ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapan 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 2 Ağustos 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa ile belediyelere sokak hayvanlarının toplanması ve hayvan bakımevleri oluşturulmasına ilişkin yeni sorumluluklar getirildi.
Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Türkiye genelinde sokak hayvanlarının toplanmasına yönelik uygulamalar hız kazanırken, Diyarbakır’da da son dönemde toplama çalışmalarının arttığı belirtiliyor.
“SOKAKLARDA HAYVAN KALMADI”
HAYTAP Diyarbakır Temsilcisi Sevgi Ekmekçiler, “yasanın adında ‘hayvanları koruma’ ifadesi bulunmasına rağmen uygulamanın ağırlıklı olarak sokak köpeklerinin toplanmasına dönüştüğünü görüyoruz. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, yeni doğal yaşam alanı tamamlanmadan toplama yapılmayacağı yönünde bilgi vermişti bize. Yalnızca kaza geçirmiş, sakat veya saldırgan hayvanların toplanacağını ifade etmişlerdi. Ancak son aylarda uygulama, hissedilir derecede değişti. Bakanlık müfettişlerinin belediyeler üzerindeki denetim ve baskısının ardından toplama çalışmaları hızlandığını maalesef. İlçe belediyelerinin de dahil olduğu uygulamada günlük yaklaşık 70 hayvanlık bir toplama kotası konuşulmakta. Şu anda Diyarbakır’da süratle toplama yapılıyor. Sokaklarımızda hayvanlar kalmadı. Bizim baktığımız can dostlarımız, yaşlı, sakat hayvanlarımız, yavrular, hepsi süratle toplanıyor. Sokaklarımızda hayvan kalmadı” dedi.
500 KAPASİTELİ BARINAKTA 1500 KÖPEK BULUNUYOR
Diyarbakır’da mevcut hayvan bakımevinde, kapasitesinin çok üzerinde hayvan bulunduğunu öne süren Ekmekçiler, “Mevcut barınağın kapasitesi, 500 hayvanı alabilecek durumdayken tesiste yaklaşık 1500 köpeğin bulunduğunu tahmin ediyoruz. Ve mevcut koşullar, hayvanların sağlığı ve güvenliği açısından ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Bir gidip görseniz, o hayvanlara neredeyse yarım metrekarelik bir yer bile düşmüyor barınakta. Bu konuda yıllardır belediyelerden hayvan bakımevlerinin yanı sıra kısırlaştırma çalışmalarının da hızlandırılmasını istedik, ancak bu çağrılarımız yeterince karşılık bulmadı maalesef” diye ifade etti
YENİ ALANA, 450’DEN FAZLA HAYVAN GÖTÜRÜLDÜ
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yaklaşık bir yıl önce tahsis edilen alanda doğal yaşam alanı oluşturulmasının planlandığını belirten Ekmekçiler, “Bu alanın hazırlıkları oldukça gecikti. Valiliğin baskısının ardından hayvanların bir bölümü, henüz tamamlanmamış alana götürüldü. Alan, üstünde sadece tülden bir gölgelik yapılmış vaziyette. Bidonlarla su taşınıyor oraya. Hiçbir altyapı çalışması yapılmadan o kadar hazırlıksız yakalandı ki belediyemiz ve bunun cezasını da sokaktaki can dostlarımız ödüyorlar. Mevcut barınağın kalabalık olması nedeniyle hayvanlar peyderpey bu yeni alana taşınıyorlar. Söz konusu alana götürülen hayvan sayısının da 450’yi geçtiğini tahmin ediyoruz. Yeni kalıcı yaşam alanının yaklaşık 200 dönümlük bir arazi üzerinde oluşturulması planlanmış durumda. Oysa hayvanların tek bir alanda tutulması yerine yaş, sağlık durumu ve davranış özelliklerine göre ayrılmaları gerekmektedir. Hepsi bir araya atılırsa birbirlerini parçalayabilir. Yaşlı, yavru, sakin, saldırgan veya bakıma muhtaç hayvanlar için ayrı bölümlerin oluşturulması şarttır. Mevcut projede ise hayvanların kategorilere ayrılmadan aynı alanlarda tutulmasından endişe duyuyoruz. 200 dönümlük bir yerde o hayvanları kategorize etmezseniz takip etmesi mümkün olmuyor. Hepsi birbirini parçalayacak. Güçlü olan yemek yiyecek, güçsüz olan yemeyecek” diye konuştu.
“5000 KÖPEĞİN İÇİNDE VETERİNERLER TEDAVİ YAPAMAZ”
Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları son görüşmede önerilerini yeniden aktardıklarını söyleyen Ekmekçiler, “Yaşam alanında 60-70 ya da 100 köpeklik bölümlerin oluşturulması gerekmektedir. Bu, ‘barınak mantığı’ olarak değerlendiriliyor. Ancak büyük gruplar halinde hayvanların bir arada tutulmasının hem hayvanlar hem de çalışanlar açısından risk oluşturmaktadır. Orada çalışan insanlar 5000 tane, 10 bin tane köpeğin içine girip besleme yapamaz, bakım yapamaz. Veteriner girip orada tedavi yapamaz. Mümkün değil. Böyle bir sistemde hasta veya yaralı hayvanların dahi tespit edilmesi oldukça zorlaşacaktır.
DERNEKLERDEN, ‘TOPLAMALARI DURDURUN’ ÇAĞRISI
Diyarbakır Ekoloji Derneği, Hayvanların Dostluğu Derneği ve Diyarbakır Hayvanları Koruma Derneği ile birlikte mücadele yürüttüklerini belirten Ekmekçiler, kalıcı yaşam alanı tamamlanıncaya kadar sokak hayvanlarının toplatılmaması çağrısında bulundu. Ekmekçiler, “Saldırgan, yaralı veya acil müdahaleye ihtiyaç duyan hayvanların alınmasına karşı değiliz. Kent sakinleriyle yıllardır birlikte yaşayan yaşlı ve sakin hayvanların ise yaşam alanı hazır hale gelene kadar sokaklardan toplanmamasını istiyoruz. Şu ana kadar beklenmişken, orası bitirilene kadar bekleyin. Zaten o hayvanlar sokağımızın hayvanları. Saldırgan ve yaralı olanı alın, buna diyeceğimiz bir şey yok. Ama yaşlı, bizimle birlikte yaşayan ve beslediğimiz hayvanları biraz bekleyin” diye konuştu.







