araçlarının kalabalıklaşması ve kapalı alanların yeterince havalandırılmaması solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırıyor. Soğuk hava tek başına grip yapmaz. Grip, influenza virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Ancak soğuk dönemlerde yakın temasın artması virüslerin yayılmasını kolaylaştırır” dedi.

Diyarbakır’da Kritik Uyarı!1

“HASTANELERDE EN SIK KARŞILAŞTIĞIMIZ ŞİKÂYETLER ATEŞ, ÖKSÜRÜK VE BOĞAZ AĞRISI”

Son dönemde hastanelerde gribal enfeksiyon nedeniyle başvuran hasta yoğunluğuna dair de bilgi paylaşan Dr. Demir, “Mevsim geçişleriyle birlikte polikliniklerimizde solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle başvuran hastalar önemli bir yer tutuyor. Özellikle boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı, halsizlik, ateş ve yaygın kas ağrıları ön planda. Burada önemli olan sadece hasta sayısı değil, hastalığın kimlerde daha ağır seyrettiğidir. Genç ve sağlıklı bireylerde birkaç gün içinde düzelebilen bir enfeksiyon, ileri yaştaki veya kronik hastalığı bulunan kişilerde zatürreeye ve hastaneye yatış gerektiren tablolara dönüşebiliyor” diye konuştu.

Diyarbakır’da Kritik Uyarı!

“HER GRİBAL ENFEKSİYON AYNI DEĞİLDİR”

Belirtilerin birbirine benzemesi nedeniyle grip, nezle ve COVID-19’u yalnızca şikayetlere bakarak kesin olarak ayırt etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Dr. Demir, “Vatandaşlarımız genellikle burun akıntısı, öksürük ve boğaz ağrısıyla seyreden bütün hastalıkları grip olarak adlandırıyor. Oysa her üst solunum yolu enfeksiyonu grip değildir. Grip genellikle ani başlayan ateş, belirgin halsizlik, kas ve eklem ağrılarıyla kendini gösterir. Nezlede burun akıntısı ve hapşırma daha ön plandadır. COVID-19 da benzer belirtilerle seyredebilir. Yalnızca şikayetlere bakarak kesin ayrım yapmak her zaman mümkün değildir” diye kaydetti.

“ANTİBİYOTİK GRİP İLACI DEĞİLDİR”

Antibiyotik kullanıma karşı önemli uyarılarda bulunan Dr. Demir, “Grip ve nezle gibi viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin tedavi edici etkisi yoktur. Ne yazık ki toplumumuzda hâlâ boğaz ağrısı veya ateş başladığında hemen antibiyotik kullanılması gerektiği düşüncesi var. Gereksiz antibiyotik kullanımı direnç gelişimine ve yan etkilere yol açabilir. Her ateş antibiyotik gerektirmez. Antibiyotik kullanılıp kullanılmayacağına hekim karar vermelidir” şeklinde.

“GRİP BAZI HASTALARDA HAYATİ TEHLİKE OLUŞTURABİLİR”

Risk gruplarına da uyarılarda bulunan Dr. Demir, “Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, gebeler, küçük çocuklar, diyabet, kalp ve akciğer hastalığı bulunanlar ile bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar daha yüksek risk altındadır. Bu kişilerde enfeksiyon zatürreeye, solunum yetmezliğine ve ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Grip açısından yüksek riskli hastalarda erken dönemde başlanacak antiviral tedavi hastalığın seyrini olumlu etkileyebilir” dedi.

“GRİP AŞISI İÇİN DOĞRU DÖNEMDEYİZ”

Grip aşısı konusunda da vatandaşlara önerilerde bulunan Dr. Demir, “Gripten korunmanın en etkili yöntemlerinden biri aşılanmadır. Özellikle risk grubundaki kişilerin her yıl mevsimsel grip aşısını yaptırmalarını öneriyoruz. Grip virüsü değişiklik gösterebildiği için aşının her sezon yenilenmesi gerekir. Aşı özellikle ağır hastalık ve hastaneye yatış riskini azaltır. Enjeksiyon şeklinde uygulanan grip aşısı grip hastalığına neden olmaz” diye konuştu.

Diyarbakır’ın görünmeyen emekçileri:  Çekçek arabasının ucunda ekmek mücadelesi
Diyarbakır’ın görünmeyen emekçileri: Çekçek arabasının ucunda ekmek mücadelesi
İçeriği Görüntüle

“HASTA OLDUĞUNUZDA ÇEVRENİZDEKİLERİ DE DÜŞÜNÜN”

Dr. Demir, gribal enfeksiyonların yayılmasını önlemek için de şu önerilerde bulundu:

“Hastalık belirtileri olan kişilerin mümkün olduğunca evde dinlenmesi, kalabalık ortamlardan uzak durması ve yakın teması azaltması gerekiyor. Kapalı ortamların havalandırılması, el hijyeni ve öksürük adabı önemlidir. Öksürük ve burun akıntısı olan kişilerin sağlık kuruluşlarında ve kalabalık kapalı ortamlarda maske kullanması bulaşın azaltılmasına yardımcı olur.”

“RİSKLİ BELİRTİLERİ BEKLETMEYİN”

Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine dair de bilgi veren Dr. Demir, “Her gribal enfeksiyon için hastaneye başvurmak gerekmeyebilir. Ancak nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, belirgin sıvı kaybı, genel durumda ciddi bozulma veya düşmeyen ya da yeniden yükselen ateş varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerin belirtilerin ağırlaşmasını beklememesi gerekir” dedi.

“SERUM VE VİTAMİNLER MUCİZEVÎ TEDAVİ DEĞİLDİR”

Gribal enfeksiyonlarda serum ve vitamin takviyeleri gerekli mi?

Gribal enfeksiyon başladığında hemen serum taktırmak isteyen hastalarla karşılaşıyoruz. Oysa her grip hastasının serum tedavisine ihtiyacı yoktur. Ağızdan yeterli sıvı alabilen ve ciddi sıvı kaybı olmayan hastalarda rutin damar içi serumun ek faydası gösterilmiş değildir. Vitamin takviyeleri de gribi anında iyileştirmez. Yeterli istirahat, uygun sıvı tüketimi ve gerektiğinde hekim tarafından önerilen tedavi önemlidir.

“GRİPTEN KORUNMAK, HASTALANDIKTAN SONRA TEDAVİ OLMAKTAN DAHA KOLAY”

Dr. Demir, son olarak yurttaşlara şu önemli önerilerde bulundu:

“Solunum yolu enfeksiyonları her yıl karşımıza çıkıyor ancak basit önlemlerle bulaş riskini azaltabiliriz. Yaşlılarımızı, kronik hastalığı olan yakınlarımızı ve bağışıklığı baskılanmış bireyleri korumak hepimizin sorumluluğu. Grip çoğu kişide hafif seyredebilir ancak herkes için basit bir hastalık değildir. Önemli olan hastalığı hafife almamak, gereksiz ilaç kullanmamak ve riskli belirtileri zamanında fark etmektir.”

Muhabir: Güneş OCAĞA